2 Ekim 2016 Pazar

31, THE GIRL WITH ALL THE GIFTS / TÜM SIRLARIN SAHİBİ KIZ , DEEPWATER HORİZON/ BÜYÜK FELAKET

31 (2016)

Aslında kısaca boktan bir Rob Zombie filmi deyip siktir edip başımdan atmam lazımdı ama hadi niiiiise filmi anlatayım. Belki merak edenler vardır.

Adet yerini bulsun hesaaabı yine karısını başrolde oynatan yönetmenimiz, bu kez 3. Sınıf bir korku filmi ile geri dönüyor karşımıza. Bol kanlı, bol işkenceli ve bolca “sikik” kelimesini duyacağınız bu sikik film bana göre zaman kaybından başka bir şey değildi. 70’li yıllarda geçmesinin dışında bana pek heyecan veremeyen filmi izlerken, ruh haliminde pekiyi olmamasının filmi beğenmememde etkisi büyük olabilir.


Bir grup kaçık insan, kafa nereye biz oraya deyip, bir karavanın içinde seks yaparak, uyuşturucu kullanarak ve birbirlerine bolca küfür ederek yollarına devam etmektedirler. Bir partiye giden kaçık gruba, gecenin bir vakti ne bok olduğu belli olmayan anarşikler saldırınca kaçırılırlar ve hiç bilmedikleri bir yerde o lanet olası kıçlarının dertte olduğunu anlarlar. Nerede olduklarını çözmeye kalmadan bir ölüm oyununun içinde olduklarını anlarlar ve peşlerine takılan bok bir psikopatın da saçacağı dehşet korkutucudur.

Yönetmen:Rob Zombie
Senaryo:Rob Zombie
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku, Gerilim
IMDb:5.3
Dil:İngilizce
Müzik:John 5






THE GIRL WITH ALL THE GIFTS / TÜM SIRLARIN SAHİBİ KIZ (2016)

Mıy mıy mıy yürüyen, sağa sola boş boş bakınan zombik filmlerinden hep nefret etmişimdir ama artık günümüz sinema teknolojisinin de devreye girmesiyle oldukça hızlı ve ürkütücü makyajlara sahip zombiler benim de ilgimi çekmeye başladı, ama yine de favorilerim arasında değiller.

Vizyona yeni girenler arasında yer alan Tüm Sırların Sahibi Kız filmini izleyip eve geldikten sonra, film hakkında yaptığım kısa araştırma sonucu filmin aslında bir kitap uyarlaması olduğunu keşfettim. Filmin, klişe zombi filmlerini seven kişilere alternatif bir film olacağını düşünüyorum. Film başladıktan kısa bir süre sonra benim de aklımda sorular oluşmaya başladı. Bana soru sorduran ve düşündüren korku filmlerini her zaman sevmişimdir. Yok ööööle ayakları uzatıp ta eğlenceli filmler izlemek, arada kafa patlatmak da lazım, arada filmin sizi yorması da lazım.

Çok fazla beklemeden turuncu kıyafetli ve herkesin korktuğu çocukların dramı ortaya çıkıverdi aslında. Bir grup küçük çocuğun tek kişilik hücrelerde tutularak öze eğitim alması, özel besinlerle beslenilmesi, neden bu denli üstlerine düşülmesi filmin 15 dakikasından sonra falan ortaya çıkıyor.

Biraz erkek siyam balığı özelliği taşıyan filmi ben sevdim. Neden erkek siyam balığı özelliği verdiğimi de şu şekilde açıklayayım. Erkek siyamlar, dişisi yumurtlayınca yumurtaları ağızlarına alır ve tek tek hepsini hava kabarcıklarına koyarlar. Bir hafta sonra yavrular bu kabacıklardan çıkar ve bir süre daha bu kabacıkların içinde baba tarafından beslenirler. Yavrulardan biri bu kabarcıktan çıkarsa, erkek siyam balığı bu yavruyu ağzına alır ve tekrar kabarcığın içine koyar. Eğer bütün yavrular aynı anda kabarcıklardan çıkarsa, baba başa çıkamaz ve hepsini yiyerek çözüm üretir.

Filmin sonunda da, dünya başa çıkılamayacak bir felaket içindeyse o halde bütün dünyayı o felaketin bir bir parçası haline getirebilme mesajı var. Filmi izlediğinizde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Çok fazla ipucu vermeden anlatmalıyım. Eğer biraz daha devam edersem filmin büyüsü bozulabilir.
Birkaç sahnesinde heyecanlı anlar da yaşadığım filmin gidişatı genel anlamda biraz yavaş. Tanıdık ve oldukça başarılı oyuncuların yer aldığı filmi tavsiye ediyorum. Farklı korku filmleri ve zombi filmleri izlemek isteyenler için belki bir başlangıç olur. Herkese keyifli seyirler.

Yönetmen:Colm McCarthy
Senaryo:Mike Carey
Ülke:İngiltere İngiltere, ABD ABD
Tür: Dram, Korku, Gerilim
IMDb: 7.3
Vizyon Tarihi:30 Eylül 2016 (Türkiye)
Dil:İngilizce
Müzik:Cristobal Tapia de Veer
Çekim Yeri:Birmingham, England, UK


DEEPWATER HORİZON/ BÜYÜK FELAKET (2016)

Bir felaket filmi ile karşı karşıyayız kankiler. Denizin ortasındaki bir grup petrol sondaj kulesi işçisinin başına gelen felaketin filme uyarlaması olan film, anlayacağınız üzere gerçek hayattan alınma bir hikâyeye dayanıyor ve filmdeki felaketi görünce, orada olsam ne yapardım düşüncesine kapılıyorsunuz. Yâda ben kapılıyorum.
Bol patlamalı, bol alevli bir film falan derken, filmin sonlarına doğru da mendillerinizi hazır edin ki hüngür hüngür ağladığınızda gözyaşlarınızı siliverin. Yâda ben çok duygulandım. Zaten ota boka ağlayan ben, final sahnede de dayanamadım. Gözlerim kızarık vaziyette salondan ayrıldım. Ağladığım için değil, maymun götü gibi kendimi sıktığım için. Sanki bok var; gülmek normal de, ağlamak anormalmiş gibi. Her neyse…

Filmde dikkatimi çeken şeylerin başında John Malkovich amcanın oldukça doğal oyunculuğuydu. Yılların birikimi diyelim biz buna. Kaka adamı canlandıran Malkovich’i en son hangi filmde izledim onu bile hatırlayamıyorum. Filmin ilk yarısında bol patlamalı ve alevli, heyecan dolu sahneler, ikinci yarıda da devam ediyor, final sahneye doğru duygusallaşarak, gerçek karakterlerin gösterildiği belgesel tadındaki sahnelerle son buluyor.

Deepwater horizan isimli petrol sondaj kulesi denizin iç kısımlarındadır ve yanında duran bir teknik ekip gemisinden bazı olaylar idare edilmektedir. Büyük bir benzin şirketinin elemanları ise bu kuleye gelmişler, yaptıkları iş birliği durumu daha az maliyetle kapatabilmek için uyduruk bir inşaata girişmiş ve olayı bitirmişlerdir. Fakat bazı işler ters gider ve basınç ve çamur ve gazın etkisiyle bir felakete doğru habersizce gitmektedirler. Filmi tavsiye ederim, herkese keyifli seyirler.


 Yönetmen:Peter Berg
Senaryo:Matthew Michael Carnahan, Matthew Sand
Ülke:ABD ABD
Tür: Aksiyon, Dram, Gerilim
IMDb: 7.7
Vizyon Tarihi:30 Eylül 2016 (Türkiye)
Müzik:Steve Jablonsky


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder