22 Kasım 2014 Cumartesi

KEVSER'İN HAYALETİ ARAMIZDA ÜMMÜ SIBYAN:ZİFİR


Servis aracına bindiğim de,sat 20:00'daki Ümmü Sıbyan:Zifir filmine yetişebilir miyim korkusudur her yanımı sarmıştı.Ulan bir kerede filme yetişmeye çalışamadan gitsem kafamı kıracam.Her filme gidişim mutlaka ucu ucuna denk gelmiştir.Ama bir de iş çıkışıysa bu durum dahada fena.

Servisin kalkması için bir kaç kişinin daha gelmesini beklerken gözüm  de durmadan saatteydi.O iki kişide bir kaç dakika sonra gelince hemen herket ettik ve bu kez aklımdan geçen tek şey varsa o da trafikti.Cuma geceleri genelde yoğun bir trafik oluyordu ve tek derdim neredeyse trafik haline gelmişti.Trafikten dolayı,yolda kısa bir süre bekleyişin ardından biraz daha hızlanmıştık.Acaba direkt mi gitsem lan?Yok boşver be oolum,en iyisi metrobüse atla,en azından trafik derdin kalmayacak.

Servisten iner inmez koşar adımlarla metrobüs durağına doğru gelmiştim.Sanki arkamdan Ümmü Sıbyan kovalıyordu.Köpek gibi nefes ala ala kendimi metrobus duragında bulmuştum.Hay allah ya tam 12 dakika kalmış filmin başlamasına.Ya bir de geç kalırsam,ya bir de vaktinde orada olup da,bir de bilet bulamazssam?Tepem atık bir vaziyette geriye dönmek te vardı.

Gelen ilk,tıklım tıkış metrobüse kendimi sığdırmayı başarabildim.Önümüzde tam iki kısa durak vardı ve alışveriş merkezi hemen durağın önündeydi.Artık geriye bir tek bilet bulamama derdi kalmıştı.Vakit her an azalıyor,tıklım tıklım metrobüsün içerisinde stresten nefessiz kalmak üzereyken aniden o kalabalığın içinde,derinlerde bir yerde bir çift korkunç gözün bana baktığını hissettim.O neydi lan!Korku filmine mi gidiyordum,yoksa korku filmi mi benim ayağıma kadar gelmişti.Ha siktir!Bana bakan o kocaman ve hiç kapanmayan bir çift göz o kalabalığın arasında oturduğu yerden kalkıp üstüme doğru gelmeye başlamıştı.

Otobüsün içinde beliren tuhaf koku daneyin nesiydi!Korkunç suratı herif bana doğru yaklaşıyor,benim de gözlerim korkudan fal taşını da geç,tuvalet taşı gibi açılmaya başlamıştı ki otobüs aniden büyük bir sarsıntı ile iki durak arasında durmuştu.N'oluyoruz ooolum,bu da neyin nesi şimdi.Şaka gibi bir şey herhalde.Nasıl olur da koca otobüsün içinde beliren sisin ardından tek başıma otobüste kalabilirdim.Sis tabakası yok olmaya başlarken,tuhaf bir sessilik oluverdi otobüste.Ya abi ben sadece sinemaya gitmeye çalışıyordum.Sanki korku tünelinin içindeyim.Hiç bir şey anlayabilmiş değilim.Kafam çok karışmıştı.

Sisler yavaş yavaş yok olmaya başlarken,bir kaç koltuk ötemdeki boş koltuğun arkasında,çirkin,kara-kuru bir çift elin belirdiğini görünce yusuf yusuf eşliğinde tam otobüsün kapısına doğru yönelmiştim ki,kapıların sımsıkı kapandığını farkettim.Artık sonum gelmişti.Kapıya burnumu dayamış,ensemde pis kokulu bir nefesin hırıltısını tam hissetmiştim ki.Kapını hemen üstündeki acil çıkış çekiçini aldığım gibi elime arkamdaki orospu çocuğunun kafasına tam indiriyordum kiiiiiiii,DİNG DONG BAHÇELİEVLER ,diye bir sesle irkildim.Alışveriş merkezinin önündeydim ve nasıl bir kafayla filme gireceksem artık,bok gibi bir hayal eşliğinde yolculuğumu tamamlamıştım.

Gördüğüm bu gündüz düşlerinin hatti hesabı yoktu aslında.Fredy'nin peşine düştüğü  gençler gibiyim heee.Anında durumla ilgili bir fantezi üretip,kendi kendimi korkutabiliyorum.Öf aman neyse en sonunda alışveriş merkezinin önüne kendimi atıvermiştim ve artık son bir kaç engelim vardı demeye kalmadan,o engellerden ilki karşıma çıkıvermişti.Yaşlı bir çift,o daracık merdivenlerden yukarıya,yan yana ve en ağır adımlarla çıkmaya çalışıyordu.Neyse ani ve kıvrak bir hereketle yanlarından geçerek köprünün tepesine çıktım ve indim.Döner kapının içinden geçerek,güvenlik engelini de aştıktan sonra o lanet olası yürüyen merdivenlere sıra gelmişti.Hangi siktiğim merdiveni yukarı çıkıyor diye bir bakındım.Korktuğum gibi olmuştu ve avm'nin diğer ucundaki yürüyen merdivene doğru koşa koşa ulaştım.Önümde şamatacı gençler,kakara kikiri yaparak yukarıya çıkıyorlardı.Yukarı çıktığmda bu kez de sinemanın olduğu yer,merdivenlerin tam tersi istikamette kamıştı ve haydeeee bu seferde avm'nin diğer ucuna koşturmaya başlamıştım.Allahım ben sadece sinemaya gitmek istiyorum.Sanki engelli koşuya katılacam,bu ne eziyet be!

Kuyruğa girmeden önce gişide duran kıza ,filme yer olup omadığını sordum.5 kişilik yer olduğunu söyleyincebu kez önümdeki 7 kişi de durumu tehlikeye sokmuştu.Eğer hepsi bu filme girecek olursa boku yemiştim.Sıra bana geldiğinde kalan tek bileti de ben aldım ve daldım içeriye.Salon full dolu olduğu için en ön sırada ortada oturuyordum.Bir kaç reklamın ardından film nihayet başlamıştı.

Bir grup lise son sınıf öğrencisi,mezun olmadan önce bir çılgınlık yapıp,okula gecenin bir vakti girip,kafaları çekerler ve her türlü seksi eylemi gerçekleştirmeye çalışırlar.
Bunlar iyicene kafayı bulurlar ve en sonunda gecenin beklenen anı gelir ve yıllar önce okulda intihar eden Kevser adındaki kızın ruhunu çağırmaya başlarlar.İçlerinden bazıları ruh çağırma işini saçma bulurken,ruhu çağıracak kızceğiz de geceye hazırlıklı gelmiştir.Çantasından ruh çağırma setini çıkartır,spor salonunun ortasına tüm lazemeleri koyar ki bu malzmeler olmadan asla ruh gelmez.Işıklar kapatılır,habüde hübüdo,gubudo dibido gibi abuk subuk ruh çağırma sözleri de söylenirken aniden garip şeyler olmaya başlar.Çoğunun inanmadığı bu ruh çağırma ayini gerçeğe dönmüş,Kevser'in ruhu artık aralarına gelmiş,büyük bir intikam duygusuyla aralarına girmiştir.Gençer artık bu esnadan sonra hapı yutmuş bir vaziyette,okulun içinde dört dönmektedirler ve tüm çıkış yolları kapanmıştır.Kevser'in hayaleti neden bukadar intikam ile doludur,filmin ilerleyen dakikalarında belli olur.

Gelelim benim yorumuma;İntikam için geri dönen hayalet konusuna dair korku filmlerini daha önce neredeyse defalarca izledim.Bu yüzden konu,benim gözümde çok sönüktü.Bir de Ümmü Sibyan,bildiğim kadarıyla;bizim dinimizde,hamile kadınlara danan cinin adıdır ama,bu kez bir cin filmi değil de bir hayalet filmi izledik diye düşünüyorum.Ha evet;Hollywood filmleri arasında defalarca,intikamcı hayalet filmi yapıldı,ama bizim sinemamızda yapılmadı da diyemicem,2004 senesinde çıkan Okul filmi de benzeri bir konuya sahipti.Bu yüzden Türkiye'de bir ilk diyemeyiz bu film için.Makyajlarınız ve efektleriniz gayet başarılıydı fakat,dakika başı "amına koyayım"lafnı okadar çok kullanmışsınız ki senaryonuzda,salon korkmaktan ziyade,film bitene kadar kahkaha attı.Sinemada küfüre karşı değilim ama dozunu aştığı zaman gerçekten tuhaf bir hal alıyor.Biz normal şartlar altında birbirimize küfür etsek,birbirmizi vururuz.Fakat aynı küfürler sinema yada tiyatro sahnesinde olunca"ya aaaabi adamlar bir film yapmışlar;bol küfürlü,bayıldık bayıldık"diyen bir toplumuz.

Açıkçası ben,Türk korku filmlerimizi nasıl yaptığınızı anlayamaz durumdayım.Hayır;korku-komedi yapıyoruz,deyin ve kurtulun.Daha önce de,Zombilerin Düğünü;Ada filmi yapılmıştı.Senaryo baştan aşşağı küfürdü.Küfürle izleyiciyi tavlamayı bırakın,dozunda kullanın ve bütün salonu korkutmaya devam edin.Korku filmlerine gitmekteki amacım korkmak,gülmek değil.Son bir kaç şey daha söyleyecek olursam;filmi çok süper bulmadım,bol küfür,sevişme sahnesi ve çıplak sahnelerin fazla oluşu asla bir filmi kurtarmaz,sadece salona giren 5-6 tane sinemada film izleme adabını bilmeyen dangalağı kahkahalara boğar o kadar.Benden bu kadar.Filminize başarılar,gişeniz bol olsun.İzlemek isteyenler için de söleyeceğim tek şey;çok fazla bir beklentiniz olmasın.Herkese iyi seyirler.



Vizyon Tarihi: 21 Kasım 2014
Yapımı : 2014 - Türkiye
Tür : Gerilim ,  Korku
Yönetmen : Efe Hızır
Oyuncular : Melisa Akman ,  Berkan Bulut ,  Rabia Kaya ,  Mustafa Kırantepe ,  Gizem Ayaz
Senaryo : Serhat Hasanoğlu ,  Muharrem Dokur
Yapımcı : Caner Özyurtlu ,  Şebnem Bozoklu



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder