30 Ağustos 2014 Cumartesi

PARANORMAL ÇILGINLIK

Aaaaa ama aşk olsun.Neden bana daha önce söylemediniz,darılırım ama bak :) Bu paranormal film hastalığı virüs gibi dünyaya yayılıyor,belli.Ulan ne ara yaptınız da, ne ara vizyona soktunuz bu filmi hiç haberim yok.Bir de benim gibi kokrukolik biri bu filme nasıl dikkat edemez nasıl!


Bahsettiğim film;Paranormal İstanbul.Bir de benim yedi tepeli ,üzerine şiirler yazılan şehrimde bir paranormal olaylar eksikti.Ooolum zaten etrafımız milyon tane türbeyle çevrili,herfileri azdırmayın bir de.E yapmışlar bir kere n'apalım.Filmi henüz izlemedim ama fragmanı bile tüğlerimi tiken tiken etmeye yetti.Bu kadar anlaşılmaz,bu kadar berbat bir fragman yaparak cidden sinirden kıllarım badana fırçası gibi dikildi.

Kendi yapmış olduğumuz filmle mi sadece dalga geçeceğimi sanıyorsunuz.Yooo bir de paranormalin Tokya şubesine adım atıp,Paranormal Activitiy 2:Tokyo Gecesi filmine hafiften sürtmek istiyorum.Walla adamlar aşmış abi.Bak,biz hala ilk bölümde kalmışız,walla yazık bize.Ama burada "adamlar yapmış abi"gibi bir cümleyi sadece ikinci bölümlerini yaptıkları için kullanıyorum.Tokyo versiyonunu da izlemedim.

Hollywood yapımı olan Paranormal Activity ve serisi artık fabrikasyona bağlamış durumda.Baktılar ki insanlar,gözükmeyen şeylerin,hayaletlerin,ruhların büyüsüne kendileri kaptırıp,korkudan göt atıyorlar,madem öyle seriye bağlayalım,dediler tabii filmi.Hop ustaaaa bant usulü mü çalışıyorsunuz?Biraz yavaş,ağırdan satın kendinizi de azıcık şu filmlere değişik bir kaç efekt ekleyin.Her filmin sonunda ayrı bir aile dramı yaşattığınız yetmedi mi?


İşte bu bant usulü Hollywood serisine alıştık derken birden tüm dünya da bu filme ayak uydurup,filmin çeşitli şubelerini yapıyorlar.Hatta film okadar çok tutuyor ki filmin çocuk versiyornu olan "Paranorman" isimli animasyon bile piyasaya kendini atıveriyor.Ben filmlerin pek çoğunu izlemedim ama isterseniz siz,Paranormal Turizim yolcuları olarak özel tasarlanmış ve lüks otobüslerimize atlayıp,bir Paranormal dünya turuna çıkabilirsiniz.Nasıl olsa tüm ülkelerde sizi bekleyen görünmeyen kötü güçler sizi beklior.Töbe töbe.Lan yine gece helaya gidemicem heeee.N'oluyor lan!Bitıkırtı mı duydum yoksa hı?

29 Ağustos 2014 Cuma

ŞEYTANA PABUCUNU TERS GİYDİREN KADINLAR;DIABOLIQE-ŞEYTANCA

Aman ne entrika,ne entrika anlatamam.En sonunda iki kadın dayanamayıp,bir adamı öldürüp eşşek cennetine doğru yola çıkarırlar.Peki ama bu nasıl olur.Şimdi anlatacağım film,1996 yapımı ve gayet heyecan verici sahneleri ve şeytani senaryosuyla,beni izlerken esir aldı.


Biri ne kadar şeytani bir kadınsa,bir diğeri ise bir okadar saf ve masum.Aralarında kalan erkek ise tam bir pisliğin teki.Eeee ne demişler,dinsizin hakkından imansız gelirmiş.Bizim imansızlar da işte bu iki kaçık kadın.İşin içine sağlam bir kadın dedektif te girerse offff,film dadundan yinmez.

Nicole,Mia ve Guy aynı okulda öğretmenlik yapmaktadırlar.Mia,kalp hastası ve kötü her olay karşısında tık nefes kalan bir kadındır ve aynı zamanda Gyu'un karısıdır.Mia,manyak Guy yüzünden çok çekmiştir kadıncağız.Mia'ya bir gün yüzü bile göstermeyen Guy ise aynı zamanda Nicole ile her fırsatında mercümeği fırına verir ve arkadan kadın göbeği tatlısını bile yer.Oysaki vezir parmağı Guy'a çok yakındır ve bu iki kadının Guy için çok ciddi ve korkunç planları vardır.


Mia her defasında kocası tarafından aşşağılanır,tartaklanır ve istemediği şeyleri yapmaya mecbur bırakılırken,Nicole ise Guy tarafından hafiften okşanır ve dayak yer.Bu durumlar karşısında çıngar çıkartmaya niyetli olan iki kadın,güçlerini birleştirir ve Guy'un yedi sülalesine yetecek kadar zehri Guy'a içirerek Guy'un belasını s*kerler.

Ortada göt gibi  kalan ceset n'olacak diye düşünürlerken şeytanca bir plan yaparlar ve cesedi bir sandığa koyarak Guy'un annesinin evine kargolarlar.Kikikiki,şaka yaptım şaka :) Yok yok cesedi,bir gece kimseye gözükmeden okulun bahçesindeki kullanılmayan havuza atarak,Guy'u son yolculuğuna sandalla çıkarırılar.E tabii karıların asıl planı;bir kaç gün sonra ceset havuzun üstüne çıkacak ve Guy'un fazla içki içerek,intahar ettiğini herkeze kakalayacaklardır.Fakat herşey istedikleri gibi gitmez ve aradan günler geçmesine rağmen ceset bir türlü suyun üstüne çıkmaz,havuz boşaltırılır ve görülürki ortada ceset meset yok.Hadi şimdi al başına belayı,ayıkla pirincin taşını veyahut buyrun cenaze namazına şeklinde örnekler verilebilinir.


Araya erkeksi görünümlü bir kadın dedektifin de ki en sevdiğim oyunculardan biridir;Kathy Bates devreye girmesiyle işler daha bir derinlik kazanır ve dudak uçuklatacak bir serüven başlar.İlk başlarda film,biraz ağır gitse de içerdiği gizem ve ilerleyen dakikalarda da tansiyonun yükselmesiyle heyecan verici hale dönüşüyor.Birazcık mantık hataları yakalamadım da değil.90'larda gençliğimin geçmesine rağmen,bu filmi keşvedemediğime yanar,benim gibi bu filmi yeni izleyecek olanlara şiddetle tavsiye ederim.Bu arada film,1955,Fransa yapımı;Şeytan Ruhlu İnsanlar,isimli filmin bir başka uyarlamasıdır.Filmi online olarak bulamadım fakat Facebook sayfamı takip eden bir arkadaşımın yardımıyla,filmi indireceğiniz bağlantıyı buraya koyuyorum.Mustafa'ya teşekkürler.

FİLMİ BURAYA TIKLAYARAK İNDİREBİLİRSİNİZ

FİLMİN TAM UYUMLU ALTYAZISI İÇİN BURAYI TIKLAYABİLİRSİNİZ


IMDb Puanı:5,1

Yapımı : 1996 - ABD
Tür : Dram ,  Gerilim ,  Gizem ,  Korku
Süre: 107 Dak.
Yönetmen : Jeremiah S. Chechik
Oyuncular : Sharon Stone ,  Kathy Bates ,  J.J. Abrams ,  Chazz Palminteri ,  Isabelle Adjani
Senaryo : Don Roos ,  Pierre Boileau ,  Henri Georges Clouzot

Yapımcı : James G. Robinson ,  Marvin Worth


27 Ağustos 2014 Çarşamba

CENNET TARİKATININ CEHENNEM YÜZÜ;THE SACRAMENT-AYİN


Dışardan nasıl gözüküyoruz bilemiyorum ama pek mutlu bir ülke olmadığımız kesin.Ülkenin %50'si mutsuz,%50'si ise ya gerçekten çok mutlu,yada mutlu gibi görünmelerini gerektiren bir durum içerisindeler.Kim mutlu kim mutsuz diye düşüne duruken,bana da bu şekilde düşündürten şey aslında yeni izlediğim ve 2013,ABD yapımı,her nekadar gerilim-korku türünden olsada ben daha çok dram-gerilim diyebileceğim The Sacrament-Ayin filmi oldu.


Açıkçası film,heyecan verici ve sizi yerinizden hoplatan cinsten değil;ama sonlarına doğru yaşanan toplu intihar ve katliam sahnelerinden dolayı kan dondurucu diyebilirim.Asıl kanınızı donduracak şey ise bu olayların 1977 senesinde JimJones'in 900'e yakın müritini de yanına alarak gözlerden uzak bir dünya kurmalarını ve bu dünyanın sonunun ise hiç te iç açıçı olmadığını gösteriyor.Neredeyse tüm yaşanan olayları birebir işleyen filmi biraz anlatayım.


İki araştırmacı muhabir,bir arkadaşlarınıda yanlarında alarak,içlerinden birinin kız kardeşinin katıldığı bu ilginç topluluğun bulunduğu yere doğru seyehate çıkarlar.Başta hepsi görecekleri ve tanıyacakları şeyler karşısında çok heyecanlıdırlar.Yolculuğun belli bir yerine kadar helikopter ile gelip,geri kalanını ise bu tarikatın bir kaç eli silahlı adamı ile birlikte kamyonun arkasında devam ederler ve bulunan bölgeye gelirler.

Caroline,uzun süre kendini bu tarikata adamış ve bu tarikatte herkes gibi çok mutludur.Bu arada Caroline belgesel ekibinden bir kişinin kız kardeşidir.İlk önce onlara etrafı gezdirir ve herşeyin bu bölgede dışarıya nazaran daha iyi ve düzenli gittiğini anlatır.Bizim belgesel ekibi bir barakaya yerleştirilir ve tek başlarına etrafı gezmeye başlarlar.Kimle konuşsalar herkes çok mutludur ve "baba"dedikleri tarikat liderini çok sevdiklerini ve bu imkanları onlara sunduğu için hepsi babaya minnettardır.

Belgesel ekibi ertesi gün evlerine dönmek için hazırlık yaptıkları sırada,aslında bu tarikatın içinde pek çok müridin mutlu olmadığını,işlerin tam olarak düzgün bir şekilde gitmediğini anlarlar.Tarikat içerisinde seks ve uyuşturucu bağımlılığında artmasıyla pek çok kişi bu yeri terketmek ister.Zaman ilerledikçe,belgesel ekibi,bu yerin karanlık tarafı ile karşılaşır ve işte bu dakikadan sonra film biraz daha hareketlenmeye başlar.

Genel anlamda yavaş bir tempoya sahip filmin son dakikalarında tansiyon artıyor ve gördüklerinizin gerçek hayatta yaşandığını düşündüğünüzde ürperiyorsunuz.Bu tarz filmleri sevenleriniz varsa sizi filmle başbaşa bırakıyorum ve hemen alttaki kırmızı bağlantı yazısını tıklayarak filmi izlemeye başlayabilirsiniz.Herkese iyi seyirler.


FİLMİ TÜRKÇE ALTYAZILI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

IMDb Puanı: 6,2

Yapımı : 2013 - ABD
Tür : Gerilim ,  Korku
Süre: 95 Dak.
Yönetmen : Ti West
Oyuncular : L.j. Smith ,  Joe Swanberg ,  Aj Bowen ,  Gene Jones ,  Kate Lyn Sheil
Senaryo : Ti West

Yapımcı : Eli Roth ,  Peter Phok

23 Ağustos 2014 Cumartesi

8 İNSAN,ÖLÜMCÜL BİR OYUN ve BİRİ KAZANACAK;WOULD YOU RATHER

Testere filminden sonra benzeri filmler okadar çok izledim ki bazıları istediğim gibi,bazıları ise ucuz birer taklit filmi gibiydiler.Bu tazr filmlerde hayatta kalabilmek için başkalarını öldürmen gerekir.Would You Rather'de Testere türevlerinden biri.

Filmde yer alan üç-beş manyak herifin,neden insanları bir araya toplayıp,birbirlerini öldürmeleri ki hem de işkence yaparak öldürmeleri istenir,bunu anlayamayacak kadar hepimiz salağızdır.Millet birbirini keser,biçer,gebertir,film biter ve mutlu son.E mutlu tabii.İzleyici bunu ister çünkü.Onlar da bu istenileni yapar ve bazen nadir de olsa etkiliyici bir son bizi bekler.

Hadi gelelim şimdi anlatacağım filme;Would You Rather.Iris,anne ve babasının ölümünün ardından okadar zor günler geçirir ki ölümün pençesindeki erkek kardeşine bakıp,iki lokma ekmek parası  kazanabilmek için iş bulmaya çalışır,çalışır,çalışır,çalışır veeee salak gider kendini ölümcül bir oyunun içine atar.Yardım almak için başvurduğu vakıf,kendisine bir oyun teklifinde bulunur.Vakfın ciddiyetine bak yalnız.Oyunu kazanırsa;kardeşinin ameliyatı için gerekli organ anında bulunacak,bilmem nekadar bin dolar para yardımı alacak,hayatı,aman sabahlar olmasın şeklinde devam edecektir.

Karı bunu duyunca kaçırır mı.Evladım,kızım,çocuuuum bir sorsana kendine;bu kadar şeyi bir vakıf neden yapar,hadi diyelim yaptı,neden bir royunun içine atar seni?Iris'e bütün bunlar cazip gelir ve bu oyunu oynamayı kabul eder ve o gece oyunun onanacağı malikaneye doğru yola çıkar.

Kendisiyle birlikle tam 7 kişi de kendisini beklemektedir ve bu yedi insan da oyunun birer parçasıdır.İçlerinden biri çok yaşlı bir teyze olduğu için onun düştüğü hallere dayanamadım ve içim cız etti beeee.Vakıf sahibi,onun gıcık oğlu ve bir kaç malikane çalışanı yerlerini alırlar ve yemek başlar.

ilk önce ufak tefek bir kaç basit oyun sonrası herkes mutludur ve oyunların böyle kolay olacağını ve paraları ve hediyeleri cukka yapıp,malikaneyi terk edeceklerini sanırlar fakat oyunlar giderek ağırlaşmaya ve ölümcül birer hal alırken bizim sekiz beleşçinin de popolar hafiften üç buçuk,hatta altı buçuk atmaya başlar.

Testere yada türevlerinden hoşlanıyorsanız filmi tavsiye ederim.Hareketli ve akıcı ilerleyen filmin bir de sürpriz denebilecek bir sonu var.Buraya kadar her şey tamamsa film izlenmeye başlansın ozaman.Hadi herkese iyi seyirler.Filmi izleyeceğiniz bağlantıyı aşşağıda verdim.Muck!



IMDb Puanı:5,8


Yapımı : 2012 - ABD
Tür : Gerilim ,  Korku
Yönetmen : David Guy Levy
Oyuncular : Brittany Snow ,  Sasha Grey ,  John Heard ,  Eddie Steeples ,  Logan Miller
Senaryo : Steffen Schlachtenhaufen
Yapımcı : Zak Kilberg ,  David Guy Levy

21 Ağustos 2014 Perşembe

KÖTÜ KOKULAR,SİNEKLER VE ÜÇ KADIN;GRACE


Şu sıra sizlere izlediğim filmler karmaşıklık açısından beni mi buluyor,yoksa ben mi onları çekiyorum anlamadım gitti.2009 yapımı Grace,konusu itibariyle biraz sıradışı bir film aslında.İzlerken seyirciyi düşündürmekten geri kalmamış.Filmi izldedikten sonra ben bu filmden hiç bir şey anlamadım diye bana gelmeyin bak döverim :) Geleceğinizi düşünecek olursak da biraz filmi size izah edeyim o halde.


İlk önce;bu nasıl senaryodur arkadaş,diyerekten söze başlamak istiyorum.Filmi psikolojik-gerilim,yada psikolojik-iğrençlik diye iki türe ayırabiliriz.Bir bebek ve bu bebeğin etrafında dönen üç kadının hikayesine ait bir filmden söz etmemiz mümkün.Kendi dünyalarında yaratmış oldukları bir bebeği, kendi başlarına neler getirebileceği konusundaçok hırslı ve inatçı üç kadın.


Medeline 8 aylık hamiledir ve bebeğini bir an önce doğurup,kucağına almak ister fakat kocasıyla birlikte geçireceği bir araba kazasında bebeği karnında ölür.Kendi yakın arkadaşı ve aynı zamanda ebesi olan bir kadına gider ve ebe,çocuğun ölmediğini ve üç hafta sonra normal bir şekilde doğum yapacağını saçmalar.Psikolojisi tamamen bozulmaya başlayan Medeline ise çocuğun öldüğünü zaten kabul etmez ve üç hafta sonra ebesi tarafından bebeği Medilene'nin eline verilir.Ebe kadının ilerleyen sahnelerde izleyiciye bir sürprizi vardır ve bu esneda bebeğin babaannesi ise bebeğin Medeline tarafından düzgün bakılamayacağı yönünde kararlıdır ve bebeği sahiplenmek ister.


Peki neden bu ölü bebeğin etrafında bu üç kadın,bu bebeğe ölmemiş gibi davranmaktadır.Biraz mantık hataları olsada ve biraz ağır tempoda ilerliyor olsada ilginç ve değişik bir seneryo ile karşı karşıyayız.Aslında senaryonun üzerine birazda düşülüp,daha hareketli bir film ortaya çıkmış olsaydı dadundan yinmezmiş.Ölü bebeği hem sizin gözünüzden hem de bu üç kadının gözünden ve tüm bu soruları kendinize sorarak izlemek isterseniz,filmi size anlattım.Karar size kalmış.Hadi ozaman iyi seyirler.

FİLMİ TÜRKÇE DUBLAJLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN


IMDb Puanı:5,2

Yapımı : 2009 - ABD ,  Kanada
Tür : Dram ,  Gerilim ,  Korku ,  Psikolojik
Süre: 85 Dak.
Yönetmen : Paul Solet
Oyuncular : Samantha Ferris ,  Jordan Ladd ,  Gabrielle Rose ,  Serge Houde ,  Malcolm Stewart
Senaryo : Paul Solet
Yapımcı : Adam Green ,  Kevin Dewalt

18 Ağustos 2014 Pazartesi

ŞEYTAN İÇİNİZDE/ AT the DEVIL'S DOOR


Korku filmlerinde Şeytan denildiği zaman aklıma ilk gelen Linda Blair'in içine girip,dilini çok seksi bir şekilde dışarı çıkarıp,saniyede 360 dil darbesi atan Şeytan'nın filmi gelir.Eh,filmin adıda;"Şeytan"zaten.Her şeytan çıkartma filminde olduğu gibi çeşitli isimleri vardır ve genelde latince dil kursuna gitmişlerdir ve her filmde latince zırvalayıp  durular.E okadar kurslara gidildi,biraz hava atılacak doğal olarak.Şeytan temasının işlendiği korku filmlerinde,Şeytan bazen karşımza bir insan,bazen bir hayvan,bazense hayvan oğlu hayvan kılğında çıkı, ödümüzün bokumuza karışmasına neden olur.Gelelim bu sefer size anlatacağım Şeytanlı ve anlayana kadar akla karayı seçtiğim filme.

Çok yakın arkadaşlarımdan Kadir ile birlikte You Tube dalmış korku şakalarını izlerken,karşımıza çıkan bir şeytanlı korku şakasından sonra Kadir'in aklına gelen bir filmi,"Home"diğer ismiyle At the Devil's  Door,isimli filmi izlemeye karar verdik.Neymiş, bu filmde "Glee"dizisinin bir oyuncusu oynuyormuş ve film kesin iyi olmalıymış.Ah Kadir!Sen ve şu ön yargıların,bize yine hazmetmesi zor bir film izletttirdi ya sana başka bir şeycikler demiyorum.

Filmin başında karşımıza kırmızı ayakkabılı bir hatun sevgilisiyle birlikte çıkıyor ve herif kızı öpüp,yalayıp,bul karoyu,al parayı türü bir oyunu oynamaya ikna ediyor.Üç adet bardağın bir tanesine yüz ifadesi olan bir nesne koyuluyor ve adam bardakları çeviriyor.Kızın tüm tahminleri tutunca,kızın eline bir tomar para sıkıştırıp,kızı evine yolluyorlar.Eeee n'oldu şimdi diyorsunuz kendi kendinize.Neyse,kız evine gelip,kendini yatağa atıyor ve kulaklarında koca kulaklıklar müzik dinlerken aniden elbise dolabının kapısının açık olduğunu görüyor ve bu beklediği bir şeymiş gibi tam dolabı kontrol etmeye giderken,kız havalanıyor,eğiliyor bükülüyor ortan ikiye kırılıyor ve şeytani bir varlık kızın bedenini ele geçiriyor.Anlattında iyi bok yedin,demeyin lütfen bana.Ooolum film de zaten burdan başlıyor anlasana.

Kızın ailesi,kötü olayın yaşandığı bu evi paldır küldür satmaya karar verince emlakçı güzeli Leigh devreye girer ve evle ilginlenmeye başlar.Satması gereken bu evle ilgilenirken,bir gün eve gelir ve evde garip şeyler yaşanır.İşemeli-sıçmalı marjinal bir partiden bahsetmiyorum tabii.Leigh evi kolaçan ederken aniden karşısına kırmızılı bir kız çıkar ve bu kızrmızılı kız,kendisini ve kız kardeşi Vera'yı korkunç ve karmaşık bir doğa üstü olayının içine sürükler.

Dediğim gibi filmi izlerken biraz karmaşık gelebilir ki benim nerdeyse her dakika,n'oluyorz lan,dediğim olmuştıur.Kısaca anlamayacak olan korkukolikler için şöyle söyleyebiliriz.Bu filmde Şeytan efendi,kendisinin en çok istediği şey için çabalar.Yani dünyaya gelirken bir insan olarak gelebilmek.Bunun için de yapabileceklerinin sınırı yoktur.İşte film böyle.Şeytan temalı filmleri severim diyenler varsa vakit kabetmeden izleyebilirler.Bir sonraki film de görüşürüz.Muck!


IMDb Puanı:5.1

2014 - ABD
Korku
91 Dak.


14 Ağustos 2014 Perşembe

KARMAŞIK BİR SERİ KATİL;THE TREATMENT-TEDAVİ

Geçen gün anlattığım film de,bebeğin mi var,derdin var,diye yazmıştım ve şimdi anlatacağım film de ise bu konuya devam niteliğinde olacağı için;çocuğun mu var derdin var,şeklinde devam etmek istiyorum.Aslında çocuğun derdi nedir ki;ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra harika bir insan yetiştirebilirsiniz.Buradaki dert,kendi ülkemizde de ne yazıkki sıkça gözüken "pedofili"derdi,belası.
 

Yaaa işte okadar büyüt,eğit,yetiştir,sonra sapığın biri gelsin ve gözün gibi baktığın çocuğu elinden alıp,gitsin.İnsanı delirten bir durum olsa gerek.Ülkemizde de kendini adam sanan ve küçüçük çocuklarla evlenmeye çalışan ve sapık ihtiyarlarla dolu.Katili olan bir korku filminin sonunda,katil,baş kahraman tarafından haklanınca buyuk bir intikam ve hırs duygusu insanın içini kaplar ya?Ha işte bu filmin sonunda  daha beter duygulara kapılıp,üşenmeyip,teeeeaaa Belçika'ya gidip,o sapık rolunü üstlenen adamı bulduktan sonra filmin bobinlerini aktörün götüne sokasınız gelebirlir.Hıyyyyyy nasıl bir  intikam duygusu içime yerleştiyse...

Filmimizin adı orjinal adı;De Behandeling,İngilizce adıyla The Treatment,bizdeki adıyla,Tedavi.Kahramanımız dedektif Nick,önceleri iyi,hoş yaşarken aniden kaybolan,dokuz yaşındaki bir erkek çocuğunun gizemini araştırmasıyla birlikte hayatı tekrar zindana döner.Kaçırılan çocuğun annesi ve babası ellerinden ve ayaklarından kelepçelenmiş bir vaziyette evde bulunur ve evin içi leş gibi çiş kokmaktadır.Yaşanan olaylar dedektifin çocukluğuna gitmesine ve daha önce başına gelen bir olayın tekrar zihninde yaşanmasına neden olur.Çünkü kendi kardeşi de ortadan kaybolmuş ve kardeşini kaçıran kişi delil yetersizliğinden salınmıştır.Fakat delil yetersizliğinden salınan kişi,herkes tarafından bir seks suçlusu olarak bilinmektedir.Yaşanan olayların,çocukluğunda yaşadığı olaylarla bağlantısı olabileceğiniz düşünen Nick,zamana karşı koyarcasına acele etmek zorundadır ve bir başka ailenin çocuğu daha bu pedofili seri katilin kurbanı olabilir. 


Katil ise karşımıza sadece pedofili yönüyle değil,kendi üzerindeki iktidarsızlık rahatsığını kendince geliştirdiği bir tedavi yöntemiyle karşımıza çıkıyor.Kendi üzerinde yapmış olduğu deneyler için kaçırdığı her çocuğa hem tecavüz edip,hem de yapacağı deneylerde kullanıyor.Bu yüzden filmdeki serikatil,akıl almaz türden.2014,Belçika yapımı filmin oyunculukları ve senaryosu oldukça çarpıcı.Hatta filmi  izlerken kendi kendime;bu çorlamacı Hollywood sineması kesin bu filmi yakın zamanda çalar ve götüne benzetir,diye aklımdan geçirmedim de değil.Filmin sonuna doğru sinirlerinize hakim olun ve filmi izlemeye devam edin.İyi seyirler.


FİLMİ TÜRKÇE ALTYAZILI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN


MDb Paunı;7,3

Yapımı:2014 - Belçika
Tür:Gerilim
Süre:125 Dak.
Yönetmen:Hans Herbots
Oyuncular:Laura Verlinden ,  Matthias Schoenaerts ,  Geert Van Rampelberg ,  Ina Geerts ,  Johan Van Assche
Senaryo:Carl Joos
Yapımcı:Peter Bouckaert

12 Ağustos 2014 Salı

BEBEĞİN Mİ VAR,DERDİN VAR ANACIM;DARK CIRCLES

Sabah saatlerinde iş yerinde boş kalınca ,vakit geçsin diye You Tube'den bir kaç cinli film fragmanına bakayım dedim ve cin çıkartma videolarına kadar ilerledim.E tabii bu You Tube.Arama motoruna Ali yazıyorsunuz,bir bakmışssınız karşınıza Veli çıkmış.Cin çıkartma videoları gerçekmiydi değilmiydi bilemiyorum ama,tırstığımı şu an size anlatacağım filmi izlerken anladım.


Öncelikle filmden çok süper bir konu beklemeyin ama sonunda ters köşe gibi bir olayı daha iyi yapmaları gerekirken filmin sonu biraz yavan kalmış açıkçası.Pek çok yerinde de mantık hataları karşımıza çıkmıyor değil.Nedir bu film diyenleriniz avrsa hemen adını yazayım;Dark Circles.2013,ABD yapımı filmi size anlatmaya başliiiiiim ozaman.

Taze anne ve baba Alex ve Penny bebeleri olduktan sonra,çocuklarını şehirde yetiştirmektense,daha sessiz ve sakin bir yerde yetiştirmeye karar verirler ve bok varmış gibi etrafta kimselerin olmadığı ormanın yakınlarında ürküctü bir ev satın alırlar ve bu eve yerleşirler.Eve,ev demeye bin şahit lazım tabii.Her defasında olduğu gibi bu dublex evin zamazingoları zamanla kendini göstermeye başlar.Garip sesler ve görüntülere,evin önündeki araziye de yapılan bir inşaatın gürültüsü eklenince bizim Alex ve Penny kafayı yemeye başlayıp,gece çocuktan,gündüz ise inşaat gürültüsünden uyuyamaz hale gelirler.E n'apacan anacım bu devirde anne baba olmak zor.


Uykusuz kalan çiftimiz bir süre sonra uykusuzluktan hayaller görmeye başlayınca ilaç falan kullanmayı denerler ama o da olmaz.Bir gün Alex,markete gider ve kasiyer kızla tanıştıktan sonra,kıza bebek bakıcılığı teklifinde bulunur ve hayatta bebeğinizi teslim bile etmeyeceğiniz bu çatlak karıya bebeği teslim etmeye karar veriri.Bebeklerle aram iyi değil,mecbur kalırsam yan yana gelirim işte,diyen bir kıza siz hiç bebeğinizi teslim edermisiniz?Git,bebeği evdeki hayaletlere ver,onlar baksınlar daha iyi bence.


Neyse,zaten bakıcı karı daha ilk günden sabahı bile göremeden götüne bıçağı yer ve iş yine anne ve babamıza kalır.Eh artık filmin en hareketli yerleri yeni yeni başlıyorken de fazla bir şey anlatmıyayım isterseniz.Evde garip olaylar yaratıp,dolaşan şey acaba nedir.Filmin sonuna doğru,eeee bu karı neyin nesi peki şimdi,dediğimiz yer ise biraz basit kaçsada,film yine izlenebilir.Ani çıkışların bol olduğu film,havaya hoplama garantili.Yalnız,filmi izlemeden önce benim gibi cin ve şeytan çıkartmalı videolar izlerseniz,korkma oranınızda artış olacaktır.Hadi herkese iyi seyirler.Şimdi ben bu gece helaya nasıl gidecem lan! :)

FİLMİ ALTYAZILI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN


IMDb Puanı:5,1

2013 - ABD
Korku
Paul Soter

8 Ağustos 2014 Cuma

GALLOWS HILL


Geçenlerde İstanbul'da yağan sağnak neticesinde hayatımız yeterince korku filmine dönmüştü zaten.E tabii ben de,korku filmlerine çok meraklıyım ya ekstradan manyaklık aradığım için,apartmanın alt katına su basma,patlayan lağımlar neticesinde yine apartman içerisindeki koca lağım fareleri,Karanlık Sular filmindeki su sızma sahnelerinde olduğu gibi mutfağımızdan ve banyomuzdan sızan su ise yağmurlu günümüzü iyicene felaket filmine çevirdi.


Tabii ki bu felaketleri yaşayan sadece biz değildik;koca bir İstanbul halkı bu sağnaktan etkilendi.İstanbul bir yana dursun,anlatacağım filmdeki şiddetli yağmura tutulan bir grup insanın başına bakalım neler geldi.Şimdi hazırsanız sıradaki filmi anlatıyorum.Öhöm öhöm...

Filmizin adı;Gallows Hill.Film karşınıza;The Demned,yada bizdeki adıyla Şeytan Tepesi olarak da çıkabilir.Bi grup Amerikalı,arabalarına atlamış,macera peşinde koşarlarken,aynı zamanda da çok şiddetli bir yağmura yakalanırlar ve kendileirni durduran polis memurunun uyarısını götlerine bile takmayıp,yollarına devam ederler.Arabaları belli bir yere gelmiş,otomobilin içerisinde şamata gırgır eşliğinde;oooooohhh nasıl da polisi atlatıp eğlencemize devam ettik ama di mi kıııııııııızzz,şeklindeki konuşmalar devam ede dursun,o esnada Allah razı gelmez ve bizimkilerin arabasını sel suları yıkar geçer.


Gençler yaralı bir şekilde,zor bela kendilerini çok esrarengiz ve tipinde meymenet olmayan,dubleks eve kendilerini atarlar.E atarlar da,bakalım kapıyı açacak kimse varmıdır.Kapıyı kırarcasına çalarlar ve kapıya gelen yaşlı bir amcaya,kapıyı açması için yalvarırlar.Önce,bu ne bok olduğu belli olmayan gençleri içeri almaya cesaret edemeyen Sadık amca,yaralı kızın kafasından sızan kana dayanamaz ve kapıyı açar ve gençleri içeri alır.Veeeeeee filmimiz de işte bu gıcırtı ile açılan kapıyla birlikte başlamış olur.

Evin içerisine dalan gençler ilk önce evi tanımaya ve yaralarını sarmaya başlarlar.Bakımsızlıktan evi bok götürmektedir ve dışarıda deli gibi gök gürleyip,şimşek çakmaya devam eder ve yağmur her an hızını arttırmaktadır.Kızlardan biri dayanamayıp;aaaaiiiiyyyy helayı bok götürüoooo ama dayanamıyorum gidip kakamı yapmalıyım der ve tuvalate dalar.Klozet okadar pistir ki lağım fareleri bile kolozetin etrafında gezinmeye tenezül bile etmezler. :) Bu durumda kakası gelen kızancık kolezet kapağı ile götünün arasında mesafe bırakarak hacetini salmaya tam başlayacağı sırada,tuvalet borusundan gelen küçük bir kızın yardım sesiyle korkar ve kakası içeri kaçar.Hadiiiii bu sefer bütün millet sesin geldiği yere doğru giderler ve küçük kızın bulunduğu yeri bulurlar ve bu esnadan sonra evin içerisinde başlarına gelmedik halt kalmaz.

Konu olarak çok fazla bir beklentiniz olmasın,korkutma açısından da orta derece diyebilirim.Ha derseniz ki;ben de bu filmi izlerken senin gibi taşşak geçerek izlicem,izleyin!Film de yağan yağmurun içerisinde boğulmamanız dileği ile iyi seyirler hepinize. :)

FİLMİ TÜRKÇE ALTYAZILI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN




IMDb Puanı:5.,4


2013 - ABD
Gerilim ,  Gizem ,  Korku
86 Dak.
 -
The Damned, Encerrada



3 Ağustos 2014 Pazar

EVENT 15 yada ALPHA ALERT

Ramazan ayı içerisinde en yakın arkadaşlarımdan biri olan Alkan'nın,İlhan'nın evine yemeğe davet edilmesi üzerine ben ve bir başka arkadaşımız Erol da,İlhan'a sürpriz yapmak istemiş,ve habersiz bir şekilde Alkan ile İlhan'nın evine gitmiştik.

İlhan balkondayken,biz de gizli saklı apartmana girip,asansöre binince,biz İlhan'a sürpriz yaptık ama,Asansöründe bize bir sürprizi vardı.Ulan bu nasıl asansör,diye asansörün içine daldık.Neredeyse dudak dudağa yapışacaz;o derece küçük ve dar bir asansör.Bizim Alkan'nın maşallah sadece götü kurbanlık dana gibi zaten,onun yanına da Erol ve ben sıkıştık ve bastık asansörün düğmesine.Sanırım 3.yada 4.kata çıkacaktık ki,asansnsör henüz birinci kata bile yaklaşamadı.E tabii sen 100 kg'lık asansöre 300 kilo binersen,daha birinci kata çıkmadan,ciyak ciyak asansör ağırlık alarmı çalmaya başlar.

Alarm çalmaya başlayınca ve asansör normal hızından daha yavaş bir hıza düşmeye başlayınca üçümüzünde götü üç buçuk atmaya başladı.Yok;bizi kurtarmaya gelip,asansörün kapısını açsalar,dikdörtgen bir kalıp şeklinde heriflerin üzerine yığılacaz.Asansör çok yavaş bir şekilde ve Alkan'nın tırsıp,ettiği duğalar sayesinde birinci kata kadar  gelebildi ve durdu.Asansörün durmasıyla,Alkan götünü dışarıya zor attı.Erol ve ben de kaldığımız yerden devam edip,yukarıya asansörle çıktık.

Evet;bu gereksiz asansör hikayesini yeni zilediğim filme bağlamak için anlattım.Bu kez anlatacağım film de,biri kadın,üç asker asansörde kapalı kalıyorlar ve bakalım neler oluyor.Event 15,bir başka adıyla Alpha Alert,2013,ABD yapımı bir gerilim filmi.Üç asker,öncesinde kendileriyle yapılan bir video kaydı şeklinde bir görüşmenin ardından işleri biter ve odadan çıkıp,asansöre binerler.Aniden bir gümbürtü,sarsıntı olur ve asansör durur.İlk başta kısa süreli bir sorun olduğunu düşünürler ve asansörün telefonundan yardım isterler.Cep telefonları çalışmamaktadır ve asansörün yardım telefonundan gelen sesle panikleri ikiye katlanır.Bulundukları bölgeye teröristler tarafından güçlü bir bomba atılmıştır ve meydana gelen radyasyonlu duman ise çok kısa sürede bulundukları binanaya ulaşacak ve hepsi hapı yutacaktır.Bu arada apartmanda ise yardım isteyecekleri kimse kalmamış ve üzerlerindeki stres tavan yapmıştır.

Filmin sonunda izleyeceğiniz sürpriz son sizi şaşırtırmı bilemicem ama ben tahminimde yanılmadım.Sabit mekanda geçen filmler iyi bir gerilim kurgusu içerisinde ilerlediğinde sıkıcı olmaktan çıkar ve birden çok mekanda geçen gerilim filmlerinden bile daha iyi hale gelebilir.Orta şekerli diyebileceğim filmde,Koleksiyoncu ve Koleksiyoncu 2 filmlerinde izlediğimiz bayık bakışlı aktör Josh Stewart var.


IMDb Puanı:4,7