6 Temmuz 2015 Pazartesi

HAFTANIN FİLMLERİ

HOME SWEET HELL (2015)

Evet, korku filmi fanatiği olabilirim ama, zaman zaman moralim altüst olduğunda korku filmlerinin beni boğduğu bir gerçeğini de inkar edemem. Dolayısıyla harika bir tatilden dönüşü kendimi pekiyi hissetmediğimden ki tatilciler bunu iyi bilir, korku türünün içine biraz da komedi serpiştirilmiş bir film izleyip, tatil dönüşü sendromumu biraz azaltayım istedim. Uzun zamandır izlenecekler listemde yer alan bir film olan Home Sweet Hell filmine şans tanımak istedim.


Oy oy oy! Film de Korku Seansı ve Ruhlar Bölgesi filmlerinin yakışıklı yıldız ismi Patrick Wilson’ı mı ararsın, su gibi güzelliği ile Katherine Heigl’mi bilemem. Korku senası ve Ruhlar bölgesi ve hatta daha geriye gidilecek olursa Hard Candy filmlerindeki korku karizmasıyla ortalığı yıkan Patrick Wilson’ın karizması bu filmde biraz uçup gitmiş ama herifin her türlü sempatik hali de ortaya çıkmış. Komedi filmlerine de ne kadar yakıştığını göstermiş bu filmde.
Onun karısını canlandıran Katherine Heigl ise hem oyunculuk hem güzelliği ile Patrick Wilson’un yanına ve bu filme çok yakışmış. Eli kanlı bir komedi olan Home Seweet Hell, başlarında daha bir komedi ve aile filmi gibi başlasada pek öyle ailecek izlenecek gibi değil. Film, sonrasında açılıp, saçılıyor. Cinsellik konusunda öööle çok abartılı sahneler olmasa da çıplak var az biraz. E- tabii bir süre sonra cinayetlerin de devreye girmesiyle kanlı sahneler de ekranınızı kan kırmızısına boyayacak gibi. Ama merak etmeyin, her şey oldukça dozunda.

Don, kendi halinde bir aileye sahip, çoluk çombalak sahibi, biraz da karısının sayesinde iş hayatında da belli bir yere gelmiş bir iş adamıdır. Güzel karısı ise biraz dediğim dedik çaldığım düdük, eli maşalı bir hatundur. Canı istedimi seks yapar, istemedimi yapmaz. Bu yüzden cinsel duyguları ve pantolonu sürekli kabarık gezmeye başlayan Don, donsuz günlerini özler ve işe yeni aldığı genç bir kızla gecelik bir ilşki yaşar. Daha doğrusu kız tarafından kandırılır. Kadın hamile olmamasına rağmen, hamileyim deyip, Don’dan para yürütmeye çalışır. Bu arada kadın, bu yöntemlerle para kazanmaya çalışan bir çetenin üyesidir.

Bu durumu öğrenen ve şantajla karşı karşıya kalan Don’un paçaları tutuşur ve tüm olan bitenin başkası tarafından karısının duyacağına kendisi söylemeye karar verir. Durumu öğrenen karısı, çok sakinmiş gibi görünse de, her şeyin eskisi gibi mutlu mesut gitmesini bir tek şartla kabul eder; Don, ilişki yaşadığı kadını öldürmelidir. Evdeki hesap çarşıya uymaz ve Don bu işide yüzüne gözüne bulaştırınca asıl korkunç gerçekle o zaman karşılaşır.



IMDb: 5.6

Yapımı : 2014 - ABD
Tür : Dram ,  Komedi
Yönetmen : Anthony Burns
Oyuncular : Katherine Heigl ,  Jordana Brewster ,  Patrick Wilson ,  Kevin McKidd ,  James Belushi
Senaryo : Anthony Burns ,  Ted Elrick ,  Carlo Allen
Yapımcı : A.J. Buckley ,  Anthony Burns
Diğer Adı : Benim Şeytan Karım










THE CAR (1977)

Eski filmler olmazsa olmazlarım arasında. Bu hafta araya sıkıştırabildiğim eski filmlerden biri de 1977,ABD yapımı The Car. Bizdeki adıyla Şeytanın Arabası. Filmi, ben doğmadan öneceki filmler kategorisine koyuyorum.
Yılın modası olan daracık jean pantollar, herkesin kalaçalarını  ortaya kabak gibi çıkartmış, etrafı çöllerle kaplı kasabada seksilik esintileri ortalığı sarmakta, herkes kendi halinde işine gücüne bakmaktayken, kasabanın çöl havasını toza dumana katan bir otomobilin kasabada peyda olmasıyla ortalık kan gölüne döner.


Şeytan bu kez kendini şaşırmış, naaapsam etsem de bir yolunu bulup, insanların arasına girip, insana dönüşebilsem diye ortalıklarda fink atarken, bir arabanın ruhu olup ortaya çıkar.
Kasabada, bisikletleriyle takılan iki ergen abaza gencin ölümü olan bu otomobil, kasabada çok sık görülmeye başlar ve her cinayetin yakınlarında görüldüğü için arabanın şoföründen şüphelenilmektedir. Bu arada kasabanın polislerinden birini 1977 yapımı Dehşet Sokağı filminin yakışıklı abisi James Brolin canlandırmaktadır. Abimiz aynı zamanda bu filmin de başrol oyuncularındandır.

Bir süre sonra, bir görgü tanığı kadının, arabanın şoförünün olmadığını söyler. Kurşun geçirmeyen, şoförü olmayan ve ortalığı kan gölüne çeviren manyak otomobilin tek yapamadığı şey vardır; mezarlıklara girememek. Ölülerden tırsan otomobilin gizemi acaba nedir.


IMDb: 6.0

Yapımı : 1977 - ABD
Tür : Aksiyon ,  Gerilim ,  Korku
Süre: 96 Dak.
Yönetmen : Elliot Silverstein
Oyuncular : Ronny Cox ,  James Brolin ,  Kim Richards ,  John Marley ,  Elizabeth Thompson
Senaryo : Michael Butler ,  Lane Slate
Yapımcı : Marvin Birdt





HORSEHEAD (2014)

Üzerine deli gibi düşünme gereği duyacağınız bir film olabilir, çünkü ben, film bittikten sonra hönk oldum. Şimdi bu film bir şey dedi ama iyi bir şey mi dedi, kötü bir şey mi dedi diye öylece kaldım. Galiba anlayabilmekte zorlandım. Aaaaay tamam be itiraf ediyorum filmin sonundan bi bok anlayamadım. J


Bir sinema sitesine girip, bi yorumları falan okuyayım dedim ama filmnle ilgili sadece bir yorum bulabildim. Yorumda, “filmi anlayabilmeniz için belli bir zekâ ve kültür kapasitesine sahip olmanız gerekiyor demiş” sitenin kullanıcısı. Ya bak, işte bunu okur okumaz kendimi bir ezik hissetim ki anlatamam. Filmin finaline bittiğini söyleyen bu kültür taşkını abimiz, bir de filmin finalini bizle paylaşsaymış harika olacakmış. Neyseki az biraz kültür ve zekâ seviyemle ben de bir şeyler anlamaya çalıştım. Hadi bunları sizlerle paylaşayım azıcık.

Jessica adında bir başkarakterimiz var. Bu kızımız çocukluğundan bu yana gördüğü ilginç ve birbiriyle bağlantılı rüyaları anlayabilmek için rüyaların psikofizyolojisini araştırmaya başlar.

Üvey babaannesi ölünce evine geri döner fakat annesiyle yıldızları hiçbir zaman barışmaz. Araları sürekli kötü olan ve birbirlerini durmadan didikleyen bu anne-kız görüntüsü Jessca’nın hiç hoşuna gitmez.

Bir süre sonra Jessica hastalanır ve yatağa düşer. Hastalanmasıyla birlikte gördüğü rüyaların da şiddeti artmaya ve sanki ona bir şeyler anlatmaya çalışmaktadır. Rüyasında babaannesini gören Jessica, babaannesinin kendisine, anahtarı bulması gerektiğini söyler.”Anahtarı bulmalısın fakat kutru takip ederken, at kafasından da kaçmalısın” der.

Birbiri ardına gördüğü rüyalarla geçmişine dair sırların ortaya çıkarması gerektiğini anlayan Jessica, rüyalarında anahtarın peşine düşer. Dikkat etmesi gereken tek şey ise at kafasından kaçmak olduğudur.
Filmin sonunda pek çok neden arayabilirsiniz. Tartışmaya açık film olarak bitiyor. Filmin görüntüleri video klip gibi. Sanki bitmek bilmeyen bir video klip izliyormuşsunuz duygusuna kapılabilirsiniz.

IMDb: 4.8

Yapımı : 2014 - Fransa
Tür : Dram ,  Fantastik
Süre: 89 Dak.
Yönetmen : Romain Basset
Oyuncular : Vernon Dobtcheff ,  Catriona MacColl ,  Lilly-Fleur Pointeaux ,  Murray Head ,  Gala Besson
Senaryo : Romain Basset ,  Karim Chériguène






RESİDUE (2015)

Çok fazla üzerine düşmeyeceğim filmlerden biri diyelim. Basit bir yaratık hikayesini, bir gizem çerçevesi içerisinde, dallandırıp budaklandırarak, laf salatası yaratarak filmin süresini de uzatıp ortaya sıkıcı bir film çıkartalım demiş olmalılar ki amaçlarına da ulaşmışlar.

İngiltere’de, şehrin göbeğindeki bir gece kulübünde büyük bir patlama meydana gelir. O esnada foto muhabiri Jannifer sevgilisinin kucağında hoplarken bu patlamaya pencereden tanık olur ve etkisi altında kalır.

Jennifer, genelde gezmek-tozmak, hava alıp rahatlamak için ya sabahın en erken saatlerini seçer, yada gecenin bir vaktini. Eline makinesini alıp kendini sokaklara atar ve kafasına taktığı bir şey vardır; bu patlamanın ardındaki sır.
Yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, hükümetin karantinaya aldığı bölgede insanlar ya intihar etmektedir, yada birbirlerini vurmaktadır. Yapmış olduğu araştırma sonucu, hükümetin bir şeyleri örtbas etmek istediğini anlayarak, gerçeğin peşine düşer.

Evet; konu budur, herkese saygılar.


IMDb:5.0

Yapımı : 2015 - İngiltere
Tür : Gizem ,  Korku
Süre: 102 Dak.
Yönetmen : Alex Garcia Lopez
Oyuncular : Natalia Tena ,  Iwan Rheon ,  Jamie Draven ,  Franz Drameh ,  Danny Webb
Senaryo : John Harrison






TERMINATOR GENISYS (2015)

Tam manasıyla gerilim-korku olmasada hafta sonu sinema maceram olarak Terminator Genisys’den biraz bahsedeyim. Açıkçası, ben filmin deli gibi bir hayranı değilim. Ama fantastik filmlerden de hoşlandığım için filmi görme ve sinemada izleme ihtiyacı duydum. Bu yüzden çok detaylı bir anlatım yapıp da, filmin hayranlarını kızdırmak istemiyorum.


Bu kez nasıl bir film yapmışlarsa anacım, film de dolaşmadığımız zaman kalmıyor. İçinde bulunduğumuz zaman, gelecek zaman, geçmiş zaman derken, ben bu zamanın gelmişini geçmişini diyerekten kafam allak bullak oldu. Bugüne kadar izlediğim fantastik filmlerden en göze batan görsel efekt anlamında Transformers 2 ve sonrası aklımda kalmış. Bu filmden de inanılmaz bir görsellik bekliyordum ama, maalesef bu görselliği bulamadım.

Arnold abimizin, filmin üçüncüsünden beri oynadığı bu seride, her bölümde olduğu gibi Arnold’un kaslı ve pişmaniyeye dönmüş kıçını da görmeden edemiyoruz. Âdet yerini bulsun, gönüller hoş olsun.




IMDb: 7.8

Vizyon Tarihi: 26 Haziran 2015
Yapımı : 2015 - ABD
Tür : Bilim Kurgu ,  Aksiyon ,  Gerilim ,  Macera
Süre: 126 Dak.
Yönetmen : Alan Taylor
Oyuncular : Arnold Schwarzenegger ,  Emilia Clarke ,  J.K. Simmons ,  Lee Byung-hun ,  Matt Smith
Senaryo : James Cameron ,  Mark Jones
Yapımcı : James Cameron ,  Gale Anne Hurd
Diğer Adı : Terminator 5




SCREAM TV DİZİSİ

Dizi izlemek hiç âdetim değildir. Nedense Allah beni dizi izleme özürlüsü olarak yaratmış. Neden olduğunu bilemiyorum ama, diziler bana izlenecek o kadar film varken vakit kaybı gibi geliyor. Hoş, sinema filmi havasında yapılan yüksek bütçeli diziler de var tabii. Televizyon dizilerinin yorumlarını yapmak da eğlenceli olur diye düşünüyorum ama sanırım bunun için önümde daha çok yol var.


90’lar genci olduğum için, benim favori slasher filmim de haliyle Scream. Her bölümü merakla beklemiş ve keyifle izlemişimdir. Wes amcanın elinden bazen kötü filmler çıkmış olsada , Scream serisinin bende yeri ayrı ve özeldir. Çünkü içinde benim gençliğimin deli dolu halleri vardır.

Serinin 4. Filmi 10 yıl aradan sonra çıktı ve 5. Film ne zaman gelir derken, bir de baktık ki filmin tv dizisi versiyonu gelivermiş bile. Dizinin ilk bölümünü izledim; nerede anaokulu öğrencisi çocuk var doldurmuşlar filme. Filmin özelliği gereği, gençler arasında geçmeli bu film. Bu dizide de kural bozulmamış. Bu kez dizide eşcinsel karakterler de var ki ilk bölümde lezbiyen bir kankamız var. Gençler yine korku filmleri üzerine sohbetler ediyor, çılgın ev partileri veriliyor, düzüşen düzüşüyor, içine bok gibi içiyor ve tatataaaaa maskeli katilimiz ortaya çıkıp, dehşet saçıyor. Ben ilk bölümde herkesten şüphelendim. Zamane gençliğine güven olmaz, herkes katil çıkabilir diyerekten noktayı koyuyorum.

ÖNEMLİ NOT: Yazım hatalarımı samimi bir hava versin diye düzeltmiyorum. Aksi halde süper bir yazım gücüm vardır (yersen)

İKİNCİ ÖNEMLİ NOT: Word programı bile benden bıktı. J








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder