14 Aralık 2015 Pazartesi

LAST SHIFT, CIRCLE, THE LADY VANISHES, GOOGNIGHT MOMMY

LAST SHIFT/ SON VARDİYA (2014)

Zavallı Jessica, resmen pişmiş tavuğa değil, bildiiin tecavüz edilmiş tavuğa benzettiler kızım seni. Seni film boyunca izlerken haline çok üzüldüm. Kızceğiz mesleğinin daha henüz başındayken ve babasının yolunda ilerleme gururunu yaşarken sen git, perili bir karakolda ilk nöbetini tut.

Jessica oldukça heyecan içinde devriye arabasından iner, karakolun içine girer ve manyak bir herifle, baş komiser ile karşılaşır. Adam, kendisine ilk gece yapacaklarını anlatır ve tekrar karakola döneceğini bildirerek karakolu terk eder.

Çömez memur Jessica, bazı atık malzemelerden sorumlu tutulur ve atık malzemeleri temizleyecek olan ekip gelene kadar karakolda tek başına beklemek zorundadır.

Gecenin ıssız ve korkutucu dakikaları başlamış, Jessica için karakolda tek başına bekleme dakikaları oldukça sıkıcı bir hale dönüşmeye başlamışken, zır zır öten telefondan gelen bir yardım çağrısı Jessica’yı heyecanlandırmıştır. Genç bir kız, telefonun diğer ucundan, çiftlik gibi bir yerde olduğunu ve birilerinin onu öldürmek istediğini belirtir ve aniden telefon kapanır.


İşte bu dakikadan sonra da karakol karakolluktan çıkar, her köşesinden delilik fışkırırcasına, içeride paranormal şeyler dönmeye başlar. Kendi kendine hareket eden dolalar, açılan kapılar, aniden beliren tuhaf görüntüler falan derken, bir de karakolun orta yerinde beliren evsiz bir herifin şaldur şuldur ortalık yere inek igibi işemesi Jessica’yı çıldırtır. Fakat bütün bu olanların altında yatan sır gecenin ilerleyen saatlerinde ortaya çıkacaktır.

IMDb: 5.7

Yapımı : 2014 - ABD
Tür : Gerilim ,  Korku
Süre: 90 Dak.
Yönetmen : Anthony Diblasi
Oyuncular : Juliana Harkavy ,  J. LaRose ,  Natalie Victoria ,  Joshua Mikel ,  Randy Molnar
Senaryo : Anthony Diblasi ,  Scott Poiley
Yapımcı : Scott Poiley
Diğer Adı : Paymon: The King of Hell



CIRCLE/ ÇEMBER (2015)

Küp filmini bilirsiniz; bilim kurgu ve gerilim karşımı güzel bir flmdir. Bir grup insan bazı tuzaklardan kurtulup bir küpün içinden çıkmaya çalışırlarken bir küp inciri de bok ederler.

Küp’ten bahsetmemin sebebi de birazdan size anlatacağım Circle isimli film, yani Daire. Küpte mahsur kalanların dışında bakıyoruz ki bu kez de bir dairenin içinde, yâda etrafında mahsur kalan ve birbirlerini tanıyarak hayatta kalmaya çalışan bir grup insan görüyoruz.

Öncelikle tek mekân film sevmeyenler filmden uzak durabilir. Bir “Küp” filmi falan da beklemeyin. Film sanki bir tiyatro sahnesinde geçiyormuşçasına ilerliyor. Mekânımız sabit; bir dairenin etrafı. Dairenin göbeğinde ise milletin kafasına yıldırım saçan garip bir şey. Dairenin etrafında bardak gibi dizilmiş insanların düşüncesine göre o, dairenin tanrısı. Aslında kimin ölüp kimin ölmemesine daire değil, buna dairenin etrafındaki insanlar karar veriyor.

Film, birazda yeni dönem yarışma programlarını da anımsatmıyor değil. Acun’nun yerinde olsam bu filmin konseptinde bir yarışma düzenlerdim. Aciiiiip tutardı hee. Düşünsenize; her hafta dairenin etrafındaki kişilerden biri ölecek.
Farklı özelliklerde, kişiliklerde, farklı sosyal gruplardan bir grup insan, çoluk-çocuk, yaşlı, genç, hetero, eşcinsel, hırlı ve hırsız demeden hipnotize edilerek bir dairenin etrafına kızmabirader taşı gibi koyulurlar. İçlerinden biri ilk olarak gözlerini açtığında nerede olduğunu anlamayarak panik yapar ve tam adımını atacağı sırada cooort tiye bir uyarı sesi duyar ve yerinde mum gibi kalır.

Hemen ardından kendine gelen diğer insanlar da şaşkın ördek gibi kaçışmaya çalışmak isteseler de kimse yerinden ayrılamaz, çünkü yerini terk etmeye çalışan kişinin kıçına yıldırm düşer ve oracıkta kalır.

Çok geçmeden bu daireden kurtulmanın yolunu arayan insancıklar bir süre anlarlar ki kendi oyları ile eleyecekleri kişi ölecek ve tek kişi kalana kadar yaşama mücadelesi sürecektir. Kazanana ise hamburger ve kola ikram edilecektir. Şaka şaka, survivor mu ki bu ödül olarak yemek versinler. Bu tiyatro tadındaki film aklınıza yattıysa şimdiden iyi seyirler. Filmi sonuna kadar izleyenlere benden bir hamburger ve kola.

IMDb: 6.0

Yapımı : 2015 - ABD
Tür : Bilim Kurgu ,  Dram ,  Gerilim ,  Korku
Süre: 87 Dak.
Yönetmen : Aaron Hann,  Mario Miscione
Oyuncular : Julie Benz ,  Carter Jenkins ,  Lisa Pelikan ,  Sara Sanderson ,  Mercy Malick
Senaryo : Aaron Hann ,  Mario Miscione



THE LADY VANISHES/ KAYBOLAN KADIN (1938)

Tiyatroyu da sevdiğim için, bu filmi izlerken düşündüm de filmin tiyatro versiyonu da olabilirmiş. Belki yapıldı da benim haberim yok, bilemiyorum artık. Bir Alfred Hitchcock klasiği olan The Lady Vanishes, aslında gerilimin de yer aldığı çok şenlikli bir film.

Gerilim dozu tabii tartışılır. Daha önce Jodie Foster’in başrolünde oynadığı Flightplan/ Uçuş Planı filmini hatırlayanalar, Uçuş Planı’nın bu filmden çorlama olduğunu da hemen anlayacaklardır. Hadi neyse biz buna esinlenme diyelim.
1938 yapımı filmin çekim planlarından, açılarından tutun, hikayesine kadar her şey oldukça başarılı. Filmin gizemli yönü zaman zaman Agatha Christie romanlarındaki gibi ilerliyor. Bir bakıyorsunuz gizemli biri bir adamı öldürüyor, bir bakıyorsunuz gizemli bir el pencereden saksıyı kadının kafasına tonk diye atıveriyor; ama ıska!

E haliyle gidişat böyle olunca, işin içine bir de tren yolcuğu girince Allah  Allahhh diyerekten keyifli bir seyre dönüşüyor bütün bir film. Trenin sesi kayblan kadının kompartımanının içine yayıldıkça, gizemli karakterler ortaya bir bir çıkmaya başladıkça seyrine de doyum olmuyor filmin.

Filmimizin baş kadın kahramanı Iris, tatil dönüşü, kötü hava laertlarından dolayı bir otelde kalmak zorunda kalıyor. Otel sahibi bu durumdan dolayı göbek atarken, müşteriler ise otelde yemek kalmadığı için çok şikayetçilerdir.
Hal böyleyken yatacak yatak sorunu da yaşanmaktadır. Otel de bütün bu olumsuz şeyler devam ederken, Iris yaşlı bir kadınla, Miss Froy adında şeker suratlı bir kadınla tanışır. Kadın kendini müzik hocası olarak tanıtır ve Iris ile arkadaş olurlar.

Hava şartları biraz daha düzelince trenin kalkacağı haberi alınır ve herkes hazırlığını yapar. Iris ve Miss Froy tam trene binecekleri üzere tepeden inen bir saksı Iris’in kafasına düşer ve kadının dünyası karar. Aslında saksnın hedefi Miss Froy’dur fakat saksı yanlışlıkla Iris’e denk gelir.

Tren düdüğü öter, ortalık buharla dolar ve maceralı tren yolculuğu da böylelikle başlamış olur. Iris, bir ara uyuya kalır ve uyandığında yol boyunca yanında bulunan yaşlı kadının ortadan kaybolduğunu görür. Kadını arayan Iris, yaşlı kadını bir türlü bulamaz. Kendi kompartımanında kalan, hatta yaşlı kadının yanında oturan kişiler bile böyle bir kadını hiç görmediklerini söylerler.

Trendeki herkes yaşlı kadını daha önce görmediği söyler fakat kadını aramaya pes etmeyen Iris, yaşlı kadının var olduğunu ve trende bir yerlerde olduğundan emin olsa da, trendeki herkesin kadını görmediğini söylemesi kafaları karıştırır.

IMDb: 8.0

Yapımı : 1938 - İngiltere
Tür : Aksiyon ,  Dram ,  Gerilim ,  Komedi ,  Korku ,  Romantik
Süre: 96 Dak.
Yönetmen : Alfred Hitchcock
Oyuncular : Alfred Hitchcock ,  Margaret Lockwood ,  Michael Redgrave ,  Dame May Whitty ,  Cecil Parker
Senaryo : Sidney Gilliat ,  Frank Launder
Yapımcı : Edward Black


GOOGNIGHT MOMMY (20014)

Bir çocuğun güvenini kaybedersen o da seni ortadan kaybeder. Filmi izlerken başından itibaren sıkıcı ve çok ağr ilerleyen bir film falan dedim ama dakikalar ilerledikçe aslında filmin gayet güzel aktığını hissettim.

Yalnız bir film insanı bu kadar mı strese sokar kardeşim. Filmin sonunda artık daraldığım için birkaç dakika ileri sarmak istedim ama o esnada filmin asıl esprisini kaçırmışım. Haaaydii bir daha başa doğru git, aynı o korkunç işkenceye bir daha katlan ve filmin asıl numarasını öğren.

Gerçi filmi izlemeye başladıktan yarım saat sonra falan filmin sonuna dair kafamda bir şeyler belirmeye başlamıştı ve kafamdan geçen şeylerden biri de filmin sonunda karşıma çıkıverdi. Yani yine bilindik bir olayı farklı bir sosla sunmuşlar bu kez. E- iyi de yapmışlar aslında. Ortaya beğendiğim film çıkmış.
Oldukça sıcak bir yaz günü ve ikiz yumurcaklarımız evde yalnızlar… İşte filmimiz bu şekilde başlıyor. Çocuklar kendi kendilerine vakit geçirirlerken, annelerinin eve suratı sargılı bir şekilde geliyor. Anneleri eve gelen çocuklar annelerinin agresif tavırlarından oldukça rahatsız oluyorlar. “Annemiz olsaydı bize böyle davranmazdı” diyerekten annelerini biraz tuhaf buluyorlar.

Estetik operasyon sonrası biraz sinirli olduğunu belirten kadın, çocuklarına istemeyerek de olsa kötü davranıyor. Durumdan kıllanan çocuklar, annelerinin kendilerine böyle bir şey yapmayacağından emin oldukları için, bu kadının annelerinin olmadığına inanıyorlar.

Baştan beri çocuklarına kötü davranan kadın için oyun tersine dönüyor ve çocuklarına tatmin edici bir cevap vermediği sürece başına gelebilecek azap dolu dakikalara da katlanmak zorunda kalıyor.

IMDb: 6.7

Yapımı : 2014 - Avusturya
Tür : Dram ,  Korku
Süre: 99 Dak.
Yönetmen : Veronika Franz,  Severin Fiala
Oyuncular : Susanne Wuest ,  Elias Schwarz ,  Lukas Schwarz ,  Elfriede Schatz
Senaryo : Veronika Franz ,  Severin Fiala
Yapımcı : Ulrich Seidl


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder