23 Ağustos 2015 Pazar

SINISTER 2, 13 SINS, HORROR STORIES, PARANORMAL ACTIVITY: THE MARKED ONES ve FINAL EXAM

SINISTER 2 (2015)

Geçtiğimiz Cuma gösterime giren korku filmlerinden biri de Sinister 2 filmiydi. Gecen haftalarda, koridorlarında kaybolduğum sinema solunda yerimi aldım ve “sinemamıza dışarıdan yiyecek ve içecek sokmak yasaktır” uyarı tabelasına inat, soslu mısırlarımı çıkartarak çatur çutur yiyerek filmimi izledim. Sinema salonunun bu sefer bana en büyük kötü sürprizi filmin Türkçe dublaj çıkmasıydı. Hadi bütçesi yüksek fantastik filmlerin Türkçe dublaj olmasına alışığız da, hayatımda ilk kez bir korku filmi Türkçe dublaj denk geliyor.

Sevgilim olmadığı için iki kişilik koltuğa götümü manda boku gibi yayıp, yan geldim ve filmin tadını çıkarttım ben de. Zaten şu aralar sporu da bıraktığım için götümün iki kişilik koltuğa anca sığması çok normal bir hale geldi. Durum böyle olunca, götüm, soslu mısırlarım ve filmim bir üçlü olarak hafta sonu keyfi yaşamaya karar verdik.

Kötü kalpli dayakçı kocasından iki erkek çocuğu ile birlikte kaçan Courtney, terk edilmiş, korkunç görüntülü ve bakımsız, yani kısacası insana hiç iyi elektrik vermeyen bir eve sığınırlar. Evin geçmişinden habersiz olan kadın ve çocukları, bu evin geçmişinden dolayı bu eve kimsenin taşınmamasının tadını çıkartmaktırlar fakat her şeyin de bir bedeli vardır.

Bir gün bir dedektif, geçmişte bu evde yaşanan cinayetlerin sırrını açığa kavuşturmak için bu eve gelir ve bu aile ile tanışır. Bu arada kadının çocuklarından biri aynı babası gibi kötü kalpli bir yapıya sahip, edepsiz bir piç kurusudur. Çünkü filmin bir sahnesinde annesine “sürtük” dediğini duydum.  Bu durum karşısında annesi,” bana bir daha sürtük dersen ağzına acı biber, kıçına da vasabi sürerim, siktir hemen odana” der ve çocuğu odasına yollar.


Bu lafları hazmedemeyen çocuk ise odasına gideceği yerde bodrum kata iner ve kötü kalpli hayalet çocuklardan cinayet dersi alır. Hayaletler, çocuğun eline 70’li yıllardan kalma 16 mm’lik bir kamera verirler ve “bu evde yaşayan diğer çocuklar gibi aileni öldürürken onları bu kamaraya kaydet” derler.  Tabii bu durumdan dolayı aslında hayalet çocukların da bir suçu yoktur. Cinayetleri işleyene değil, işletene bakacaksın hesaaabı, bu cinayetlerden Bughuul denen iblis sorumludur. Bughuul, bu cinayetlerle beslenen bir yaratıktır ve çocukları kullanarak, onlara ailelerini öldürmesini ve kameraya kaydederek şiddetin estetik görselinin ortaya çıkartmasını emreder.

Dedektif, bu cinayetlerin gizemini çözecem diye, bir gece evde tura çıkar ve ortalığı kolaçan eder. Korkutucu koridorlarda ve katlarda dedektifin götü üç buçuk atarken, salondaki biz izleyiciler de havaya kaç defa zıpladık sayamadım.

Film vasatın iki tık ötesinde, korkunç müziklerini sevdim. Ürkütücü sahnelerle birleşince daha da güzel bir etki yarattığını da söylemeliyim. Film de çocukların kameraya kaydettikleri cinayet sahnelerini başarılı buldum. Gerçekçi görünüyordu. Bu arada eski eşya meraklısı olduğum için filmdeki kameraya ve film gösterim makinesine bayıldım. Plaklı olması da ayrı bir güzeldi. Son birkaç aydır sinemalara gelen dandik korku filmlerinin yanında gayet eğlenceli duran bir yapım olmuş. Beklentimin hepsini karşılamadı ama izlemesi keyifli bir filmdi. İzlemek isteyenlere şimdiden iyi seyirler.

IMDb: 5.9

Vizyon Tarihi: 21 Ağustos 2015
Yapımı : 2015 - ABD
Tür : Korku
Süre: 97 Dak.
Yönetmen : Ciaran Foy
Oyuncular : Shannyn Sossamon ,  Tate Ellington ,  James Ransone ,  Nicholas King ,  Delphine Pontvieux
Senaryo : Scott Derrickson ,  C. Robert Cargill
Yapımcı : Jason Blum




Survivor mı,yoksa kim beşyüz milyar ister mi?Hangisini daha çok seviyorsunuz?Sallayın bütün bu yarışmaları.Şimdi sizi,bir ölüm yarışının içine sokucam;13 Sins.

Maddi sıkıntıların eşiğinde can çekişmekte olan bir çift,işini henüz kaybetmiş bir koca ve aniden çalan telefonun ardından,arabanın içerisindeki sineğin öldürülüp,hemen arkasından o sinbeğin ağza atılıp,yenilmesiyle başlayan para ödüllü bir oyun.


Michael,işini kaybetmiş arabasına atlamış,"evde karı hamile,ırkçı çatlak bir baba,zeka geriliği olan bir kardeşim var;şimdi ne bok yiyeceğim"şeklinde kendi kendine söylenirken birden telafonu çalar ve ne halt olduğu belli olmayan bir ses tarafından bir yarışma içerisinde olduğu,ve yarışmanın 13 aşamadan oluştuğu söylenir.Bu arada Michael'in telefon sesi berbattı ve her defasında sinirim hopladı.Hani şu sirklerde çalan müzikler vardır ya,onlara benziyor aynı.


Michael,bu durum üzerine,yanlış arandığını düşünür ve karşı tarafa bunu iletir.Gayet seri bir konuşmaya sahip olan esrarengiz adam,Michael'in yaşantısına ait tüm detayları car car car telefonda sıralayınca,Michael,seçilmiş kişi olduğuna inanır ve kafası biraz karışır.İyi de bu nasıl bir yarıştır ve ve ne yapması gerekmektedir.İlk önce;arabasının içindeki sineği öldürmesi haline hesabına yüklü bir miktar paranın yatacağı söylenir ve Michael,sineği elindeki gazete kağıdı ile öldürür ve telefonuna DIT,diye mesaj gelir.Sineği öldürdüğü için hesabına para yatmışır.İkinci,daha çok kazandıracak aşama ise;sineği yemesidir.Sineği de yiyen Michael'in hesabına yine yüklü bir para yatar ve artık diğer aşamalar için hazır bir oyuncu haline gelmiştir.İlerleyen aşamaların sinek öldürmek kadar masum olduğunu söyleyemicem tabii.


Film de,para karşılığında insan oğlunun nasıl değişip,bir caniye dönüşebileceği anlatılıyorken,bolca kanlı görüntüye de hazırlıklı olun.Ben bu tür filmlere Saw-Testere filminin türevleri diyorum.Testere'den sonra benzeşen konulu filmler bolca yapılmaya başlanmıştı ve tabii ki Testere kadar başarılı olamadılar.Filmin sonuna dek merakla bekleyeceğinizi söyleyebilirim.Yani 13.oyuna sıra geldiğinde acaba neler olacak.Tabii ki sizi meraktan çatlatmak adına söylemiyorum. :) Hadi kaptınız yine filmi.Herkese iyi seyirler ve tırsmalar.Muck! ;)


IMDb Puanı:6.2

Korkukolik Puanı:
Chookiat Sakveerakul’un yönettiği, 2006 yılı Tayland yapımı “13: Game of Death/13 game sayawng”, İngilizce olarak yeniden çekilmiş versiyonudur.Yani çorlama bir film olduğu için bir puan kırıyorum:5 points.


2013 - ABD
Gerilim ,  Korku

 ,   ,   ,   ,  
Daniel Stamm ,  David Birke ,  Eakasit Thairatana
,  




MOO-SOE- WOON I-YA GI/HORROR STORIES (2012)

Geçtiğimiz yıllarda Uzak Doğu korku sineması hızla göze çarpar bir şekilde kayda değer filmler çıkarırken sanki son dönemlerde biraz daha gerileme var. Yâda ülkemize gelmeyen filmlerden kaynaklı bir yanılma durumu da olabilir bu.
İzlediğim Uzak Doğu filmlerini genelde sevmişimdir. Orijinal hikâyelerle bezeli filmlerin yanı sıra klişeleşmiş bir sürü şey de var tabii. Örneğin, uzun saçlı ve saçlarından bir türlü yüzünü göremediğimiz ve sanki her an şampuan reklamına çıkacakmış gibi o saçlarını gözümüze gözümüze sokmaya çalışan hayalet kız bunlara bir örnek. Bir de Çinlilerin vampirleri var biliyorsunuz. Pire gibi pıt pıt, zıplaya zıplaya hareket eden vampirler. İlk kez Tanrılar Çıldırmış Olmalı filminde görmüştüm. Komikti.


Şimdi gelelim bu hafta size anlatacağım filme; Korku Hikâyeleri. Korku Hikâyeleri, 6 yönetmen ve 4 ayrı hikâyeden oluşan bir film. Fakat filmin başlangıcı itibariyle bu hikâyeler, her ne kadar birbiriyle bağlantısı olmasa da, kaçırılan genç bir kızın ağzından anlatıldığı için bir bütünlük gösteriyor. Korku dolu 4 hikâyenin sonuncusunu sevmedim desem yeri var. Ha- eğer bir zombi filmi severseniz belki siz sevebilirsiniz. Nedense oldum olası zombi filmlerinden kaçar oldum. Bu Güney Kore filmini size hemen anlatayım.

Genç bir kız, genç bir psikopat tarafından kaçırılıyor ve gizli sığınağına getiriliyor. Kız önce gözlerini açtığında herifi karşısında görünce ödü patlıyor tabii. Bir bıçakla kafasının kesileceğini, gözlerinin oyulacağını sanan kız, psikopatın ilginç teklifi karşılığında hayatta kalabilecek midir?

Psikopat, kıza “sen diğerlerinden farklısın, sen de bir bok var ama çözemedim. Bu yüzden seni öldürmiiiiciiim. Ancak, bana korku masalları anlatıp, beni uyutmayı başarabilirsen seni öldürmeyeceğim” der ve kızın karşısına geçip, bizim Kibar Feyzo gibi bağdaş kurup kızın anlatacağı hikâyeleri dinlemek üzere kızceğizin ağzına düşer.

İlk hikâye, iki küçük kardeşin bir manyak tarafından, kendi evlerinde köşeye kıstırılmasının hikâyesidir. İkinci hikâye ise, polis nezaretindeki bir seri katille aynı uçağı paylaşan uçak personelinin başından geçen gerilim yüklü hikâyesidir. Üçüncü hikâye de anlatılan ise, İki üvey kız kardeşin kıskançlıkları sonucu başlarına gelen mide bulandırıcı bir hikayedir. Son olarak anlatılan hikâye de ise zombiler tarafından ısırılan kızını ambulansla hastaneye yetiştiren bir annenin dramatik korkunç hikayesi anlatılmaktadır.

Tüm bu hikâyeler anlatılırken, acaba psikopat çocuk uykuya dalmışmış mıdır ve acaba elindeki kız kurtulmuş mudur diye soracak olursanız, orası da sürpriz olsun. Hadi iyi seyirler. Filmin dvd’si mağazalarda satılıyor. “Amaaann korkukolik, gidip bir de dvd’ye para mı vericem” diyorsanız, açın internetten izleyin anasını satiiiiim . J Zaten orijinal dvd’ye para veren bi odun varsa o da benim zaten.

IMDb: 5.7

Vizyon Tarihi: 17 Mayıs 2013
Yapımı : 2013 - Güney Kore
Tür : Korku
Yönetmen : Jeong Beom-sik,  Hong Ji-young (i)
Oyuncular : Nam Bo-Ra ,  Kim Ji-won ,  Yoo Yun-suk ,  Jeong Eun-Chae ,  Kim Tae-woo
Senaryo : Jeong Beom-sik ,  Gok Kim
Yapımcı :  -
Diğer Adı : Horror Stories




PARANORMAL ACTIVITY: THE MARKED ONES

Bu haftanın bir diğer filmi, tüm dünyada oldukça bilinen bir serinin son bölümüne ait; Paranormal Activity: The Marked Ones. Gerçi filmin 6. Bölümü neredeyse sinemalarda gösterime girecek ve ben filmin 5. bölümünü yeni izliyorum. Hadi bir şey daha itiraf edeyim; ilk bölümden sonrakileri de izlemedim. Galiba bu seriye karşı pek ilgi duymuyorum.

İlk film için söylenen abartılı şeylerin birer pazarlama yöntemi olduğuna dair bir en ufak bir fikrim olmasaydı ilk filmden de çok korkardım heralde. Beni pek sarmayan ve tamamıyla amatör kamera yöntemiyle çekilen serinin sonuncusuna doğru gözüken iblislerle dolu bu filmin sonuncusundan gözüme çarpan kısa notları hemen paylaşayım senle.

İlk film de bilindiği üzere gözle görünür bir iblis falan yoktu. Sadece kendi kendine hareket eden eşyalar ve gecenin bir vakti çıkan garip seslerle idare edip duruyorduk. Filmin diğer bölümlerine göz gezdirdiğimde, filmin popülerliğinin düşmemesi için gözle görünür iblisler iş başına geçmiş. Evdeki tıkırt, fıkırtı ve eşyaların hareket etmeleri ise abartılarak daha bir şiddetli hale sokulmuş.

Son film bana pek ürkütücü gelmedi. Filmin başlarında tanıştığımız iki kafadar yumurcak ise oldukça doğaldı. Tabii el kamerasının da buna etkisi büyük olmuştur diye düşünüyorum. Filmde doğallığı korumak adına yaşlı bir de teyzemiz var. Yaşlı kişilerin de doğal olabileceğini unutmamalı. Görsel efektlerin eğlenceli olduğu film de, yine fısıltı sesleri ve aniden karşımıza çıkan iblisler bir parça korkutucu sayılabilir. Beklentim yüksekti, hayal kırıklığına uğradım. Hadi o zaman filmi anlatayım ben size de biraz gülün.

Jesse kepi havaya fırlatmış, yeni mezun olmanın tadını çıkartırken, kep töreninden tüm ailesi ile birlikte eve dönmektedir. Bu arada işin içine amatör kamera girecek ya, Jesse’nin babasının kendisine aldığı son teknoloji bir kamerayla kep töreni kayda alınır ve o kamera tuvalette dahil her deliğe girer.
Evde küçük bir kutlamanın ardından Jesse ve fırlama arkadaşı Hector - bu arada Hector filmde 18 yaşında bir genç ama, normal yaşı 32- ile birlikte baş başa kaldıklarında, Jesse’nin odasındaki havalandırma deliğinden gelen garip sese kulak verirler. Zaten başımıza ne geliyorsa bu havalandırma deliklerinden geliyor hesaaabı bizim iki deli babalarının kamerasına bir ip bağlarlar ve havalandırma boşluğunda ne olup bittiğini öğrenmek için kamerayı boşluktan içeri salarlar.

Bu arada ben de yatağın içinde öyle bir pısmış bekliyorum ki, havalandırma deliğinden aniden çıkacak bir iblis ödümü kopartacak falan sanıyorum. İblis yerine çırılçıplak genç bir kız kadraja girince hem ben, hem de çocuklar şaşkına dönüyor. Daha doğrusu, çocuklar çıplak kızı görünce her ikiside ereksiyon olmuş vaziyetter neredeyse birbirlerini düzecekmiş gibi yapıp heyecandan ölüyorlar. Fakat çocukların bu heyecanı,  yine alt katta yaşayan yaşlı cadı kadın Ana’nın kocaman ve selülitten geçilmeyen götününün kadrajı kaplamasıyla son buluyor. Bu iğrenç popodan sonra çocuklar birkaç sene ereksiyon olamadan yaşıyorlar.

Yaşlı kadın, çıplak kızın önüne geçerek, elindeki kaba parmağını daldırıp kızın karnına bir şeyler çiziyor ve sanki işaretliyor. Çocuklar, iki çıplak kadın gördüklerine mi şaşırsınlar, Ana’nın tuhaf bir ayin gibi bir şeyler yaptığına mı anlam getirsinler derken Jesse’nin büyük annesi birden odaya giriyor ve televizyondaki iki çıplak kadını görüyor. Neyseki çocukların porno izlediğini düşünüp, pek bir şey sormadan dışarı çıkıyor.

Birkaç gün sonra Ana denen kadının cesedi evden çıkartılınca, bizim iki kafadar, cenazenin çıktığı boşaltılan eve bir gece girmeye karar veriyorlar. Akılları sıra macera yaşayıp, olayın gizemini çözecekler. Bir şekilde eve giriyorlar ve farkında olmadan kendilerini bir cehenneme atıyorlar.
Ertesi gün Jesse’de süper güçler ortaya çıkmaya başlayınca, bu durum  ikisininde hoşuna gidiyor, fakat bu olaya anlam veremiyorlar. İkisininde hoşuna giden bu ilginç değişim, aynı zamanda, ikisinin de sonunu getirecek bir iblis tarafından işaretlenmiş oldukları anlamına geliyor.


IMDb: 5.0

Vizyon Tarihi: 10 Ocak 2014
Yapımı : 2014 - ABD
Tür : Korku
Süre: 84 Dak.
Yönetmen : Christopher Landon
Oyuncular : Molly Ephraim ,  Kimberly Ables Jindra ,  Eddie J. Fernandez ,  Catherine Toribio ,  Richard Cabral
Senaryo : Christopher Landon
Yapımcı : Oren Peli


FINAL EXAM (1981)

Bu haftanın nostalji filmi olan Final Exam isimli filmi haftanın kötüsü seçmekten başka çarem yok sanırım. 80’lerin pek çok seri katilli filminin yanında tırt kaçtığı bir film olmuş. O yıllara göre vasatın da altında bir film olan bu film de, bir grup üniversite öğrencisinin yaşadığı seri katil dehşeti anlatıyor fakat sığ sularda.
Filmin başından beri olaylara anlam vermeye çalıştım ama, bir sahnede karşılaştığım şu replik, bana filmi özetledi aslında; “pek çok insan nedensiz yere öldürülüyor.” Eevet, filmde de durum bu; pek çok insan nedensiz bir şekilde, ne olduğu, nereden geldiği belli olmayan, cort diye ortaya çıkmış, hobi olarak insan öldüren bir katil tarafından öldürüldü.

Yurtta kalan bir grup öğrenci vardır; işi gücü iğrençlik olan ve kendilerine Gamma birliği diyen bir öğrenci grubu, kendi halinde işine gücüne bakanlar, sadece dersleriyle ilgilenip, arada aşk denk gelirse romantizm yaşayanlar ve okulda fingirdeşen öğretmenler. Herkes kendi halinde takılırken, kampüse gelen bir manyak tarafından sırayla şişe geçirilip, mangal ateşinde kızartılan gençlerin hikâyesini izliyoruz.

Filmi size ballandıra ballandıra anlatayım diyecem ama inanın filmde konu denen bir şey yok. Bir katil ve ondan kaçan öğrenciler.

IMDb: 4.6

1981 - ABD
Tür : Gerilim ,  Korku
Süre: 89 Dak.
Yönetmen : Jimmy Huston
Oyuncular : Ralph Brown ,  Joel S. Rice ,  Cecile Bagdadi ,  Deanna Robbins ,  Sherry Willis-burch
Senaryo : Jimmy Huston
Yapımcı : Carol Bahoric


1 yorum:

  1. Paylaşımlarınız harika ilgiyle takip ediyorum... biraz daha güncelliği artırırsanız harika olacaktır.

    filmi full izle
    Film izle

    YanıtlaSil