4 Nisan 2016 Pazartesi

CLOVERFIELD YOLU NO:10, HÜCRE 211, ÖLÜM ÇIKMAZI, FOUND

10 CLOVERFIELD LANE/  CLOVERFIELD YOLU NO:10

Film geçtiğimiz Cuma vizyona girdi. Filmin IMDb puanına baktığınız zaman 8.0 gibi çok yüksek bir rakam görüyorsunuz fakat bence bu rakamı biraz kıçtan uydurmuşlar gibi geliyor bana. O kadar puanı hak edecek bir hikâye bulamadım. Bilimkurgu-gerilim severler için güzel bir olabilir diye düşünüyorum.

Filmde uzaylı teması mı ararsınız, ters köşe durumlar mı, yoksa gizemli gidişat mı, hepsi var. Gerilim düzeyi de fana sayılmaz. Filmin bilimkurgu tarafı bolca efekt aramanıza neden olabilir. Görsel açıdan efektler falan filmin sonuna doğru karşımıza çıkıyor.

Ben tek mekân filmleri çok sevdiğim için bu filmin de en sevdiğim taraflarından biri bu oldu. Genel anlamda film boyunca aynı mekân kullanılmamış ama film boyunca karşımıza çıkan oyuncuların üçü sürekli bir sığınakta oldukları için genelde film sığınakta geçiyor, ama sıkmıyor. Filmin başlagıcından 5-10 dakika sonra gizemli bir ilerleyişin de işin çine girmesi olayları daha ilginç hale getirirken filmin sonlarına daha sert bir hal almaya başlıyor. Bu arada film devamı gelecek şekilde bitti. Ben film bitimde filmin devamını aradım diyebilirim. Kesinlikle devamı çekilmeye mahkûm bir film, yoksa meraktan çatliciiiiim.

Michelle, sevgilisinin kendisini boynuzladığını düşünüp, acil bir kararla bohçasını toplayıp baba evine dönerken, gecenin karanlığında arabasıyla ilerleye dururken aniden ona çarpan başka bir ara neticesinde götü başı dağıtmış vaziyette sağa sola savrulur.

Yine aynı vaziyette, hücre gibi bir odada, bacağından duvara zincirlenmiş bir şekilde gözlerini açar. Önce neye uğradığını şaşıran kız, nerede olduğunu anlamaya çalışırken uzakta duran cep telefonuna ulaşır, fakat sinyal olmadığını görünce yapacak pek bir şeyi de kalmaz.

Çaresizce beklerken, aniden odanın kapısının açılmasıyla içeriye şişko ve yaşlı bir herif girer ve durumu Michelle’e anlatır: Dışarıda kimyasal bir saldırı vardır, herkes ölmüştür ve bulundukları çiftlik evinin sığınağında yaşamaya mecburdurlar. Sığınakta Michelle’nin yanı sıra bir başka adam daha vardır.

Bu üç kişi bu sığınakta yaşamak zorundadırlar fakat bir süre sonra Michelle, bu sığınağın sahibi şişko adam için şüpheli şeyler sezer.  Ya bu sığınakta kalacaktır, yada dışarıya çıkıp, dışarıda olan biteni araştırmaya başlayacaktır.

IMDb: 7.8

Vizyon Tarihi: 01 Nisan 2016
Yapımı : 2016 - ABD
Tür : Gerilim
Süre: 105 Dak.
Yönetmen : Dan Trachtenberg
Oyuncular : John Goodman ,  Mary Elizabeth Winstead ,  John Gallagher Jr. ,  Douglas M. Griffin ,  Cindy Hogan
Seslendirenler : Bradley Cooper
Senaryo : Josh Campbell ,  Dan Casey
Yapımcı : J.J. Abrams
Diğer Adı : The Cellar, Valencia



CELDA 211/ HÜCRE 211 (2009)

Bulduk mu İspanyol filmlerini affetmeyiz mi diyorsunuz? Valla ben de affetmem. Kıyıda köşede kalmış bir İspanyol yapımı film beni bekleyip dururken, artık zamanı geldi diye düşünüp Celda 211/ Hücre 211’i izlemeye koyuldum. Tabii yine karşıma keyifli bir film çıktı.

Tam manasıyla gerilim arıyorsanız,  baştan sona sıkı bir gerilim diyemicem ama konusu ve ilerleyişi, içerisindeki yer yer gerilimli sahnelerle hiçte fena bir film değildi doğrusu. Filmin başlangıcı ve gidişatı beni oldukça şaşırttı. Hapishane filmlerini seviyorsanız ve hapishanede dönen dolapları Juan karakterinin gözünden ve bir anda değişen hayatının gidişatı üzerinden izlemek istiyorsanız bu filmi bence kesinlikle izleyin.

Hapishanede yaşanan isyan sonrası beyninizi birkaç bölüme ayırıp, kimin suçsuz olduğu arasında karar vermek gerçekten izleyiciyi zorlayacak türden. Korkunç cinayetler işlemiş bir katilin hapishane hayatı boyunca kötü şartlarda yaşatmak, hatta ölümüne neden olmak onları hapishane hayatına mahkûm etmiş kişileri de mi acaba katil yapar sorusunu soracaksınız beklide.

Gardiyanlığa yeni başlayacak olan Juan, iki deneyimli gardiyan tarafından hapishanede gezdirilir. Hapishane koridorlarında ilerlerken bir aniden tavandan bir parça düşer ve Juan’nın alnı kanamaya başlar. Kanamayı gören Juan bayılır ve 211. Hücreye apar topar geçici olarak koyulurken tam o esnada hapishanede bir isyan çıkar ve gardiyanlar ve yeni gardiyan Juan yüzlerce azılı katilin arasında kalır. Juan, mahkûmlardan zarar görmemek için kendisi de mahkûm taklidi yapacak ve çaktırmadan görevlileri yönlendirip, isyanın gidişatını belirleyecektir. Fakat içeride kaldığı günler boyunca yaşayacağı olaylar Juan’ın hayatını tamamen değiştirecektir.


IMDb: 7.7

Yapımı : 2009 - İspanya ,  Fransa
Tür : Aksiyon ,  Dram ,  Gerilim
Süre: 113 Dak.
Yönetmen : Daniel Monzon
Oyuncular : Luis Tosar ,  Alberto Ammann ,  Marta Etura ,  Carlos Bardem ,  Antonio Resines
Senaryo : Daniel Monzon ,  Jorge Guerricaechevarría ,  Francisco Perez Gandul
Yapımcı : Álvaro Augustín ,  Juan Gordon
Diğer Adı : Celda 211



DEAD END/ ÖLÜM ÇIKMAZI (2003)

Yine neresinden başlayıp anlatacağımı bilemediğim filmlerden biri. Ne yaparsan yap, ölü gelin gibi elde kalan ama sevimli bir tarafı olduğu için de sonuna kadar kendini izlettiren bir film.

Film, korku-komedi türünde yapılmaya çalışılsa da, ya sadece komedi tarafı ağır basmalıydı, yada korku tarafı diye arada kalmadım değil. Her iki yönüyle de beni pek etkilemeyi başaramadı ama sonuna kadar içerdiği gizemden dolayı, sonunda acaba ne olacak diye deli gibi merak ettiğimi itiraf etmeliyim.  Film gayet keyifli başlarken, ilerleyen dakikalarda gizemli tarafın ön plana çıkması ve yaşanan akıl almaz olaylar kafa karıştırırken, sıkıldığım bir süreç de hemen arkasından geliverdi; Gereksiz uzun diyaloglar ve gizemli gidişatın iyicene arap saçına döner halinden dolayı oldukça sıkıldım ve film sonunda şaşırtıcı, fakat şok edici bir gerçekle karşılaşamadım. Yani filmin kısa süresi uzadıkça uzadı.

Kendi halinde bir aile, Noel tatilini başka bir yerde geçirmek için 20 yıldır kullandıkları aynı yolu kullanarak yola çıkıyorlar. Kendi aralarında oldukça eğlenerek sıkıcı bir yolculuğa da katlanmaya çalışıyorlar. Ailenin babası, 20 yıldır gittiği yolu değiştirerek ilk kez kestirme bir yoldan gitmeye karar veriyor ve bu noktadan sonra hiç bitmeyecek karanlık bir yolculuğun da başlangıcı haline geliyor.

Karşı istikametten gelen simsiyah şık bir otomobil karşılarına sürekli çıkacaktır, orman kenarı boyunca yine karşılarına durmadan çıkan esrarengiz bir kadın kucağındaki ölü bebeği ile onlara ne zaman gözükse felaketler birbirini kovalayacaktır ve karanlık yol asla bitmeyerek onları bilmedikleri bir yere doğru götürecektir.


IMDb: 6.7

Vizyon Tarihi: 09 Kasım 2004
Yapımı : 2003 - ABD ,  Fransa ,  Güney Kore
Tür : Gizem ,  Komedi ,  Korku
Süre: 85 Dak.
Yönetmen : Jean-Baptiste Andrea,  Fabrice Canepa
Oyuncular : Alexandra Holden ,  Amber Smith ,  Lin Shaye ,  Ray Wise ,  Steve Valentine
Senaryo : Fabrice Canepa ,  Jean
Yapımcı : Gabriella Stollenwerck



FOUND (2012)

Hayat bazen o kadar boktan bir hal alır ki keyif alarak izlediğimiz korku filmlerinden farksız hale gelir. Gerçek hayatın tek farkı keyifiz ve daha boktan bir hal alması olur. Bu girişi neden yazdığımı filmi izlediğinizde anlayacaksınız. Bazen göründüğün gibi değilsindir. Korku filmlerini sevmen seni psikopat yapmaz. İnanılmaz sessiz sakin, her ortama uyumlu, oldukça beyefendi diyebileceğin kişiler de olduğunun dışında bir seri katil çıkabilir.

Festival tarzı korku filmleriyle gişe tarzı arasında gidip gelen film, her korku filmi severe hitap edecek türden değil. Filmin belli bir tarzı var ve bundan hoşlanmayacak türden korku filmi severler filmi sevmeyebilir. İlginç ve gidişatı hiç de fena olmayan filmi izlerken, filmi sevdiğimi düşündüm. Belki çok fazla beni germedi ama filmdeki ufaklığın korku filmi sever tarzı beni hemen 90’ların başına götürerek kendimi hatırlattı. Korku filmi sever bir genç olmak her zaman bir ayrıcılıktı benim için.

Net olarak anlayamasam da film ya seksenlerde geçiyor, yâda 90’ların başında. Filmin bir sahnesinde VHS kasetlerin satıldığı bir dükkâna giriyoruz ve 80’lerin ve 90’ların ruhunu taşıyan videokaset formatındaki filmleri görüyoruz. Bir başka dikkat ettiğim sahne de ise büyük erkek kardeşin odası; içeride pikap, tüplü televizyon, porno dergiler ve kasetçalar gözüküyordu. Ama yinede net anlayamadığım şey; filmin hangi dönemde geçtiği oldu.

Film de, korku filmi hastası, ama öööle böle değil, fena halde bir korku hastası küçük bir çocuk var; Radyoda gizli gizli korku yayınları dinleyen, anne ve babasının rızasının dışında bile gizlice korku filmleri seven Marty, aynı zamanda içine kapanık ve oldukça çekingen bir çocuktur.

Bir gün abisinin odasına sızıp, kendince eğlenmek ister ve eğlencenin tavan yaptığı bir elbise dolabının kapısını aralamasıyla birlikte, dolabın içinde bir çanta görür. Meraktan çatlayan Marty çantayı alır, yavaşça fermuarını çeker ve çantanın ağzını ikiye ayırır. Gördükleri karşısında donup kalan Marty için artık hayat bir korku filmi haline gelecektir.

IMDb: 5.9

Yapımı : 2012 - ABD
Tür : Dram ,  Gerilim ,  Korku
Yönetmen : Scott Schirmer
Oyuncular : Kitsie Duncan ,  Phyllis Munro ,  Louie Lawless ,  Angela Denton ,  Gavin Brown
Senaryo : Scott Schirmer ,  Todd Rigney
Yapımcı : Scott Schirmer ,  Arthur Cullipher





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder