16 Ekim 2016 Pazar

THE HOUSE ON PINE STREET, THE SCAREHOUSE, INFERNO/ CEHENNEM, BERZAH: CİN ÂLEMİ

THE HOUSE ON PINE STREET (2015)

Nefret ve hayata tekrar başlamak üzerine yapılmış, sonunda izleyiciyi iki arada bir derede bırakan ama bir The Babadook’da olamayan bir hayaletli ev filmi diyebilirim. Neden The Babadook olamayan dedim? Filmin sonunu anlayamayan bir çok kişi aslında filmi çok yüzeysel izleyip vermek istediği mesaja dikkat etmemişlerdi. Bu film de benzeri bi numarayla ilerliyor.

Film tipik bir hayaletli ev filmi gibi görünüyor ve başrol kızımızın sürekli havaya uçup, duvardan duvara vurarak götü başı dağıtma sahneleri ile dolu. Bir de bolca gıcırdayarak kendi kendine açılıp kapanan kapıları görüyoruz. Bilhassa kapılar. İlle de kapılar. Hatta dikkat edecek olursanız pek çok sahnede kamera kapılara odaklanıyor ve bize uzunca kapı izlettiriyor. Burada kapıların anlamını yeniden başlanan yeni hayatlara yormak mümkün. Ve hayatında da sürekli yeni bir başlangıç isteyen, anasıyla, kocasıyla ve hatta yaşadığı yerden bile nefret eden bir kadın portresi var önümüzde. Haliyle bunlardan dolayı psikolojisi bozulmuş ve durmadan hayaletler gören bir kadın portresi de hemen peşinden geliveriyor. Filmi ne çok sevdim, nede bayıldım.


7 aylık hamile olan genç kadın, biraz da kocasının isteği üzerine tekrar doğup büyüdüğü yere geri gelir. Kocası burada bir hayat kurmak istese de genç kadın bunu pek istemez. Eve durmadan gelen ve uyuz olduğu annesi de cabasıdır. Bir an önce bu yerdn kurtulmaya bakarken bir de üstüne evdeki hayaletler kadına musallat olur. Evin hayaletli olduğundan emin olan genç anne adayı için durum iyicene zorlaşacaktır.

Yönetmen:Aaron Keeling, Austin Keeling
Senaryo:Natalie Jones, Aaron Keeling, Austin Keeling
Tür: Dram, Korku
IMDb:5.3
Dil:İngilizce
Müzik:Nathan Matthew David, Jeremy Lamb




THE SCAREHOUSE (2014)

Online film sitelerinden birinde film hakkında güzel yorumlar okuyunca hadi izleyeyim dedim şu filmi. Çok süper bulamasam da eh işte diyebileceğim türden. İşkenceli, kesmeli, doğramalı filmlerden hoşlananlar filmi sevebilir ama konu olareak belki tatmin etmeyebilir. Ben de eskiden bu işkence içerikli filmleri daha rahat izleyebilirken artık zorlanarak izlendiğimi anladım. Yaşlandıkça böyle oluyor demekki. Korku filmi prostatı gibi bir şey olmalı bu.

Bir grup çatlak karı, geçmişte yaşadıkları bazı olaylardan dolayı arkadaş grubu içinde gizliden gizliye çekişmeye başlarlar. Yok, senin neden memen büyük, yok sen en büyük sikli yakışıklıyı kaptın, yok sen daha güzelsin, ay yok ben daha dar amcıklıyım gibi Banu Alkan- Ahu Tuğba kavgasına döner olaylar. Fakaaaat içlerinden iki tanesi vardır ki eyvahlar olsun.

Bu iki çatlak karı bir korku evinde çalışmaktadır ve geçmişe dair yaşadıkları bazı kötü olaylardan dolayı en uyuz oldukları birkaç arkadaşlarını, korku evinde parti var hesaaabı bu eve çağırırlar ve avlanan gençler bu iki kaçık karı tarafından işkenceye uğrarlar. Herkese iyi seyirler şekerim.


Yönetmen:Gavin Michael Booth
Senaryo:Gavin Michael Booth, Sarah Hansen
Tür: Suç, Korku, Gerilim
IMDb: 4.6
Vizyon Tarihi:05 Ekim 2014
Dil:İngilizce
Müzik:Adrian Ellis




INFERNO/ CEHENNEM (2016)

Gelelim bu hafta en çok beğendiğim filme; Inferno. Bir korku filmi değil beki ama gizem, gerilim ve aksiyonu dolu dolu yaşatan bir film olarak karşıma çıktı Cehennem. Şimdi, Tom Hanks’in oyunculuğu geyiğinden daha çok, caaanım şehrimi bombok göstermeleri. Sanki sanırsın bir Arap şehri. Hoş, bu gidişle Arap şehirlerine de dönmeye başladık o da ayrı bir konu. İstanbul’un belli bölgelerine geldiğinizde Arapça yazılı dükkânlardan öteye gidilmiyor. Bu hoşuma gidiyor mu, gitmiyor mu bilemiyorum ama Hollywood yapımı filmlerde İstanbul’u adam gibi gösterdikleri bir film yok.

Film bir kitap uyarlaması ve benim okumadığım kitaplar arasına girdiği için yine karşılaştırma yapamıcam. Ya şu sıralar ne kadar çok kitap uyarlaması film denk gelmeye başladı. Salona girerken gözlerim kapanmaya başlamıştı ki, film uyarlaması filmler biraz mıymıntı olduğunu düşünüp uyurum falan dedim ama filmin daha ilk dakikalarında kendimi filmin içinde buldum. Film boyunca da filmi soluksuz izledim.

Robert’in gözlerini bir hastane odasında, hafızası neredeyse silinmiş bir vaziyette kendisini bulmasıyla film başlıyor ve silahlı bir saldırıdan kendisini kurtaran doktoru ile sıkı bir maceraya girişiyorlar. Çatlak bir katil ürettiği virüsü tüm dünyaya yayarak, dünyayı bir cehenneme çevirmeyi planlıyor ve bu virüs dolu torbanın nerede olduğunu çözebilmek için Robert ve doktorunun atmadığı takla kalmıyor. Filmi izleyecek olanlara filmi tavsiye ederim. Hemen sinemaya koşun ve yapışın koltuğunuza.


Yönetmen:Ron Howard
Senaryo:Dan Brown, David Koepp
Ülke:ABD ABD, Japonya Japonya, Türkiye Türkiye, Macaristan Macaristan
Tür: Aksiyon, Suç, Dram, Gizem, Gerilim
IMDb: 6.6
Vizyon Tarihi:14 Ekim 2016
Dil:İngilizce
Müzik:Hans Zimmer
Çekim Yeri:Florence, Tuscany, Italy


BERZAH: CİN ÂLEMİ

Nilüfer Aydan’ı bir tek tanıyabildim. Diğer oyuncuları pek tanımıyorum. Tanınmışa göre değil, iyi oyunculuğa göre değerlendirme yaparım. Filmin oyunculukları hiç fena sayılmaz.

Filme girmeden önce avm’nin alt katına inip atm işimi hallemeye çalışırken, beni instagram hesabımdan takip eden güvenlik görevlisi bir korkukolik arkadaşımla selamlaştık. “Abi, Cehennem filmi ile ilgili yorumlarını bekliyorum,” dedi bana. Inferno/Cehennem ile ilgili taze bilgiyi hemen kendisine verdim. “Abi, Berzah filmine gitme. Ben sinema görevlisi arkadaşla konuştum, hiçbir halta benzemiyormuş,” deyince, ben de olsun yine bir ümit, belki bizi şaşırtır, deyiverdim.

Ve film beni şaşırtmayı başardı. Ha süper mi, değil ama beklentimin bir tık üstünde. En azından sıkılmadan izledim. Cin makyajları oldukça başarılıydı ve beni korkutmayı başardı. Ha bu arada, hayaletli yâda cinli filmlerde aradığım en büyük özelliklerden biri olan ürkütücü ev ambiyansıdır ve bu filmde bu ortamı da gayet güzel verebilmişlerdi. Efektler anlamında çok kötü bulduğum filmi tavsiye ederim. Beklentinizi çok büyük tutmadan izleyebilirsiniz.

Ülke:Türkiye Türkiye
Tür: Korku
Vizyon Tarihi:14 Ekim 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder