9 Şubat 2016 Salı

THE HAUNTING, GREATFUL DEAD, KAHAANİ, KIRMIZI

THE HAUNTING (1963 VE 1999)

Filmin 1999 yılı tekrarı
Her iki filmi izlerken, en güldüğüm şey; perili evin hizmetçisi olan kadının durmadan “yemeği yapar ve siktir olup giderim. Hayatta bu evde sizle birlikte kalmam, ben aklımı sizin gibi peynir ekmekle yemedim,” demeye getirdiği laflar oldu. E- karı akıllı. O evde ben bile bir dakika bile durmaz anında naşingen hesaaabı evden kaçardım.



Geçen gün karşıma çıkan; 1963 yapımı The Haunting, dönemin en korkunç filmlerinden biriymiş. Eski siyah beyaz filmlere bayıldığım için hemen kolları sıvayıp filmi izlemeye koyuldum. Ha kolları neden sıvadım ben de bilmiyorum.
Filmi izledikten sonra, birkaç sitede yorumlara falan bakarken tabii ki beynimden vurulmuşa döndüm ve tiiiaaa 17 sene önce çıkan The Haunting (1999) ile karşılaştım. Meğer bizim perili evin bir de 99 versiyonu varmış; daha efektli, daha yıldızı bol, daha gümbürtülü amaaaaa… 1963 yapımı kadar lezzetli değil.

Filmin orjinal, 1963 yapımı
Her iki film arasında konu olarak pek farklılık yok. Hatta bazı reprikler ve sahneler bile hemen hemen aynı. Görsel efekt ve ses düşkünüyseniz, 1999 yapımı sizi daha çok etkileyip, daha çok eğlendirebilir. İlk film de; Julie Harris, Clarie Bloom, Richard Johnson, Russ Tamblyn oynarken, diğer filmde; Liam Neeson, Catherine Zeta-Jones, Owen Wilson, Lili Taylor başrolleri paylaşmışlar.

Uyku üzerine deneyler yapmak isteyen bir bilim adamının, uyku bozukluğu yaşayan, birbirinden kaçık birkaç tipi bir araya getirerek, korkunç bir eve onları davet etmesiyle film başlıyor.

Gerçi  ev dediğime de bakmayın; bildiiiin şato. Hem de ne şato! Oldukça ürütücü bir mimariye sahip olan bu şatoya gelen ve birbirini daha önce hiç tanımayan üç kişi, bir süre sonra kaynaşıp arkadaş olurlar.


Eve gelen deneklerden seksi olanı Theo, Nell’e göre daha rahat bir tipken, Nell ise biraz daha içe kapanık ve kendi dünyasında bir kadındır. Nell bir bir gece yatağındayken tuhaf bir kâbus görür ve gerçekle düş arasında kalır. Acaba gördüğü bu hayalet gerçek midir? Ondan ne istemektedir. Yoksa bu koskoca şatonun geçmişinde yaşanan korkunç bir olayın sırrı peşlerine mi takılmıştır? Bütün bu soruların cevabını filmi izledikten sonra bulacaksınız. Her iki senenin filmlerini de tavsiye ederim. Hadi ben bir sonraki filme kadar kaçar. Korkuyla kalın.

THE HAUNTING (1963)

IMDb: 7.6

Yapımı : 1963 - ABD
Tür : Gerilim ,  Korku
Süre: 112 Dak.
Yönetmen : Robert Wise
Oyuncular : Lois Maxwell ,  Claire Bloom ,  Julie Harris ,  Richard Johnson ,  Russ Tamblyn
Senaryo : Nelson Gidding
Yapımcı : Robert Wise


THE HAUNTING (1999)

IMDb: 4.9

Vizyon Tarihi: 05 Kasım 1999
Yapımı : 1999 - ABD
Tür : Gerilim ,  Gizem ,  Korku
Süre: 113 Dak.
Yönetmen : Jan de Bont
Oyuncular : Liam Neeson ,  Owen Wilson ,  Catherine Zeta-Jones ,  Virginia Madsen ,  Lili Taylor
Senaryo : Shirley Jackson ,  David Self
Yapımcı : Steven Spielberg ,  Jan de Bont



GREATFUL DEAD (2013)

Valla şekerim filmin orijinal Japonca adı nedir bilemiyorum ama bize Greatful Dead denildi. Sürekli gülümseyen Nami için bahtı karalık taaa çocukluk yıllarından gelir aslında. Yüzünde o sahte gülümseme onun her ne kadar karanlık yüzünü gizlese de, yapacaklarını izlediğiniz zaman diliniz tutulabilir.
Nami, çocukluğundan zengin bir ailenin evladıdır ama ne anasından, ne de babasından yeterli ilgiyi görmez. Annesi evi terk eder, babası kafayı yiyip kendine bir metres bulur, ablası ise bohçasını hazırladığı gibi, bulduğu ilk herifle kaçar. Cahillik işte.

Nami ise terk edilmişliğin vermiş olduğu acıyla kendi içinde bir dünya yaratır ve babası da ölünceye kadar bu dünya içinde yetişkin bir kız haline gelir.
Babasından kendisine kalan miras onu ömrünün sonuna kadar idare edecektir belki ama onun içindeki aile sevgisinin yerini de hiçbir zaman doldurmayacaktır. Nami, bir hobi geliştirir ve kendisi gibi terk edilmiş, mutsuz kişileri keşfedip, onları kayıt altına alır. Buna da münzevi kayıt günlüğü der.

Bir gün gözlem altına aldığı yaşlı ve terk edilmiş bir adam Nami’nin hayatının gidişatını değiştirirken, bu yaşlı adam ve onun sevdikleri için de korkunç günlerin başlamasına neden olacaktır.

Film de işkence sahneleri mevcut. Ööööle içinizi cız ettirecek türden olmasa da arada bir gözünüzü elinizle kapayarak izlemeniz mümkün. Terk edilmişlik, yalnızlık ve mutsuzluk üçlemesinin güzel bir şekilde işlenerek dram-korku filmi haline getirilmiş şekli diyebilirim film için. Hadi herkese iyi seyirler. Nami’ye benden selam söyleyin.

IMDb: 6.5

Yapımı : 2013 - Japonya
Tür : Gerilim ,  Polisiye ,  Psikolojik
Yönetmen : Eiji Uchida
Oyuncular : Kim Kkobbi ,  Itsuji Itao ,  Hôka Kinoshita ,  Kenji Matsuda ,  Wakana Sakai
Senaryo : Jesse Eisenberg ,  Eiji Uchida






KAHAANİ (2012)

Dram, gerilim ve gizem türlerini bir arada görünce “aha,” dedim “lan bu film tam benlik.” E-tabii sazan gibi atlarsan karşına Hint usulü bir ajan filmi çıkar. Ha gizem yönü yok mu; var. Sazan Aksu’luk yapıp filme zıpladım ama çok da pişman olduğum söylenemez. Bana göre film; dram aksiyon. Bu yüzden filmin üzerine çok fazla düşmeden bir çırpıda anlatmayı düşünüyorum.

Londra’da kocasıyla birlikte yaşayan Vidya, kocasını iş için Hindistan’a uğurlar ve herif gidiş o gidiş hesabı bir daha geri dönmez. Yaklaşık bir senedir kocasından haber alamayan Vidya, hamile haliyle, karnı burnunda, öksürse bebeği salacak vaziyette kalkar Kalküta’ya gelir.

Kalküta’ya gelir gelmez hemen bir karakola gidip durumu anlatır ve polisten yardım ister. Bu arada geçmişe dayanan bir zehirli metro saldırısın araştırmaları da gündeme gelir ve karakola atanan bir dedektif, geçmişte yaşanan bu metro saldırının Vidya ile bağlantılı olabileceği sinyalini alır. Vidya, kocasını aramak için geldiği Kalküta’da kendisini bir anda bir terörist-polis koşuşturmamasının içinde bulur.

Koyun can derdinde, kasap et derdinde hesaaabı ortalık karışır ve bu noktadan sonra Korkukolik’de bakar ki; bu izlediği film ne gerilim, ne korku. Küfürü basar ve filmi izlemeye devam eder. Hadi herkese iyi seyirler. Ha filmin renklerini sevdim ama. Bir de Hindistan’ın o mistik havası güzeldi. Film de ööööle hannuni hunnuni şeklinde hint dansları da yok. Hadi ben defoldum! Ay dur gitmeden bir şey daha;  filmin sonunda sürpriz var.

.
IMDb: 8.2

Yapımı : 2012 - Hindistan
Tür : Aksiyon ,  Dram ,  Gerilim
Süre: 122 Dak.
Yönetmen : Sujoy Ghosh
Oyuncular : Vidya Balan ,  Nawazuddin Siddiqui ,  Mithun Chakraborty ,  Parambrata Chatterjee ,  Sasawata Chatterjee
Senaryo : Suresh Nair ,  Sujoy Ghosh
Yapımcı : Sujoy Ghosh ,  Kushal Gada



KIRMIZI (2015)

Cin tonik bardağım elimde, içindeki pipetin bir ucunu dişlerimin arasına sıkıştırmış, pipetin içindeki sıvıyı yarıya kadar çekip bırakarak içkimle oyun oynarken, bir yandan da ilk kez izlediğim Kırmızı isimli filme göz atıyordum. Bir taraftan aklımdan geçen şey; Alkan’ın bu filme gidip, filmi pek beğenmemesiydi. Ben de beğenmeyebilirim diye düşünürken karşımda bir gerilim filmi değil, romantik bir film buldum.

Issız Adam’ın Cemal Hünal’ı yine aynı tip karşımıza çıkıyor bu filmde. Filmin yarısına kadar iki sevgilinin karşılıklı fingirdeşmeleri beni yavaştan bayarken, adamın çocukluğuna gidip, çocukluğundan da kareler izliyoruz arada. Umut, senaristlik yaparak hayatını kazanmaya çalışıyor fakat doğru düzgün bir dikiş tutturamıyor. Kırmızıya karşı bir takıntısı olan Umut, Kırmızı adında bir film senaryosu yazıyorken, bir senelik sevgilisi Aslı ile yıl dönümlerini kutlamaya hazırlanırlar.

O gece barda eğlenip eve gelirler ve yine aralarında romantik anlar geçer. Artık yatma saati gelmiş, duşa falan girilme heyecanı yaşanırken, evin içinde pat diye karşılaştıkları bir şey bu heyecanın daha da yükselmesini sağlar: Evin içinde kocaman kırmızı bir bavul vardır.
Bu bavulun nereden geldiği, kim tarafından konduğu belli değilken evin içinde heyecan giderek yükselir ve merakla bavulun içine bakan bu çift, karşılaşacakları şey karşısında daha da heyecana kapılırlar. Adeta ikisinin de kanı donmuştur.

Psikolojik gerilim tarzındaki bu film bana göre daha iyi işlenebilir, sonundaki gereksiz sürpriz de olmasaydı daha iyi bir finalle bitebilirdi. Seyirciye şok üstüne şok yaşatalım denmiş ama sonuncu ters köşe bana kalırsa çok basit kaçmış ve kötü bir finale imza atmış. Ben filmin hikâyesini beğendim ama dediğim gibi daha iyi bir kurgu olabilirdi.

IMDb: 4.9

Vizyon Tarihi: 15 Mayıs 2015
Yapımı : 2015 - Türkiye
Tür : Dram ,  Gerilim
Yönetmen : Yücel Müştekin
Oyuncular : Cemal Hünal ,  Leyla Göksun ,  Selim Bayraktar ,  Adeliya Yurasli ,  Ali Balkan Avcı
Senaryo : Yücel Müştekin
Yapımcı : Yücel Müştekin ,  Hasan Fırıncı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder