10 Mart 2017 Cuma

MAGİ, DON'T KNOCK TWICE, BABY BLUES, VERTIGE, A DEMON WITHIN, SECONDS APART

MAGİ( 2016)


Yine bir belgesel tadında Magi'nin gelmişini geçmişini, yedi sülalesini bize anlattın Hasan abi. Filmin sonlarına doğru, "bir belgeselin daha sonuna geldik, hepinize iyi geceler dileriz," diyeydin hiç fena olmayacaktı. Daha önce izlediğim inli cinli filmlere bakarak yine bu tarz bir açıklamayı bir kaç cinli film için daha yaptığımı hatırlıyorum. N'ooooluyo yaa, şşşşt ustaa siz bize belgesel mi izletiyorsunuz? Her neyse en azından "Magi" diye telafuz ettiğim kelimenin "Maci" diyerekten okunduğunu öğrenmem yanıma kar kaldı.  


Bir türlü izleyemediğim Magi'yi nihayet iş yerinde bir gözüm işte, diğeri telefonda oynaşta şeklinde izleyebilme şansına erdim. Gerçi çok bir yer de yanmadı ama hayatımdan bir film daha geldi geçti diyebilirim. Hasan Karacadağ'a tavsiyem bundan sonraki filmini bence bir canlandırma belgesel şeklinde yapmalı. Hem daha doğal, hem de korkutucu olabilir. Kısacası ben film izlemek izliyorum;belgesel değil.

Meeeeşhur Magimizde neler yok ki; inler cinler bir yana dursun, tarihin karanlık sayfaları arasında tiiiaaaa Nazilere, Hitler'e kadar yol uzanıyor. Amerikan kız kardeşini görmeye gelen ablamız, hava limanı dönüşü kardeşi ile taksinin içinde şamata yaparken, başına da nelerin gelebileceğinin farkında değildir.

İki kız eve geldiklerinde tuhaf ve ürkütücü kabuslar birbirini kovalar ve Türkiye'de yaşayan kızımız bir gece hamile bir vaziyette evinde ablası tarafından ölü bulunur. İstanbul'a geldiğine pişman olan abla, kız kardeşinin cinayetinin ardındaki sırrı öğrenmeden Türkiye'den gitmeyecektir. 


Yönetmen:Hasan Karacadağ
Senaryo:Hasan Karacadağ
Ülke:Türkiye Türkiye
Tür: Korku
IMDb:6.4














 DON'T KNOCK TWICE (2016)

Genelde arkadaşlarıma falan tavsiye ederken, bu korku filmi kıtlığında hiç de fena değil, diye tavsiye ediyordum bu filmi. Ama gerçekten de öyle. Ortalıklarda iyi bir korku-gerilim bulmak neredeyse beni mutluluktan havaya uçuracak hale getirdi diyebilirim. Bu durumda vasat çalışmalar bile umut verici. Ama genel anlamda bakacak olursak, korku filmi piyasası gerçekten giderek kötüye gidiyor gibi.

Gelelim Dont Knock Twice filmine. Bazı korkutan sahnelerin çok iyi, bazılarının ise sanki otomatik yönetmen devreye girmişcesine berbat. İzlenebilir bir film olduğunu hemen belirtmeliyim. Asla o kapıyı açma, asla o odaya girme, asla tuvalete girip sıçma temalı filmlerden biriyle daha karşı karşıyayız. Bu sefer de asla o kapıyı çalma diyoruz.

Chloe, erkek arkadaşı ile gözlerden uzak bir yerde ayak üstü yalaşırlarken, erkek arkadaşının aklına gelen bir şehir efsanesi neticesinde önlerinde durdukları bir evin kapısını çalarlar. Efsaneye göre çalınmaması gereken bu kapı çalındığında lanet uyanacak ve kapıyı çalan kişiler ölene kadar iblisin esiri olacaklardır. Götü kaşınan çocuk gider kapıyı tokmaklar. Ulan dur işte durduğun yerde, illa başına iş açacan. Bir süre sonra ortalıktan kaybolan talihsiz genç adam, Chloe'nin de annesinin yanına gitmesine neden olur.

Daha önce annesi ile yaşamak istemeyen Chloe, göt korkusundan anasının yanına sığınır ama onu takip eden iblis çok geçmeden hem anneyi hem de Chloe'nin yakasına yapışacaktır. Bir süre sonra polisin de devreye girmesiyle birlikte bazı gizemli olayların da ortaya çıkması an meselesidir.




Yönetmen:Caradog W. James
Senaryo:Mark Huckerby, Nick Ostler
Tür: Korku
IMDb:5.2
Dil:İngilizce
Müzik:James Edward Barker, Steve Moore



BABY BLUES/ BEBEK MAVİSİ (2008)


Günümüz korku filmlerine bakacak olursak, korku filmlerinden daha fazlasını bekler olduk çıktık. Ama bir de klasikçiler vardır. Öööle 50'li, 60'lı filmlerden bahsetmiyorum tabii; konu olarak klasik. Kimisi hayaletli ev filmlerinden, kimisi seri katilli filmlerden, kimisi de şeytan çıkartmalı filmlere sabitlenir kalır. Ben de seri katilli ve gençlerin oynadığı filmlere takıkımdır mesela. Bebek Mavisi filmi de klasik cinnet geçirme vakası şeklinde başlayıp, önüne kim çıkarsa biçip, akabinden de döven insan hikayesi sınıfında.

Bu kez gözlerden uzak bir çiftlikteyiz. Seksi kamyoncu babamız, annemizle eskisi kadar ilgilenmemektedir. 4-5 tane çocuk doğurduktan sonra hayata küsen annemiz ise çıldırmanın eşiğinde hem çocuklarla uğraşmakta, hem çiftlik evi ile ilgilenmekte, hem de güzellik salonlarından çıkmıyordur ki o kadar yoğun işe güce ve 4-5 tane çocuğa rağmen hala güzel kalabilmektedir. Gerçek olduğu iddia edilen film şu şekilde ilerlemektedir.

Kamyoncu baba, acil iş gereği yakın bir mesafeye gitmiştir. Kendisi çok yoğun çalışmaktadır. Bu esnada tümyükü üstlenen annemiz ise yavaştan yavaştan hayaller görmeye, çocuklarına inceden kötü davranmaya falan başlar. İlerleyen dakikalarda ise amı götü dağıtan kadıncağız eline bıçağı aldımı masum çocukları kovalayarak geceyi geçirecektir. Çocukları ise kabus gibi bir gece beklemektedir.




Yönetmen:Lars Jacobson, Amardeep Kaleka
Senaryo:Lars Jacobson
Ülke:ABD ABD
Tür: Dram, Korku, Gerilim
IMDb5.3

Müzik:Michael Filimowicz











VERTIGE/ GERİLİM HATTI (2009)

2009 yılında karşıma çıkmış olup, kendilerini bir türlü tenezül edip de izlemediğim Vertige, son dönemlerde filmsiz kalmamdan dolayı izleme listeme düşenler arasında yer aldı. Bir grup çatlak gencin macera uğruna yaşadıkları denyoca hikaye anlatılıyor. 

Film, Fransa yapımı. Şimdi sizlere, dağcılık, tırmanış, dağın ortasında kurta kuşa yem olma diyecem, siz de Dikey Limit filmi gibi mi acaba lan, diye bana soracaksınız. Haaayır efenim Dikey Limit'in yanından bile geçemez, ama andırabilir. Film de tırmanış gereği bir çok heyecan verici ve gerilimli sahne mevcutken, bir süre sonra filmin gidişatı doğa ile mücadeleden birden sapık bir herifle mücadeleye dönüşüveriyor. Bu noktadan sonra gençlerimiz ne yapacakları konusunda şaşkın dağ keçisi gibi, lafın tam anlamıyla göt gibi ortalıklarda kalıyorlar.

Bi grup genç, eğlenceli olduğunu düşündükleri bir tırmanış i,çin yola koyulurlar ve tırmana alanına gelirler. Grup içinde eski sevgilinin sevgilisi gibi olaylardan dolayı kıskançlıklar da yaşanırken, herkes eğlenceye hazırdır ve zorlu tırmanış başlar. Tırmanış esnasında, doğanın, gençlerin başına açtığı zorlukların yanı sıra, gençleri bekleyen farklı bir sürpriz daha olacaktır.



Yönetmen:Abel Ferry
Senaryo:Johanne Bernard, Louis-Paul Desanges
Ülke:Fransa Fransa
Tür: Macera, Korku
IMDb:5.6
Dil:Fransızca


A DEMON WITHIN (2016)

Imdb puanına bakıp bir waaaaw demiştim ama yine Imdb puanlarını göz önünde bulundurmamak gerektiği bana kapak oldu. Hayatımda böyle sıçmık bir şeytan çıkartma filmi görmedim. Klişe denebilecek ne varsa bir yere toplamışlar. Çok fazla numarası olmayan film de herşey ortalamanın altında. Şeytan çıkartma filmlerini seven kişileri çok fazla etkilemeyeceğini düşünsem de keyif sizin. Ben filmi beğenemedim.

Bir ana-kız ve yine bir yeni taşınılan ev ve akabinden tuhaf olayların hortlaması şeklinde devam eden filmimizde, yalnız yaşayan ana-kızımız kasabaya adapte olma sürecindeyken, genç kızın bir çocuğa bakması ile birlikte tuhaf olayların da başlangıcı olur.

Charlotte, psikopata bağlamış bir vaziyette evin içinde dolaşadururken, anası Julia ise kasabanın yakışıklı dokturuna verme derdindedir. Doktor ve Julia bir gece birlikteyken, Charlotte'nin tuhaflaştığını konuşurlar ve laf döner dolaşır, doktorumuzun geçmişine gelir.

Bu arada evde iyicene manyaklamış olan kızımız Charlotte, adet olduğu üzere Latince konuşup, şeytan ile dil pratiği yapmaktadır. Bir süre sonra içine giren şeytanla samimiyeti arttıran Charlotte, hem kendisi hem de çevresindeki kişiler için tehlikeli boyutlara gelecektir. Tabii tam bu esnada, doktorumuz ve kasabanın pederine de iş düşecek gibi görünmektedir. Gerçek bir hayattan alıntı olduğu belirtilen filmi ki yerseniz izlemek isterseniz şeytanınız bol olsun diyor, iyi seyirler diliyorum.



Yönetmen:Ayush Banker, Justin LaReau
Senaryo:Ayush Banker, Michelle Beyda-Scott, Helene Gonze
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku

IMDb:6,2


SECONDS APART  (2011)

Değişik bir filmdi ama sanki biraz daha mı iyi anlatılmalıydı bilemedim. Öncelikle filmi dublajlı izlediğim için kendimden nefret ettim. İş yerinde filmi izlediğim için dublaj tercih etmek zorundayım. Bir gözüm işte diğeri alt yazıda olmuyor ne yazık ki. Biraz kafa ütüleyici, biraz havada kalan, epeyce izleyiciye sorulan sorduran bir film diyebilirim. Beni korkutan bir tarafı olmadı ama filmi anlattıktan sonra bakalım sizin ilginizi çekebilecek mi?

İkiz erkek kardeşlerimiz var filmde ve bunların doğuştan gelen tuhaf bir güçleri var; telekinezi. Yani eşyaları hareket ettirme yada insanların düşüncelerine girip onlara istediklerini yaptırabiliyorlar ama bu filmde izleyeceğimiz şey, ikizlerin genelde insanların düşüncelerine hükmetmesi oluyor.

Gençlerin katıldığı bir partide başlayan film, bu partide bazı gençlerin intihar etmesi sonucu işin içine karışan dedektifin ve ikizlerin yollarının kesişmesi ile işler oldukça karmaşık bir hal almaya başlar. Cinayet konusunda tüm oklar ikizleri gösterirken, dedektifimizin de geçmişi ile ilgili bazı şeylerin tekrar uyanması ve ikizler etrafında dönmesi bir tesadüf müdür? Film benim bile kafamı karıştırmış olmalı ki yazıma bile yansıdı. Siz bir bok anlayabildiniz mi? Aman hadi ben kaçtım!



Yönetmen:Antonio Negret
Senaryo:George Richards
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku, Gerilim

IMDb:5,7

1 yorum:




  1. dünya'nın en iyi, korku filmi önerileri ni öğrenebileceiğiniz ve Korku İçinde korku hikayelerini okuyabileceğiniz muhteşem bir site.

    YanıtlaSil