12 Nisan 2016 Salı

THE BOY, RED, HAPPY BIRTHDAY TO ME, EL DESCONOCIDO

THE BOY/ LANETLİ ÇOCUK (2016)

Selam herkese. Bu hafta başlangıcı yapğacağım film, neresinden tutsanız elinizde patlayacak türden aciip bir film. Fragman sonrası, wooooww ahan da film işte budur demiştim ama yine boşa geçen bir buçuk saat sonrası götümün üstüne oturup, üstüne de bir bardan soğuk su içtiğim filmlerden biri oldu.
The Boy, görsel anlamda izleyiciyi tatmin edebilir ama birkaç kaç sahnenin dışında korkutmaktan da uzaklaşan, hadi ne zaman hoplayıp havaya uçacağız diyebileceğiniz bir film. Filmin başlangıcındaki eski ev görüntüsü bana “aman Allahım bu nasıl bir hayaletli evdir” dedirtmeye yetti. Zaten çok ta bir beklentiniz olmasa da olur.

Film başlayıp da, çocuk bakıcısı kızımız,  tenha bir köşedeki eve gelip şöyle bir eve baktığında bizim bile dudaklarımız uçuklamıştı. Kocaman, gotik bir yapıya sahip, birçok odası bulunan ve bu odaların her birinden iblislerin, hayaletlerin, vampirlerin ortalığa sıçrayabileceği oldukça ürkütücü bir ev.
Korku filmi izleyicisi için ürkütücü bir ev oldukça keyif verici olabilir ki bunu sevenlerden biri de benim. Çok abartılı ve süslü bir şato yerine Salem’s Lot filmindeki mahzenli evler bile benim için dehşet verici olabilir. Hatta bu evler hakkında bir de araştırma yazısı yazmalıyım diye hemen aklımdan geçirmedim değil. Yakında bu konuya uygun eğlenceli bir yazıyla karşınıza her an çıkabilirim.

Greta ablamız iş arayışı durumlarındayken bir İngiliz ailenin yanına çocuk bakıcısı olarak işe başlar. Geldiği ev perili köşkleri aratmazken, çocuğun anne ve babası da oldukça ilginçtir. Bir ayakları çukurda olan anne ve baba, Greta’yı çocukla tanıştırılar ve Greta o anda bir yaşına daha girer; çünkü bakacağı çocuk oyuncak bir bebektir. İstemeden bu durumda gülse de ailenin ciddi duruşu onu korkutur ve iş iştir para da para deyip oyuncak çocuğa bakmaya başlar.

Başta bu durumun saçma olduğunu fark eden Greta, bir süre sonra gördüğü korkunç kâbusların ardından oyuncak bebeğe biraz daha yaklaşır. Bir süre sonra bebekle samimi olan Greta’da kafayı yer ve çocuğa gerçek çocuk muamelesi yapıp yemeğini yedirir, üstünü giydirir, kısacası bir çocuğun ihtiyaç duyacağı her şeyi yapmaya başlar.  Aradan geçen birkaç gün süreden sonra oyuncak bebeğin aslında canlı olduğunu anlar ve evin içine sıkışan Greta’nın hayatı bombok bir hale gelir.


Filmi Annabelle ile benzer olduğunu sanan kişiler kesinlikle yanılıyorsunuz. Yatın kalkın Annabelle filmine dua edin. Belli bir noktadan sonra film abuklaşıp bir de üstüne subuklaşmaya yelteniyor ve berbat bir sonla bitiyor. İzleyin ve ebenizin örekesini görün.

IMDb: 6.1

Yapımı : 2016 - ABD
Tür : Gerilim
Yönetmen : William Brent Bell
Oyuncular : Lauren Cohan ,  Rupert Evans ,  Jim Norton ,  Diana Hardcastle
Senaryo : Stacey Menear
Yapımcı : Tom Rosenberg ,  Matt Berenson
Diğer Adı : The Inhabitant




RED (2008)

Bu filmin türüne her kim “gerilim” yazdıysa Freddy Krueger’in bıçakları arasında cehennemi boylasın emi! “Türü” kısmına bakıp “dram-gerilim” yazdığı için, ve konusu da cazip geldiği için sazan aksu gibi atladığım filmlerden biri. Ha film kötü mü, asla değil. Ama gerilim anlamında filmde hiçbir şey yok. Film tamamıyla dramatik bir film arkadaşlar.

Filmi izlediğim için pişman değilim. Hele hele bir hayvan sever olduğum için filmi daha da çok sevdim. Hayvanlara karşı eziyeti konu alan bir film olduğu için, bil hassa bu konuda mücadeleci bir tavrı da olduğu için ayrıca filmi çok sevdim. Madem filmi izledik anlatmazsak olmaz. Belki sizler de bir değişiklik yapıp filmi izlemek istersiniz.

Kimsesiz Avery amca. Evet, kendi halinde takılır, her gün dükkânını açar, boş vakitlerinde ise ölmüş karısının ona emanet ettiği, kendisi gibi yaşlı köpeği sevimli Red ile balığa gider. Köpeği ile kendi arasındaki sıkı bağ başka insanları bile imrendirecek gibidir.

Avery, bir gün yine köpeği Red ile balık avına gider ve oltasını suya atmış, balık beklemektedir. Red ise bacaklarının kenarına kıvrılmış sakince uyumaktadır. Yanlarına gelen üç kötü kalpli çocuk Avery’den önce para ister, aradıklarını bulamayınca da zalimce Red’i silahla zevkine öldürürler.
Çocuklardan ikisi kasabanın ileri gelen iş adamlarından birinin oğludur ve zenginlik bu çocukları zalim hale getirmiştir. Parayla her şeyi yapabileceğini sanan bu insanların karşında köpeğinin intikamını almaya çalışan Avery amca vardır ve işler hiç de düşündüğü gibi gitmez.

Filmin hikâyesi, anlatmak istediği ve Brian Cox’un oyunculuğu oldukça etkileyiciydi. Düşünmeden izlenebilinecek filmlerden biri olduğu için tavsiye ederim. Şimdiden iyi seyirler.


IMDb: 7.1

Yapımı : 2008 - ABD
Tür : Dram ,  Gerilim ,  Suç
Süre: 98 Dak.
Yönetmen : Lucky McKee,  Trygve Allister Diesen
Oyuncular : Robert Englund ,  Kyle Gallner ,  Shiloh Fernandez ,  Brian Cox ,  Tom Sizemore
Senaryo : Stephen Susco ,  Jack Ketchum
Yapımcı : Trygve Allister Diesen ,  Steve Blair
Diğer Adı : Suç



HAPPY BIRTHDAY TO ME / KANLI YAŞ GÜNÜ (1981)

Süresi biraz daha kısa tutulup, gereksiz lakırdılar da çıkartılsaydı bana göre daha heyecanlı ve keyifli bir film olurmuş düşüncesindeyim. Filmin 2016 versiyonunu çekersem dediğim gibi yapıcam. Öhöm öhöm.

Slasher türü filmleri çok severim, hele ki bir de eski bir yapımsa daha da çok severim. Bir gru gencin etrafında dönen dolaplar neticesinde ortaya çıkan bir seri katilin bütün gençleri sıradan geçirip düdüklemesi sonucu, elimde çekirdeğim ve çayımla ohhhh diyerekten de bir de keyif çatarım.

1 saat 50 dakika boyunca, kim olduğu belli olmayan, cinayetler konusunda oldukça yaratıcı katilimiz tarafından öldürülen gençlerin etrafında dönen Kanlı Yaş Günü filminde de durum pek farklı değil. Ya intikam için ortalıklarda fare gibi cirit atan bir katil olacak, ya da kıskalık yüzünden başkarakterin teyzesi karşımıza bir katil olarak çıkacak. Bakalım bu süreç içinde siz katilin kim olduğunu çözebilecek misiniz?

Virginia adında bebiş yüzlü genç kızımız, okul da ve okul dışında arkadaşlarıyla vakit geçirirken, çevresinde meydana gelen seri cinayetlerden dolayı geçmişine yolculuk yapmaya başlar. Virginia’nın psikolojik sorunları tekrar depreştiği için geçmişinde yaşadığı korkunç bir kazanın etkisiyle geçmişine takılıp kalan kız, hem psikolojik destek almakta, aynı zamanda da çevresinde yaşanan seri cinayetlere de bir taraftan dikkat etmek zorundadır. Kısacası Virginia kızımızı yine zor günler beklemektedir.

Cinayet sahnelerini sevdim. Hatta birkaç yerinde “ıyk” diye ses çıkarıp yarım gözle baktığım da oldu. Filmi yine geç saatlere denk getirdiğim için acaba katil kim sorusundan da epeyce uzak kaldım diyebilirim. Filmi izleyecek olanlara şimdiden keyifli seyirler.



IMDb: 6.0

Yapımı : 1981 - Kanada
Tür : Gerilim ,  Gizem ,  Korku ,  Suç
Süre: 110 Dak.
Yönetmen : J. Lee Thompson
Oyuncular : Matt Craven ,  Glenn Ford ,  Melissa Sue Anderson ,  Lawrence Dane ,  Jack Blum
Senaryo : John C.w. Saxton ,  John Beaird ,  Timothy Bond ,  Peter Jobin
Yapımcı : John Dunning ,  André Link




EL DESCONOCIDO (2015)

Arkadaş, adam Nuh diyor peygamber demiyor. Bilmem kaç bin Euro’yu ya hesabıma yatırırsınız, ya yatırırsınızdan başka bir şey bilmeyen bir hanzo bombacı. Bombacının da iyisi olmaz tabii.

Gerilim ağırlıklı olarak aksiyon da barından film, tarz olarak Halle Berry’nin oynadığı Acil Arama filmine benziyor. Hem gerilim, hem de aksiyonun üstlerde olduğu filmin temposu aynı seviyede ilerliyor ve izleyiciyi sarıp sarmalıyor. Nasıl konuştum ama; Atilla Dorsay gibi di mi?

İspanyol korku-gerilim sinemasını ayrıca manyaklık boyutunda takip ettiğim için gözüme kestirdiğim filmleri hemen ön sıralara alıyorum ve hemen sizlerle paylaşıyorum. Daha önce kendisini Ölüm Uykusu ve Hücre 211’de de izlediğim Luis Tosar, bu filmde de yine karşımızda. İzlediğim Tosar filmlerini şimdiye dek hep beğendim. Bu film de beğendiklerim arasında.

Bankacı bir baba iki çocuğu ile sabah evden çıkıp arabalarına binerler ve kısa bir süre sonra hayatlarını cehenneme çevirecek bir telefon alırlar. Oturdukları koltuğun altında bomba vardır ve kalktıklarında bomba devreye girip patlayacaktır. Bir taraftan çocuklarını sakinleştirmeye çalışan baba, bir tandan da telefondaki bombacı ile para pazarlığına girerler. Şehir içinde iki çocuk ve babaları, bombalı bir araçla tur atarken gelişen olaylar karşısında sizler de oldukça heyecanlanıp gerileceksiniz. Filmi ısrarla tavsiye ediyorum. Film kaçmaz, izleyecek olanlara şimdiden keyifli seyirler. 

IMDb: 6.6

Yapımı : 2015 - İspanya
Tür : Gerilim
Süre: 102 Dak.
Yönetmen : Dani de la Torre
Oyuncular : Luis Tosar ,  Goya Toledo ,  Fernando Cayo ,  Elvira Mínguez ,  Javier Gutierrez
Senaryo : Alberto Marini
Yapımcı : Mercedes Gamero ,  Borja Pena

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder