4 Ağustos 2015 Salı

RETURN TO SENDER, DARK WAS THE NIGHT, DABBE 5: ZEHR-İ CİN, CAREFUL WHAT YOU WISH FOR

RETURN TO SENDER (2015)

Efendim, neeeerde o eski intikam filmleri, diyerekten dedeniz gibi konuştum galiba. Önceden izlediğim, Mezarına Tüküreceğim, yada benzeri filmler, şiddet dolu ve heyecanlı olurdu fakat bu kez karşımıza çıkan Return to Sender, çok ağır tempoda ve gereksiz detaylarla dolu bir film gibi geldi bana. Sanki sadece filmin sonuna odaklanıp, senaryoyu gereksiz şeylerle uzattıkça uzatmışlar gibi hissettim nerdeyse.


Gerilimden ziyade, gerilimden çıkıp, dramatik bir yapıya bürünen film, düşük dozda gerilim severlere hitap edebilir. Benzeri filmleri izleyenler için de şaşırtıcı son, pek şaşırtmayabilir, hatta tahmin bile edebileceğiniz bir sona doğru bile ilerleyebilir.

Film de, her zaman bahçeleriyle ve iki katlı evleriyle ve yemyeşil kaldırımlarıyla özendiğimiz küçük bir Amerikan kasabamız var. Başrolümüzdeki hemşire Miranda; temizlik hastası (hani şu telefonu, kalemi bile sildikten sonra tutan kişilerden) pasta yapmaya meraklı ve hastanede ameliyatlara da katılmak isteyen bir kadındır.

Bir gün koca götlü bir iş arkadaşının doğum günü için evde oturup, deli gibi iki katlı, şeker hamurundan harika, şık bir pasta yapar ve elinde pastasıyla kendi aralarında kutlama yaptıkları arkadaşlarının yanına gider. Doğum günü olan kadın sarhoştur ve Miranda’nın yaptığı pastaya elini sokarak, dozer kepçesi gibi pastanın yarısını götürür. “Arkadaşımın memeleri sağ olsun, ben yine yaparım” diyen Miranda, bir başka arkadaşının çöpçatanlığı ile Kevin adında bir adamla buluşmaya karar verir. Fakat Miranda, Kevin’i daha önce hiç görmemiştir.

Ertesi gün evinde yalnız otururken Kevin gelir ve kapıya dayanır. Daha doğrusu Kevin zanettiği adamı içeri alır bizim akıllı. Adam da Miranda’ya tecavüz eder. Adam kaçtığında iş işten geçmiştir ama, pişman da olmuştur. Neyse, Miranda hastaneye yatar, adam hapsi boylar, Miranda iyileşir ve tuhaftır ki adamı ne yapar eder bulur ve onunla bağlantısını kesmez. Kadın neredeyse tecavüzcüsüne âşık olacak buyuttadır ve onu hiç yalnız bırakmaz. Miranda’nın tecavüzcüden istediği bir şey vardır; cezası bitince ve dışarıya çıkınca kendisini bulması.


Zaman geçer, adam hapisten çıkar ve Miranda, adamın düzgün bir insan olabilmesi, onun topluma kazanılması için ona şans tanır ve onunla iyi anlaşmaya karar verir. Gelin görün ki Miranda’nın iyilik meleği halleri çok da uzun sürmeyecektir, adam geldiği hapishaneye tekrar koşa koşa geri dönmek isteyecektir. Anladınız siz onu. Anlamadıysanız da hadi filmi izleyin.


IMDb: 5.1
Yapımı : 2015 - ABD
Tür : Gerilim
Süre: 95 Dak.
Yönetmen : Fouad Mikati
Oyuncular : Rosamund Pike ,  Scout Taylor-Compton ,  Shiloh Fernandez ,  Nick Nolte ,  Camryn Manheim
Senaryo :  -
Yapımcı : Lauren Bratman ,  Holly Wiersma






DARK WAS THE NIGHT (2013)

Sıcaktan yatağın içerisinde ne yaptığımı bilmeden, bazen domalarak, bazen ayaklarımı duvara dikerek, bazen amuda kalkarak filmi izlemeye çalıştım ve hâlâ ölmedim, yaşıyorum. Büyük bir beklenti içine girerek açtığım filmin bana faydası sadece yatak üzerinde yaptığım akrobatik hareketler oldu. Birkaç kalori daha yakmama vesile olmuştur herhalde.


Imdb’nin dediği gibi film, hiç te öööle 7,1 edecek bir puana da sahip değil. Gayet ortalama bir film olarak puanının da 5.1 falan edeceğini düşünüyorum. Film boyunca açık alan çekimlerinin gri-mavi renkler hâkim olduğu film de, kapalı alanlarda ise daha çok haki renkler mevcuttu. Filmi izleyecek olanlar bu detaylara dikkat ediyorsa hemen fark edeceksinizdir. Filmi izlerken neredeyse uykum geldi ve gidip kendime kahve yaptım. Sonra filme devam ederken sıkıntıdan acıktığımı hissettim ve gidip bir tabak çin eriştesi pişirip yedi. Filmin insanı ekran başında tuttuğu duruma siz karar verin artık. Sonuç itibariyle sıkıldım ve sıradan bir yaratık hikâyesi izlemiş oldum.

Yine her zaman olduğu gibi, küçük bir kasabada geçer filmimiz. Kasabanın şerifi, karısı Şerife’den ayrılma aşamasındadır ve kız mı, erkek mi olduğunu şu an hatırlayamadığım bir de minik çocuğu vardır. Birlikte yaşamaktadırlar.
Şerif günlerini görevine adamış geçirirken, at üreticisi bir herifin atlarından birinin kaybolmasıyla birlikte, kasabayı rahatsız edecek bir kişiden şüphelenmektedir. Bir süre sonra ormanda yaşanan bir cinayet sonrası durumun daha vahim olduğu ortaya çıkar ve sakin kasabalı halkın götü tutuşmaya başlar. Herkes kapısını penceresini kapatıp öyle uyurken, bizim kahraman şerifimiz ise ormana gidip, bir keşif araştırması yapar ve gördüğü manzara hiç de unutulacak cinsten değildir. Evine gelen bir avcının, elindeki video kayıtlarında da ormanda insana benzemeyen bir varlığın olduğu ortaya çıkar ama somut bir görüntü yoktur ortada. Somut olmayan o görüntüye ait “şey” ise giderek şerifin evine doğru yaklaşmaktadır. 

IMDb: 7.3

Yapımı : 2014 - ABD
Tür : Gerilim
Süre: 90 Dak.
Yönetmen : Jack Heller
Oyuncular : Kevin Durand ,  Lukas Haas ,  Nick Damici ,  Bianca Kajlich ,  Sabina Gadecki
Senaryo : Tyler Hisel
Yapımcı : Dylan K. Narang ,  Jack Heller




DABBE 5: ZEHR-İ CİN

Dabbe filmlerinin ilkini evimde, bir Büyükada gezisi öncesi izlemiştim. Ertesi günkü buluşma için arkadaşım aradığında filmin heyecanlı sahnelerinden birinde olmalıydım ki telefonun çalmasıyla yattığım yerden fırlamıştım. Filmi beğenmemiştim ve aradan geçen dokuz yıl boyunca da Dabbe filmlerinin hiç birine yanaşmadım. Ta ki geçen gece filmin sonuncusunu, Dabbe 5: Zehr-i Cin’i izleyene dek.

Aradan tam 9 yıl geçmiş olması iyi olmuş. Bu süre içinde Hasan Karacadağ kendisini oldukça geliştirmiş. Filmi tam anlamıyla yine beni tatmin edici bulamasam da sanki finaliyle ilgili bir şeyler eksikmiş hissi verdi bana. Ayrıca bundan tam dokuz sene önce telefonun çalmasıyla yerimden hoplamıştım ama bu kez de filmin tam 5. Dakikasındna itibaren, elbise dolabıma yapıştırdığım küçük bir çerçevenin pat diye yere düşmesiyle neredeyse kalp krizi geçirecektim. Aradan 9 sene geçti ve ben yaşlandım. Artık kalpten falan gitmem çok doğal.

Son yıllarda çıkan dini temalı korku filmlerinde dikkat ettiğim bir başka şey de izleyiciyi korkutmanın yanı sıra, izleyiciyi de cinler, kıyamet, şeytan ve çeşitli iblisler hakkında bilgilendirmeleri. Kısa bilgilendirmeler olsa yine iyi; bazı filmler de bildiğin belgesel tadı ortaya çıkmaya başlıyor ve film sıkıcı hale gelmeye başlıyor. Bu arada işini iyi yapan yönetmenler mümkün olduğunca küfürlü kelimeleri daha az kullanmalı bence. Küfür, sinema yâda tiyatroda halkımızın ayıpladığı bir şey değil, gülmeye yer aradığı bir şey olduğu için, işin içinde bolca küfür geçiyorsa o işin de boku çıkıyor. (Bkz. yan tarafta yer aldığı gibi)
Son film de gözümden kaçmayanlar; pek çok sahne de kamera o kadar çok sallanıyor ki başınızın dönmemesi imkânsız, astral seyahat denen şey farklı bir açıdan ele alınmış ve Ruhlar Bölgesi serisinin etkisi altında kalınmış, çok fazla teknik bilgiye yer verilmiş ki izleyici sıkar, pek çok sahnede korku atmosferi en üst seviyelerdeydi ve tüylerim diken diken oldu, bir ara eve kameralara takılmaya başlayınca “hah” dedim “Paranormal Activity tarzına doğru da kayıyoruz galiba.”  Şimdi filmi anlatayım biraz size.

Dilek ve Ömer’in sıradan bir hayatları varken, Dilek’in gördüğü kâbuslar hem Dilek’in, hem de Ömer’in hayatını korku filmine çevirir. Dilek’in kâbuslarında gördüğü suretler ve duyduğu sesler ona mesaj verir gibidir ve kâbusların gerçekçiliği giderek artmaktadır. Her geçen gün, bu kâbusların şiddeti arttıkça durumu araştırmaya kalkarlar ve bir arkadaşlarının da yardımıyla anlarlar ki Dilek’e bir cin musallat olmuştur.

Durum daha kötüye gitmeden profesyonel birinden yardım almaları gerekmektedir ve Dilek ve Ömer’in arkadaşlarının tavsiyesiyle cinlerle kanka olan bir teyzeye götürürler Dilek’i. Durum sandıklarından daha kötüdür; Dilek’e sadece bir cin değil, insanlardan nefret eden bir cin topluluğu musallat olmuştur. Dilek’in kurtulabilmesi için bazı şifreleri çözerek bir dizi maceranın içine atlaması gerekmektedir.


IMDb: 6.5

Vizyon Tarihi: 12 Eylül 2014
Yapımı : 2014 - Türkiye
Tür : Gerilim ,  Korku
Süre: 110 Dak.
Yönetmen : Hasan Karacadağ
Oyuncular : Ümit Bülent Dinçer ,  Nil Günal Çakıroğlu ,  Murat Seviş ,  Sultan Köroğlu Kılıç ,  Ömer Duran
Senaryo : Hasan Karacadağ
Yapımcı : Hasan Karacadağ






CAREFUL WHAT YOU WISH FOR (2015)

Bence hikâyeyi, oyunculukları, gerilimi falan bir kenara bıraksaydınız da iki sevişip, birbirinize iki yumulsaydınız kese. Biz de en azından erotik bir şeyler izleyip, bu sıcakta, duş da sevişme sahneleriyle içimizi serinletseydik. Film kendisini izlettirmiyor değil ama en azından hikâye üzerine biraz daha çalışaymış senarist efendi, belki de ortaya gerilimi daha yüksek, hop kaldırıp, hop oturtan bir film çıkabilirmiş. Açıkçası gerilim desem gerilim değil, gizem desem gizem değil, öööle ortalıklarda bir tür diyebilirim.

Bu hafta ne kadar çok “küçük bir kasabada” diye başlayan film anlatımı yaptım. Evet; bu kez yine küçük bir sahil kasabasında yaşayan Doug, kendi halinde bir çocukceğizdir. Kasları ve yakışıklılığının daha henüz hayrını görememiş, cinsel ilişki cahili, kezban bir gençtir Doug. Tamirat işlerinden anlayan, zaman zaman da bar da çalışan, çalışkan, dürüst ve anasının kuzusu bir çocuktur bizimki.
Bir gün, kasabaya yerleşmek isteyen kodaman bir herifle genç ve güzel karısı Doug’un evinin tam karşısındaki evi satın alırlar. Dough, genç sarışın kadını görür görmez, gençliğinin de vermiş olduğu enerjiyle her gece 31 çekmeye başlar. Kezban çocuk naaapsın.

Yine bir başka gün, birilerinin önerisiyle Doug’la, teknenin tamiratı için anlaşan kodaman iş adamı Doug ile tanışır. O günden sonra, işadamının genç ve güzel karısıyla daha bi yakınlaşan Doug, bir gün kodamanın olmadığı bir gece herifin karısıyla sohbet eder, güler, eğlenir ve hatta alkolünde etkisiyle demek isterdim ama Abazalığın etkisiyle demek zorundayım, birden kaynaşıp, ertesi gün gözlerini aynı yatakta açarlar.
Zamanla birbirlerine âşık olan gençler, köylülerin dedikodularına aldırış etmeden günlerini gün ederler. Şimdilik gizli saklı her şey güzel gitmektedir. Kısa bir süre içinde yaptığı kasların hayrını gören Doug, güzel kadını kas manyağına çevirir.

Günler, bu iki aşığın birbirlerini yatakta çevirmesiyle geçerken, Doug bir gece kadının evine gelir ve korkunç bir olayla karşılaşır; hayır, kodaman karısının yanında, elinde silahla Doug’u beklememektedir. Olayların çorap söküğü gibi birbirini izleyeceği günler başlamaktadır.


IMDb: 5.5

Yapımı : 2015 - ABD
Tür : Gerilim ,  Korku
Süre: 90 Dak.
Yönetmen : Elizabeth Allen
Oyuncular : Nick Jonas ,  Dermot Mulroney ,  Isabel Lucas ,  Paul Sorvino ,  Kevin J. O'Connor
Senaryo : Gregg Hurwitz
Yapımcı : Ashok Amritraj ,  Michael A. Helfant
Diğer Adı : Ne Dilediğine Dikkat Et

1 yorum:

  1. Paylaşımlarınız harika ilgiyle takip ediyorum... biraz daha güncelliği artırırsanız harika olacaktır.

    filmi full izle
    Film izle

    YanıtlaSil