14 Ağustos 2016 Pazar

THE PURGE :ELECTION YAR, GREEN ROOM, THE SHALLOWS, BEFORE I WAKE, SCARE CAMPAIGN

THE PURGE :ELECTION YAR (2016)

İzmir dönüşü kucağına atladığım korku-gerilim filmlerinin yazılarını yazana kadar epeyce vakit geçti. Aslına bakarsan ne film izlemek, nede film yazısı yazıp, You Tube videpsu çekmek bile içimden gelmedi. İzmir vesilesiyle bir şeyi fark ettim aslında; her şeyin fazlası zarar.

Korku filmlerini çok sevip, çokça yazılarını yazmak güzel aslında ama bir şeyin de bokunu çıkartınca o şeyden biraz soğumaya başlıyor, yeni arayışlar içine giriyorsun aslında. Kendimi, özlediğim dramatik filmlere verdiğimi de anlamış oldum. Ha aralarda korku filmleri izlemedim değil tabii. Seninle paylaşacağım filmler var aslında. Bunlardan biri de; The Purge Election Year.

İlk filmin konusu beni oldukça etkilemişti ve devam filmlerinin de aynı şekilde olması ve ikinci filmin ilginçliğinin artması beni daha çok etkilemişti. İlk filmde daha çok bir ev ortamında olaylar gelişirken, ikinci filmde insanların sokakları tercih etmesi ve izleyiciyi de sokak köşelerinin gerginliğini yaşaması oldukça güzeldi.

Filmin konusunu düşündüğüm zaman, filmi izlememe gerek kalmıyor zaten; konusu kol tüylerimi değil, kıçımın kıllarının bile dikilmesini sağlıyor. Bülent Ersoy’un Senede Bir Gün şarkısı eşliğinde film başlar ve senede bir gün insanların birbirlerini düdüklediği bir gece ortaya çıkar; yani insanlar hiçbir yasal bir olaya takılmadan birbirlerini rahatlıkla öldürebiliyorlar. Aslına bakarsanız bu olayın tuhaf bir yüzünü yaşamıyor muyuz sanki gerçek hayatta? Ölmek üzere olan bir insana yardım etmesi gerekirken elindeki cep telefonuyla can çekişen insanın videosunu çekmek de hemen hemen aynı şeye denk geliyor.

The Purge, her bölümde kendisini biraz daha aşan bir film haline geliyor, birkaç konu daha ilginç olayı senaryoya katıyor. Son seride ise biraz daha politik bir yapıya sahip, ama bir o kadar da dramatik politik filmlerindeki ciddiyetten uzak bir film bizi beklerken, cinayet turizmi fikri de oldukça ilginç ve yine kıç tüylerini havaya dikici türden bir şey.


Bu kez karşımıza çıkan film karakterlerinden bir kaçı, izleyicide intikam dürtüsünü uyandırmaya yetecek başarıda. Hangi karakteri kastettiğimi filmi izleyince anlayacaksınız aslında. Filmin son serisini heyecandan uzak bulan instagram takipçilerim de olsa, ben filmin heyecanından bir şey kaybettiğini düşünmüyor, hatta çokta bonus bir heyecan olduğunu düşünmüyorum. Filmi izleyecek olanlara şimdiden keyifli seyirler. Yatmadan önce kapınızı bacanızı sıkıca kitlemeyi unutmayın; zira her an arınma gecesi borusu ötebilir.


IMDb: 6.2

Vizyon Tarihi: 01 Temmuz 2016
Yapımı : 2016 - ABD
Tür : Aksiyon ,  Gerilim ,  Korku
Süre: 105 Dak.
Yönetmen : James DeMonaco
Oyuncular : Elizabeth Mitchell ,  Frank Grillo ,  Mykelti Williamson ,  Edwin Hodge ,  Ethan Phillips
Senaryo : James DeMonaco
Yapımcı : Michael Bay ,  Andrew Form
Diğer Adı : The Purge 3


GREEN ROOM (2015)

Şimdi efenim; yüksek puanına aldanıp izlediğinizde, ne bir başyapıt, ne de sizi korkudan tirtir titretip öldürecek bir film ile karşılaşmayacaksınız. Piyasa tarzı sevenler için festival tarzı filmlerden öteye gitmeyecek dandik film olurken, 2016 Bağımsız Filmler Festivali meraklıları için de hayal kırıklığı yaşatacak bir film diyebilirim.

Filmi izlerken ilgimi çeken şeylerin başında gelen birkaç nokta olmadı değil; onlar da çok büyütecek şeyler değildi. Film boyunca haki rengin hâkim olduğu sahnelerle karşılaşıyoruz, ikinci olarak da silahla vurulma sahnelerinin gerçekçiliği oldukça iyidi. Hatırladığım kadarıyla müziklerini de sevdim.

Bir grup punk rock grubu seyahat ederlerken konsere çıkacakları izbe bir yerde araçları bozulur ve bir barda hem sahneye çıkmaya karar verirler. Bu esnada tanık oldukları bir cinayetten dolayı bu barda bir grup Neo Nazi tarafından rehin alınırlar. Mekândan kurtulmaya çalışan gençler için zorlu bir mücadele başlar.

IMDb:7.2

Yapımı : 2015 - ABD
Tür : Gerilim ,  Korku
Süre: 94 Dak.
Yönetmen : Jeremy Saulnier
Oyuncular : Imogen Poots ,  Anton Yelchin ,  Patrick Stewart ,  Alia Shawkat ,  Mark Webber
Senaryo : Jeremy Saulnier
Yapımcı : Neil Kopp ,  Victor Moyers




THE SHALLOWS/ KARANLIK SULAR (2016)

Orijinal adına yakın “Sığ Sular” falan diyeydiniz bari şu filmin Türkiş adına. Karanlık Sular filmi deyince pek çok kişinin aklına gelen 2002 Japon yapımı film gelebilir. Hatta Hollywood yapımı da hemen arkasından gelmişti. Neyse, şimdi bizim keskin dişli Karanlık Sular filmine bir göz atalım. Film gösterime girmeden internet sitelerinde yerini alınca pek çok kişi filmi indirigandi yöntemiyle izlemişsinizdir diye düşünüyorum. İnternetten izlerseniz izleyin banane. Ama bu tarz filmlerden keyif alarak izlemek için mutlaka sinema salonu büyüsünü yaşamanız gerekiyor.

Film, bir Jaws’a alternatif mi, tabii ki değil. Ama günümüz teknolojisinden faydalanarak daha keskin dişli bir film yapmak mümkün. Bu filmde de oldukça gerçekçi bir köpek balığı Nancy kızımızın götünden ayrılmıyor. “Karının façasını almadan bırakmam abi” diyen köpek balığımız o korkunç heybetiyle külhanbeyi külhanbeyi sığ sularda dolaşıp dehşet saçmaya devam ediyor. Yani bu durum, İstanbul Akvaryum gibi akvaryumlarda, camekân ardından izlediğiniz ve “way amk dişlere bak laaa” diye göt attığınız gibi değil.

Filmin manzaralarına hayran kalacaksın diyebilirim. Filmin geçtiği mekânın adını unuttum. Nancy, tatil için geldiği harika bir koyda sörf yapmaya hazırlanırken, bir köpek balığı da Nancy’e koymaya hazırlanır. Kızcağız zor bela kendini attığı bir kaya parçasının üzerinde, kendi gibi yaralı bir martıyla baş başa kalır ve oldukça akıllı bir köpek balığı tarafından da tehdit altındadır. Nancy avuç içi kadar bu kayanın üzerinden acaba nasıl kurtulacaktır. Haaaadi herkese keyifli seyirler.


IMDb: 6.8

Vizyon Tarihi: 05 Ağustos 2016
Yapımı : 2016 - ABD
Tür : Dram ,  Gerilim ,  Korku
Süre: 86 Dak.
Yönetmen : Jaume Collet-Serra
Oyuncular : Blake Lively ,  Óscar Jaenada ,  Brett Cullen ,  Sedona Legge
Senaryo : Anthony Jaswinski
Yapımcı : Lynn Harris ,  Douglas C. Merrifield
Diğer Adı : In The Deep



BEFORE I WAKE/ KÂBUSTAN GELEN (2015)

Eh arada iyi filmler de izleyim ama di mi? Kâbustan Gelen şeklinde afişlerde ve sinema salonlarında yer alan film de sana keyifle anlatacağım filmlerden diyebilirim. Film, geçtiğimiz haftalarda sinemalarda yerini alırken, torrentede düşmesi neticesinde 10 kâğıdı cebimde bırakarak yine internetten izleme yoluna gidip, sinema ve Türk ekonomisini baltalayıcı davranışımı sergilemiş oldum. E napiiim ama; işsizlik bir taraftan, faturalar öte taraftan götüme girmişken, bir yandan da sinema bileti bu tecavüzü katmerlemez mi? Neyse gelelim filme…

Bir korku filmi olarak bilinçaltı konusunu işleyen bir film düşünecek olursak, hiç de fena değil diyebiliriz. Ööööle derin bir bilimkurgu karışımı beklemeyin tabii. Bilinçaltının alnatıldı daha etkili filmler olmadı değil. Aslında bu film için dram-korku desek yeri var. Filmde sadece konu edilen şey bilinçaltı değil, küçük bir çocuğun gözünden kansere olan bakışı ve bencilce davranan yetişkinler. Başarılı bir senaryo bana göre.

Evlatlık alınmış küçük bir çocuğun, bilinçaltına yerleşen şeylerin rüyasına girmesiyle birlikte, rüyalarını gerçeğe çevirerek, çevresindeki kişilerin hayallerini de gerçeğe çevirme durumu anlatılmış. Değişik bir konu öyle değil mi?

Fakat bu rüyalar gerçeğe dönüşüp, insanları mutlu ederken, aynı zamanda kâbusları da o kişileri mutsuz etmeye, hatta popoların üç buçuk atması için oldukça yeterli. Filmi ben beğendim, keyifle izledim, sizlere de tavsiye ederim. Herkese iyi seyirler.


IMDb: 6.2


Vizyon Tarihi: 05 Ağustos 2016
Yapımı : 2016 - ABD
Tür : Dram ,  Fantastik ,  Gerilim ,  Korku
Süre: 97 Dak.
Yönetmen : Mike Flanagan
Oyuncular : Kate Bosworth ,  Thomas Jane ,  Jacob Tremblay ,  Dash Mihok ,  Annabeth Gish
Senaryo : Mike Flanagan ,  Jeff Howard
Yapımcı : Trevor Macy ,  Sam Englebardt
Diğer Adı : Somnia


SCARE CAMPAIGN (2016)

Bu filmi size nasıl anlatsam bilemedim. Neresinden tutsam bir ipucu verebilirim gibi geliyor. “İki kelime ile anlat ve siktir et ve kurtul,” desede sol omuz meleğim, “sen iki cümleyle film anlatacak adam mısın ulan, kaliteni düşürme ve şu filmi adam gibi anlat,” diyen sağ omuz meleğim birbiriyle kavga ede dursunlar bende dilim döndüğünce filmi sizlere anlatmaya çalışayım o halde.

Hani birçok kez ters köşe yaparak izleyiciyi şaşırtıp, ağızlarımızı Damlataş Mağarası gibi açılmasına neden olan filmler vardır ya; hah işte bu film de bunlardan biri. Bu nedenle fazla derinlere giremiyorum. Filmde oyunculuklar berbat bir kere. Benim kıçımın kanatlarına iki göz ve ağız çizseniz kukla niyetine Oscarlık iş çıkartır; o derece. Bu arada Word programı beni durmadan uyarıyor argo kelime diye ama çaktırma. İnsanı durmadan şaşırtan bu filmi anlatmaya geçeyim artık.

Bir grup tv programcısı, 5 sezondur gerçekçi korku şakaları yapan bir program hazırlamaktadır ve 6. Sezona geçiş yapılabilmesi için, internet üzerinden yayın yapan ve şakalarını gerçekten öldürmeye varıncaya kadar taşıyan gizemli bir grubun başarısını alt etmeleri gerekmektedir. İnternetin sınırsızlığına ulaşabilmeleri için onlardan daha iyi olmaları gerekmektedir ve 5. Sezonun son bölümünün en iyi şekilde geçmesi için tüm hazırlıklara başlarlar.

Buldukları terkedilmiş eski bir hastanede şaka hazırlıklarına başlarlar ve şakazede de gelince tüm ekip hazır bir şekilde rolleri ne gerektiriyorsa yaparlar fakaaaaaat ani bir gelişme neticesinde işler biraz değişir. İzleyin, görün derim. Yeter buraya kadar anlattığım. Hadi ben kaçtım.

IMDb: 5.6

Yapımı : 2016 - Avustralya ,  Avustralya
Tür : Korku
Yönetmen : Cameron Cairnes ,  Colin Cairnes
Oyuncular : Steve Mouzakis ,  Olivia DeJonge ,  Sigrid Thornton ,  Meegan Warner ,  Ian Meadows
Senaryo : Cameron Cairnes ,  Colin Cairnes
Yapımcı : Julie Ryan








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder