15 Kasım 2014 Cumartesi

GİZLİ YÜZLER

Filmler gösterime girmeden,takip ettiğim bazı sitelerden sıradaki hafta hangi filmler gösterime girecek diye öncelikle kolaçan ederim.Gizli Yüzler hiç piyasada yokken pat diye bu hafta sonu gösterime giren film oldu.Oysaki bu hafta sonu bir gerilim yada korku filmi beklemiyordum.Gerçi,Gizli Yüzler de tam anlamıyla bir korku filmi filmi değil;dram,duygusal,psikolojik ve gerilimin birer parça birleşmesiyle oluşan,aşure ayına uygun,karman çorman filmlerden biri.Ha aşureye bayılırım ama bu filme maalesef hiç bayılamadım.Film hakkında pek hayırlı konuşacağımı da sanmıyorum.

Herzaman olduğu gibi,korku filmi meraklısı arkadaşım Alkan ile sinemanın yolunu tutarken,filmin fragmanı ve afişini göz önüne getirip kendi yorumlarımızı yapmaya başlamıştık.Filmin konusu da hiç fena değildi.Tabii filmi izledikten sonra bu tarz bir konuya ilşkin filmleri daha önce defalarca izlediğim için,filmin gidişatını tahmin etmek te hiç zor olmadı.Kitap yazmaya çalışan bir yazarın iyi bir yazar olabilmek için bolca kitap okuması gerektiği gibi,gerilim filmi yapmaya çalışan bir yönetmenin yada senaristin de bolca korku-gerilim hikayesi okuyup,bolca film izlemesi gerekiyor diye düşünüyorum.Yoksa Gizli Yüzler filmindeki gibi daha önce milyon kere işlenen bir konun tekrar yapılması olası bir durum.

Alkanla koştura koştura alışveriş merkezine girmiştik.Alışveriş merkezlerindeki bu yürüyen merdiven salaklığına yine maruz kaldığımız için avm'yi tavaf edip,yukarı katlara çıkan merdiveni bulduktan sonra büyük bir panik eşliğinde biletlerimizi almak için gişeye yöneldik.Hayatından bezmiş gibi gözüken abladan biletleri alırken,içeride kaç kişi oldup olmadığını sorduk.Aldığımız cevap;hiç kimse yok.Kendi evimizde film izliyormuşuz moduna girip,daldık salona.Salon gayet konforlu ve rahat koltuklara sahipti ve en ön orta koltuğa manda boku gibi yaydık kendimizi.Filmin bir kaç dakikasını kaçırdığımızı anlayıp,filmi seyretmeye başlamıştık ki,içeriye giren sevgili çift dikkatimizi çekti.Onlar da arka sıralara doğru,en köşeye oturmuşlardı ve filmi izlemeye koyulduk.

Deniz ve Zeynep yeni evlerine taşınmışar,ortalığı toparlarken,aynı zamanda da yeni bir hayata başlıyor gibidirler.Deniz biraz arıza bir karıdır ve her gece görüğü kabuslar yakasını bırakmamaktadır.Bu kabuslardan sıkılan Deniz,en sonunda bir psikoloğa gider ve durumu anlatır.Bu arada film Belçika'da geçiyor.Ne hikmetse Deniz Türkçe konuşuyor,doktoru ise türkçe konuşuyormuş gibi yapıp,aslında yabancı bir dilde konuşuyor.Yani herife türkçe dublaj yapmışlar.Bunu anlamayacağımızı sanan yonetmen hanıma trip atıp,iyi bir sinema izliyicisinin her detaya dikkat ettiğini de kulağına fısıldamak isterim.Bari adam konuşurken alt yazı falan geçseydiniz.

Aman neyse işte,Deniz'in kabusları giderek artar ve aynı zamanda da evin içerisinde paranormal bazı olaylar olmaya başlar.Deniz,eski kocasında kalan kızını da bu arada çok özler ve durmadan onu görmek için gizli gizli eski kocasının evinin etrafında falan dolaşır.Kızın üvey anası da cadı bir kadın.Minnacık kızcağıza kül kedisi gibi davranıp,evi temizletir,masayı kaldırtır falan.Yahu çocuğun kendine faydası yok zaten.Deniz,kızını almaya kafa koyar,fakat kocasının engeli ile karşılaşır her defasında

Bir yandan kendi psikolojik sorunları,öte yandan evdeki hayaletler,cinler,karabasanlar,bir diğer yandan da kızının hasretiyle boğuşan Deniz, bir hayli zor durumdadır ve giderek daha da derin bir kuyunun içine batmaktadır.

Film bu şekilde ilerlerken,gereksiz kamera hareketleri,filmin başından sonuna kadar kullanılan duman efekti ve kopuk sahneler ve amatörce oynayan pek çok oyuncunun yer aldığı filmin,çok süper olmasada hoşuma giden tek tarafı sanırım müzikleri oldu.Ben filmi çok başarılı bulmadım,hatta çok amatör buldum ama filmin senaristi ve aynı zamanda yönetmeni olan Sümeya Kökten'in morlini bozmaya da niyetim yok tabii.Evet;çok olumsuz eleştiriler yapmış olabilirim ama yönetmenin sonraki filmleri de bu film kadar kötü olacak değil.Sinema uçsuz bucaksız bir hayal dünyası.Hayal dünyasını bir kaç tık daha öteye götürüp,daha iyi işler de ortaya çıkarabilir.Filmi izlemek isteyenler varsa gitsin izlesin.Beğenip,beğenmemek size kalmış.

Biz salondan çıkarken hiç memnun ayrılmadık.Hatta,keşke şu filmle gitseydik,falan derken,filmden memnun ayrılan iki kişi vardı;en arka,kuytu köşeye oturan sevgili çift.Salonun bomboş olması onlara yaramış,ikisi de dışarı çıkarken gayet mutlu ve rahatlamış bir şekilde çıkmışlardı. :) Hahahaha,hadi birsonraki film de görüşmek üzere muck.


Yapımı : 2014 - Fransa ,  Belçika ,  Türkiye
Tür : Dram ,  Gerilim ,  Korku ,  Psikolojik
Yönetmen : Sümeya Kökten
Oyuncular : Yeşim Ceren Bozoğlu ,  Gülseven Yılmaz ,  Oğuz Galeli ,  François Vincentelli ,  Meriç Benlioğlu
Senaryo : Sümeya Kökten
Yapımcı : Sylvain Goldberg ,  Tayfun Topal
Diğer Adı : Faces Cachées

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder