20 Mart 2016 Pazar

NACİYE, THE ABANDONED, BLACK CHRISTMAS

NACİYE (2015)

N’apılsın edilsin Naciye hemen izlensin. Yerli korku-gerilim türünün içinde iyi bir yere sahip olabileceğini düşündüğüm Naciye filmine geçenlerde Taksim’de kurs çıkışı gitmek istedim. Film Beyoğlu’nda iki salonda gösteriliyordu ve saat 17.30’daki Yeşilçam sinemasındaki gösterimi kaçırdığım için soluğu Majestik sinemasında aldım.

Majestik sinemasında alışık olduğum bir durum var ki; gişeci ablanın bana “sizden başka kimse yok, bir kişi daha gelirse izleyebilirsiniz,” demesiydi. Filmin başlamasına 10 dakika kala elimdeki pasta kutularıyla haldur huldur bekleme salonuna doğru geçtim.

O gün de profesyonel pastacılık kursunda hocamızın bize yaptırmış olduğu üç adet pastayı taşıma durumu işkence sınırlarına vardığı için, siparişleri götüren pastacı çırağı gibi salonda başladım oturmaya. Naciye, filmde gerilen im yarattı gibi, bekleme salonunda da bana gerilim yaşatmaya başladı. Dakikalar geçtikçe anladım ki yine filme giremicem.

Pasta kutularını orada unutmuş olsaydım, akşama ana haber bültenlerinde fünye ile patlatılmış pastalarımı sinema salonunun tavanına yapışmış vaziyette izleyebilirdim. Malum; ortalık şu ara oldukça karışık.



Ertesi gün yine şansımı deneyip filme girmeye karar verdim ama; yok durum yine aynı. Filmin yönetmeni Emre Bey ile bu durumu instagram üzerinden konuşunca o da sağ olsun bana farklı bir alternatif yol sundu ve filmi izleyebilme şansını elde ettim. Durum bildiğiniz gibi değil şekerler. Filmi izleyebilmek için yönetmenin yatağından geçmedim tabii ki. İçiniz çok fesat. Aklınıza hemen böyle şeyler gelmesin. Siz filmi nasıl izlediğimi düşüne durun ki şimdi yolunu yordamını söyleyemiciiim, ben de filmden ufak ufak bahsetmeye başlayayım.

Her şeyden önce Derya Alabora, Masumiyet filminden bu ayana deli gibi sevdiğim sanatçılardan biriydi. Filmin fragmanında kendisini psikopat bir hatun olduğunu görünce daha da heyecan yaptım. Kesinlikle bu filmi izlemem gerekiyor dedim. İzledim de…

Naciye sorunlu bir çocukluğun ardından yıllar sonra adada yaşadığı evi kimseye vermek istememektedir. Çocukluğunun geçtiği bu ev zaten ona ait değildir. Mirastan kendisine pay düşmemiştir ama evin tamamını sahiplenmiştir. Orada yaşanmışlıkları vardır.

Evi kiralayan genç bir çift, kendi içlerinde yaşadıkları çatışmayla birlikte Naciye’nin evine taşınmışlardır. Evde kendilerinden başka kimsenin olmadığını düşünürlerken, bir süre sonra evde yalnız olmadıklarını fark ederler; Naciye, evine tekrar gelmiştir ve bu evi de başkalarıyla paylaşmaya da hiç niyeti yoktur. Bu noktadan sonra oldukça gerilimli bir süreç başlar.

Filmin gerilimini sevdim. Hatta bazı sahnelerin akıcılığı ve müziklerde kullanılan başlıca sesler, izleyicinin aklında kalabilecek ve filmden sonra da kulakları terk etmeyecek türden seslerdi. Filmde kullanılan ev, gündüzleri huzur verici, bahçeli ve yemyeşil atmosferiyle hoşunuza gidebilir fakat gece olunca, evin atmosferi de tıpkı Naciye gibi değişmekte ve oldukça ürkütücü bir hale gelmektedir.


Ben filmi beğendim. Her ne kadar bu tür filmler Türkiye de çok ilgi görmese de, er yâda geç izleyicisi ile buluşacağını düşünüyorum. Psikolojik gerilim seven kişilere, yeni dönemin kült film adayı Naciye’yi tavsiye ediyorum. Bu arada yönetmeninden aldığım bir müjdeyi de hemen filmi izleyemeyenlere duyurayım; filmin dvd’si yaz mevsimi gibi çıkıyor. 

FİLMİ YOU TUBE KANALIM KORKUKOLİK'TE DE ANLATTIM AŞAĞIDAKİ VİDEODAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.

Yönetmen:Emre Çiçek
Senaryo:Emre Çiçek
Ülke:Türkiye Türkiye
Tür: Dram, Korku, Gizem, Gerilim
Rating: 7.4
Vizyon Tarihi:11 Mart 201 (Türkiye)
Dil:Türkçe
Müzik:Zafer Aslan









THE ABANDONED / İZBE (2006)

Arkadaş izledim de bu kadar dağınık bir konusu olan filmi daha önce hiç izlemedim. Filmi arkadaşımla birlikte izledik. Filmi ben seçtiğim için Alkan’dan dayak yiyecektim ama zor yırttım diyebilirim. Elimizdeki çayımıza, çekirdeğimize de yazık oldu valla. Keyif alamadan izlediğimiz bir film oldu diyebilirim. Ha filmi biz sevmemiş olabiliriz ama belki de siz sevebilirsiniz.

Filmin fragmanını izlerken ohaa dedik, bu film çok korkunç. Evet, film korkutma açısından oldukça sağlam. Filmin başlarında ooooowww dedik, bu film çok fena ama ilerleyen dakikalarda kafamız götümüze girmişçesine dumura uğradık. Senaryonun sofistike yönü kafamızı çok karıştırırken filmin çok iyi işlenememiş hali izleyiciyi yormaktan başka bir hale gelmemiş.

Filmin sonunu zor getirdiğim, ıkına sıkıla izlediğim, ay bitse de şundan bir kurtulsak dediğim filmi anlatayım size. Artık ne kadar ne anladıysam anlatayım. Filmdeki kadının hikâyesi zaten karışık.

Korkunç nedenlerden dolayı anne ve babası ölen ikiz bebekler evlatlık verilirler, aradan kırk yıl geçtikten sonra geçmişlerini merak edip, doğdukları eve gelerek tesadüfen bir araya gelen kardeşler geçmişlerine dair iki hayalet ile karşılaşırlar ve hemen arkasından akıllara durgunluk veren bir süreç başlar.

En azından filmi iki satırla da olsa anlayabilecek şekilde izlediğim için çok mutluyum. Film ilginizi çektiyse şimdiden iyi seyirler. Hadi ben kaçtım. Beni bu filme hiç bulaştırmayın.


Yönetmen:Nacho Cerdà
Senaryo:Karim Hussain, Nacho Cerdà, Richard Stanley
Ülke:İspanya İspanya, İngiltere İngiltere, Bulgaristan Bulgaristan
Tür: Korku, Gizem, Gerilim
Rating: 5.7
Vizyon Tarihi:11 Eylül 2006 (Kanada)
Dil:İngilizce, Rusça
Müzik:Alfons Conde
Web Sitesi:Resmi Site
Çekim Yeri:Sofia, Bulgaria



BLACK CHRISTMAS / KARA NOEL (1974)

Cumartesi gecesi benim izlediğim 4. Alkan’ın ise 3. Filmi olan Kara Noel, sonunu uykumun aşırı gelmesinden dolayı izleyemediğim filmlerden biri. Şu anda katilin kim olduğunu hala bilmiyorum.

Ertesi gün Alkan uyandığında katilin kim olduğunu sordum ve “uyumasaydın da izleseydin” şeklinde bir fırçayla karşılaştım. Sonra araya ne girdi bilmiyorum konu değişti ve ben hala katilin im olduğunu merak ediyorum. Her neyse, bu sefer de katilin kim olduğunu öğrenmeden bir filmi yarıda bırakmış olayım. Uyku geldi mi katil matil dinlemiyor valla.

Filmde bir kız urdu var ve kendine faydası dokunmayan, alkolik bir müdüre hanım eşliğinde kızlar bu yurtta yaşamlarını sürdürürlerken, yurda gelen sapıkça telefonlar karşısında huylanan kızlar, oldukça panik olurlar.

Bir süre sonra aralarından ve çevrelerinden de yok olan insanlar bu paniği ikiye katlarken, polisin de devreye girmesiyle bir seri katilin ortaya çıkması kızlar arasında büyük bir paniğe neden olur. Galiba film böyleydi. Uyuma boyutuna geçtiğim için filmi yarısında bıraktım. Filmi tam izleyenler varsa biri bana özel mesaj olarak katilin kim olduğunu söylesin. Hadi herkese iyi seyirler. Eski film severler için güzel bir hafta sonu gecesi filmi olabilir düşüncesindeyim.

Yönetmen:Bob Clark
Senaryo:Roy Moore
Ülke:Kanada Kanada
Tür: Korku, Gizem, Gerilim
Rating: 7.2
Vizyon Tarihi:11 Ekim 1974 (Kanada)
Dil:İngilizce
Müzik:Carl Zittrer
Çekim Yeri:6 Clarendon Crescent, Toronto, Ontario, Canada
Nam-ı Diğer: Black Christmas | Silent Night, Evil Night | Stranger in the House





1 yorum: