13 Eylül 2015 Pazar

DABBE 6, THE VISIT, EXTINCTION

DABBE 6

Hasan Kracadağ, filmin afişinde bizi uyarmış; “eeeey ölümlü, bu sana 6. uyarı!” diyerekten. Filmin Cuma günkü ilk gösteriminin teknik nedenlerden dolayı sinemalara gelemeyeceği ve gösterilemeyeceği konusunda baştan bir uyarı olsaydı daha iyi olurdu bence. Ben filmin fanı değilim ama, filmi deli gibi bekleyen fanlar, gişede cin çarpmışa dönmüşler.

Gişede kavga gürültü gırla… Biletçi ablalar, filmle ilgili bir bilgiye sahip olamadıkları için net bir bilgi veremiyorlar ve izleyiciler ise delirmiş durumdaydı. Neyse ki cumartesi günü filmin büyük bir çoğunluğu Türkiye sinemalarına dağıtıldı da sorun ortadan kalktı. Dağıtımcı firmanın yaptığı açıklama ise, ilk kez bir Türk filminin 500 adet baskısı istendiği ve kopyaları yetiştiremedikleri şeklindeydi. Tüm Türkiye artık cinlerine kavuştuğuna göre filmi anlatmaya başlayabilirim.

Filmi cumartesi sabahı, deli düdüklemiş gibi ilk seans da, bir arkadaşımla izledik. 500 sinemanın talepte bulunmasına göre salonun yarısı boş olunca, cinlerin oyununa geldik dedik ve filmi izlemeye başladık.


Film başlar başlamaz kötü karakter tarafından bir büyü yaptırma sahnesi ile açılışı yapıyoruz. Kötü karakter, kambur, kör, çirkin mi çirkin, ay kısacası insan demeye bin şahit lazım bir hocaya büyü yaptırır. Fotoğraflar, domuz kafaları, çeşitli alet edevat derken, 4 boynuz büyüsü yapılır ve para ödendikten sonra büyüyü yaptıran kişinin sır olmasıyla birlikte hikâye başlar.

Zeren doktor, her zamanki gibi hastalarıyla ilgilenirken bir telefon gelir ve annesinin, evinde öldüğünü öğrenir. Bir süre sonra kız kardeşi Ayla’da bu olaydan dolayı kafayı yiyip, cinlere karışıp, birilikte halay çekmeye başlayınca, Zeren ve kocası Ayla’yı bir doktora götürürler.



Doktor, yaptığı muayene sonrası Ayla ile ilgili çaresiz bir duruma kapılır ve onun için daha fazla bir şey yapılamayacağını ve bu durumun zaman bırakılması gerekildiğini söyler. Ama Ayla’nın hastalığını adım adım takip eder.
Bu arada Zeren’in kocası gizliden bir başka kadınla mercimeği pişirir ve kuru bakliyat dünyası bundan hiç hoşnut değildir. Zeren’de bir taraftan kocasıyla, ötre yandan kız kardeşi Ayla ile ilgilenmeye çalışır.
Bir gece, Zeren, Ayla ve Zeren’in kocası aynı rüyayı görürler. Freddy’i bile kıskandıracak olan bu üçlü kâbus sonrası artık durum çığrından çıkmış, iş, tıp dünyasını da aşmıştır.

Ertesi gün apar topar bir toplantı yapılır ve Ayla’nın doktoru, cinlerle ve ruhani varlıklarla ilgileniyor diye psikologluktan atılmış bir doktoru Zeren ve kocasına tavsiye eder. Kendisi de bu tür şeylere inanmamaktadır ama son çare olarak durum bunu göstermektedir.

Zeren, doktorla görüşmeye gider ve gittiğine de bin pişman olur. Evde, doktorun hem yardımcısı, hem de hastası olan deli bir karı, delirmişçesine Zeren’i evden bildiiin siktir eder. Doktor, durumu Zeren’e anlatır ve “kız kardeşin de aynı böyle mi?” diye sorar. Durum aynıdır ve  Zeren’nin annesinin ölümü ve Ayla’nın cinler tarafından esir alınmasının ardındaki sır, kendi oluşturdukları bir ekip tarafından çözülmeye çalışılacaktır.


Film, yarısından sonra Paranormal Activity’e bağlıyor ve el kamerası tekniği devreye girip, amatör çekim hissi yaşatıyor. Bol kanlı ve iğrenç sahnelerle dolu filmin süresi de oldukça uzun. Neredeyse iki buçuk saat süren filmin süresini türüne göre çok uzun buldum ve bazı sahnelerin gereksiz uzamasından dolayı çok sıkıldım. Film, “katil kim” türü filmlere farklı bir bakış açısı getiriyor ve “büyüyü yaptıran kim?” haline dönüşüyor. Sürprizli sonu ve korkutucu ev atmosferi ve 5. Filme göre daha iyi oyuncu seçimiyle Dabbe fanlarını mutlu edeceğe benziyor. Filmin birkaç yerindeki ucuz efektler de gözüme çarpmadı değil. Daha iyi yapılabilirdi.


Filme gitmek, görmek, tırsmak, cinlerle kanka olmak istiyorsanız filmi size anlattım. Şimdiden herkese iyi seyirler dilerim.

IMDb: 6.6

Vizyon Tarihi: 11 Eylül 2015
Yapımı : 2015 - Türkiye
Tür : Korku
Yönetmen : Hasan Karacadağ
Oyuncular : Murat Seviş ,  Sema Şimşek ,  Nilay Gök ,  Fehmi Karaarslan
Senaryo :  -
Yapımcı :  -
Diğer Adı : D@bbe 6




THE VISIT/ZİYARET (2015)

Bu hafta blog’da anlatırken en keyif alacağım film şüphesiz The Visit olacak. Dabbe 6 filmi biter bitmez tekrar gişeye gidip, Ziyaret filmi için bir bilet daha aldım. Siz İstanbullular, dışarıda şakır şakır yağmurun altında sırılsıklam ıslanmış, en seksi hallerinizle avm’ye girmek için koştururken, ben de The Visit/ Ziyaret filmi için salona girmek üzereydim.


Tahminimde yanılmış, salonun neredeyse tamamını dolu görünce şaşırmıştım. Benim ise, hafta sonundan kaynaklı bir uyku düzeni bozulması sorunumdan dolayı gözlerim kapanmaya başlamıştı bile. Filmin şok seslerinden ziyade, yanımda oturan herifin her boka olur olmaz sıçraması beni daha çok korkuttu. Sinemaya kız arkadaşıyla gelen adam, neredeyse korkudan kız arkadaşının kucağına hoplayacak vaziyetteydi. La havle vela… çekerek filmi izlemeye devam ettim. Ha sahi, meşhur soslu mısırlarım ve kolam da benimle birlikteydiler.

Anne ve babasıyla kavgalı olduğu için uzun yıllardır görüşemeyen Nana, oğlu Tyler ve kızı Becca’ya ısrar ederek Pennsylvania’daki cemaat şatosuna komşu olan anne ve babasının yanına bir haftalığına tatile yollar. Çocuklar gitmek istemezler ama maceracı ruhlarına da yenik düşerek ellerine kameralarını alarak nine ve dedelerinin yanına giderler.

Burası oldukça sakin, sessiz, doğa ile baş başa bir çiftlik evidir. Büyük anne ve büyük baba torunlarını sevgiyle karşılarlar. Hatta büyük anne o kadar sevgiyle karşılar ki, torunlarına her dakika bir şeyler yedirme, içirme derdindedir. İlk gün, tanışma ve çevreyi gezme merasimi bittikten sonra kurallar açıklanır. Saat 21.30’da yatılacak, çok fazla bilgisayar ve telefon kullanılmayacak, ama en önemlisi 21.30’dan sonra asla aşağı kata inilmeyecektir.

E-tabii bunlar çocuk. Kurallar onlara çok sıkıcı gelir ve yasaklar çiğnenmek içindir lafına uyup, bir gece, aşağıdan gelen sesleri merak ettikleri için odalarından çıkarlar. Salonda büyük annelerini tuhaf hareketler yaparak bulurlar ve korkup, tekrar odalarına kaçarlar. Gündüzleri gayet normal olan büyük anne ve büyük baba, geceleri tuhaflaşıp, deli gibi davranırlar.

Ertesi gün, büyük anne, Becca’nın eline bir bez vererek “kızım, benim elim ulaşmıyor, benim yerime sen şu fırının içine girip, içini iyicene siler misin?” deyince, “ hah” dedim, “kötü kalpli cadı gibi kızı fırına sokup yakacak” ama düşündüğüm gibi olmadı. Ayrıca büyük anne neden durmadan çocuklara kek, börek, pasta yedirsin ki? Şişman birer kurbağaya dönüşüp, onları pişirmek için olabilir mi?


Filmin yönetmenin diğer yaptığı filmlere bakılırsa bu film, yönetmenin takipçileri tarafından pek beğenilmemiş. Sanırım ilk kez korku-komedi yaptığı için biraz yadırganmış, komedinin ve mizahın da adam yerine koyulmadığını düşündüğüm için bu filmi pek sevmemişler. Ben filmi orta karar buldum ve salondaki diğer kişilerle birlikte yüzümde tebessümle salondan ayrıldım. Bu arada filmin bazı sahnelerindeki müziklerin, farklı filmlere bir ironi yaptığını düşünüyorum. Siz de izlediğiniz de bunu anlayacaksınız. Filmi izlemek isteyenlere şimdiden iyi seyirler. Filmsiz kalmayın. 


 IMDb: 6.1

Vizyon Tarihi: 11 Eylül 2015
Yapımı : 2015 - ABD
Tür : Komedi ,  Korku
Süre: 94 Dak.
Yönetmen : M. Night Shyamalan
Oyuncular : Kathryn Hahn ,  Ed Oxenbould ,  Peter McRobbie ,  Jon Douglas Rainey ,  Erica Lynne Marszalek
Senaryo : M. Night Shyamalan
Yapımcı : M. Night Shyamalan ,  Jason Blum
Diğer Adı : Sundowning




EXTINCTION (2015)

Son bahara ve serin havalara merhaba demeye hazırlandığımız son dönemlerde, sıcak hala bunaltmaya devam ediyor, biliyorum. Sık sık metrobüs kullanan biri olarak, koltuk altı kokusundan, etrafımda kokuşmuş zombilerin olduğunu düşünüp, yanımda gaz maskesi ile dolaştığım doğrudur. Otobüsteki Zeytin ile Limon’u da mı görmüyorsun be insan! Onların bile kişisel temizlik konusunda animasyonları dönüyor ortalıkta.


Ya allaaaşkına ben ne anlatıyordum, nerden nereye geldim heee… Havalar daha serinlemedi, sıcaklar devam ediyor, anlatacağım filmde de buz gibi bir hava esiyor, diyecek oldum ama konu ter kokusuna kadar gitti. Evet, film bir hayli soğuk havada ilerliyor. Kendinizi filme kaptırırsanız, belki kar soğuk havanın serinliği yanınıza kadar gelebilir.

Filmin açılışında, her zombi filminde olduğu gibi nereden geldiği belli olamayan bir virüsün ortaya çıkmasıyla, insanların zombilere dönüşerek birbirlerini orasından burasından ısırarak üremeye çalıştıklarını izliyoruz fakat, öööle uzun uzuna anlatılan bir sahne değil bu.

Oldukça hareketli başlayan filmin başında, bir grup insan bir otobüse sıkışmış vaziyette zombilerden götlerini kurtarmaya bakarken, bir çoğu ölür. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir hesaaabı, geriye kalanlar, dünyanın dengesinin de bozulmasıyla sürekli kış yaşayarak hayatta kalmayı başarırlar.

Film bu ya, aradan 7 sene falan geçer, kalan sağlar kendi hallerinde bir yaşam kurarlar. “Kalan sağlar” dediysem, kasabada kalan 3 kişidir. Patirck, Jack ve Jack’in kızı. Patirck ve Jack’te birbirlerine uzun zamandır küs oldukları için birbirleriyle görüşmezler. Ya alaaşkına, ulan dünyada kala kala üç kişi kalmışsınız, hala nedir bu dargınlık, diyerekten, Mahsun’un hepimiz kardeşiz bu öfke ne diye, sözleri fonda çalmaya başlar.

Bir süre sonra 7 yıldır ortada gözükmeyen zombilerden biri pat diye küçük kızın karşısına çıkmaz mı! Iyyy bir de bir çirkin ki sormayın. 7 yıl içerisinde evrim geçirmiş, ten rengi bile kar gibi beyaz, gözleri kör fakat bir sineğin kanat çırpışını bile kıçından duyabilecek özelliğe bürünmüştür. Kısacası evrim geçirmiş zombiler tekrar saldırmaya başlarlar ve bu durumdan sonra kavgayı gürültüyü bırakan Jack ve Patrick birlik olup savaşmaya mı başlayacaklardır, yoksa aralarındaki düşmanlıktan dolayı, biz adam olmayız kim s.ker zombileri deyip, evlerine mi kapanacaklardır. Filmin gerisini izlemek size düşüyor. Hadi şimdiden iyi seyirler.


IMDb: 5.8




Yapımı : 2015 - İspanya
Tür : Dram ,  Gerilim ,  Korku
Yönetmen : Miguel Ángel Vivas
Oyuncular : Matthew Fox ,  Jeffrey Donovan ,  Clara Lago ,  Ahna O'Reilly ,  Valeria Vereau
Senaryo : Miguel Ángel Vivas ,  Alberto Marini
Yapımcı : Jaume Collet-Serra ,  Borja Pena


2 yorum:

  1. izlediğiniz filmleri iyi hoş anlatıyorsunuz da keşke biraz da anlatımı bitirdikten sonra beğenip beğenmediğinizi de yazsanız çok iyiyi olur. Bazen görüyorum yazıyorsunuz hakkınızı yememek lazım ama 10 üzerinden kaç puan verdiğinizi bir nevi sadece volkan şimşire ait bir değerlendirme şekli yapsanız gerçekten çok orijinal olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tmam pekala bunu değerlendiricem. Yorumun için çok teşekkürler

      Sil