29 Nisan 2014 Salı

PREZERVATİF KULLANMAYANI CIZZZZ YAPAN FİLM;CONTRACTED

UYARI:Birazdan anlatacağım bu filmi izledikten sonra,ertesi gün koştur koştur hastane kapılarında sürünebilirsiniz;şayet bir hastalık hastasıysanız.


Ya arkadaş,Samantha'nın başına gelen,kızarmış kentekü fırayıt çıkının başına bile gelmemiştir.
Kızcağız,dostu bildiği bir sürtüğün ev partisine katılır,gayet mutludur.Bu tür ev partilerinde bilirsiniz amaç partilemek değil,en çılgın seksi kim yapacak derdidir.Parti bahane,kesişmek,yiyişmek şahane hesaaabı.

Bu arada Samantha bir lezbiyendir ve gizli lezbiyen olan,o bahsettiğim dost gibi görünüp,içten içe kendini yiyip bitiresice kız arkadaşının amacı ise Samantha'ya içkileri fondipletip,sarhoş ettikten sonra,partideki hırbolardan birine kızcağızı düzdürmektir.Böylelikle Samantha,ilk kez bir erkekle birlikte olacak,sevgilisi bunu duyacak,ondan ayrılacak ve Samantha,bu sürtüğe kalacaktır.Bak görüyor musun yellozluğu. :)

Samantha içkileri ard arda zıkkımlanıp,yavaştan Levent Kırca'nın sarhoş tiplemesine bürünmeye başlar ve onu partinin başından bu yana izleyen,fakat yavşak kameramanın bize sürekli bulanık olarak gösterdiği,gizemli bir adamın arabasında seks yapmaya başlamasıyla görüntü kararır.


Bu adam kimdir,neyin nesidir belli değildir ve izleyicide merak uyandırır.Samantha ise bir erkekle seksin nasıl yapıldığını merak ettiği için seks yapmaktadır;fakat bu tek gecelik araba macerasınınbedeli çoooook ama çok ağır olacaktır.

Samantha gecelik ve korunmadığı bu ilişkiden sonra bir virüs kapar ve götünün üstüne oturur;ama tam oturur.İlk gün bir soğuk algınlığı gibi olsada ikinci gün ağzından burnundan kan gelmesi ve her geçen gün bedeninin çürümesiyle film devam eder.Bu esnada kurtarması gereken bir ilşkisi vardır ve zamanı da çok az kalmıştır.


Film çok matah değil ama Samantha'nın yüz makyajına bayıldım ve gayet başarılı buldum.Korku filmlerinin klasik yaratıkları üzerine kurulmuş fakat beni şaşırtan bir örgüde ilerleyen film olmuş.Filmin sonu,ikinci filme kapı aralar gibi bitmiş diyeceğim ama bu konuda kararsız kaldım.Sanki serisi olamayacak bir havası da vardı filmin.Yinede alışıla gelmiş bir konun,izleyiciyi yanıltarak ilerlemesiyle devam ediyor.


İşte film böyle korkukolikler.Filmi izledikten sonra, prezervatifsiz geçirdiğiniz gecelere lanet edip,koştura koştura eczaneden bir koli prezervatif alacaksınız.Hatta bir prezervatif fabrikasına özel sipariş üzerine,tepeden tırnağa içine girebileceğiniz bir prezervatif bile yaptırabilirsiniz.Fazla abarttım galiba. :) Eczane pahalı gelirse bim'de daha uygunları var.Ahahaha hadi bir sonraki filme kadar hepinizi muckladım. ;)


IMDb Puanı:5.2



2013 - ABD
DramGerilimKorku


Eric England

28 Nisan 2014 Pazartesi

PARANORMAL UZAYLI BİLİM KURGU KORKUSU;SKINWALKER RANCH

Başlık nasıl ama?Filmin türüne göre yazabileceğimin en iyisi buydu n'apiiiim. :)Film aslında bir bilim kurgu ama pek çok türü içerisinde de barındırıyor.Dördüncü Tür filmini hatırlayanlar varsa,bu filmi de ona benzetebiliriz.

Bir çiftlik evi,olayı çözmek için bu eve gelen meraklı bir ekip,ortalıkta kol gezen dev bir kurt, açıklanması çok zor paranormal olaylar ve Allah kahretsin yine o el kamerası.Ah başınıza Blair Cadısı kadar kazan düşssün emi.Bıktık artık şu amatör hesaaabı çekim tarzından.

Evet,film başlar ve filmi gerçek sanmamız için yine o ciddi yazılar belirir.Dünyada yaşanmış bir olay olduğu,dünyada yaşanmış toplu paranormal olaylardan esinlenerek yapıldığı falan filan.Tabii yersen.Milleti korkutmak için çabalanan bu saçmalığın da artık suyu kaynadı gibi.Kimbilir,belki Rusya'ya düşen koca meteor taşını da filmini yaparlar ha? :)


Filmden ne anladığımıza gelecek olursak;çiftlik sahibi bir adam 10 yaşındaki oğlunu aniden,gizemli bir şekilde kaybeder ve bu olayı incelemek üzere bu çiftlik evine gelen profesyonel,bilimsel bir araştırma ekibi olayı araştırmaya başlar.Başlarda akla gelen şey;hayaletler,ruhlar falandır ama ilerleyen sahnelere doğru ortaya çıkan ışıklar ve bir mağarada,asırlar öncesine ait bulunan çizimlerin ardından işin içine uzaylı fikride girmiş olur.Zaten bulacakları bir VHS kasette de izleyecekleri görüntüler düşüncelerini teyit eder gibidirler.


Olayları incelemek ve kayda almak için evin içi ve dışına sabit kameralar yerleştirirler.İlk şoku,kulakları sağır edecek bir sesle yaşarlar ki benim de yerimden fırlayıp kıçımın tavan yapmasıyla bu sahne son buldu. :) İlerleyen günlerde ise kameraların yakaladığı görüntüler daha da şok edici ve ürperticidir.

Paranormal Activity'i sevenlerin bu filmi de seveceğini düşünüyorum.Tırstırıcı sahnelerin yusuf yusufla birleşimi ve dip notalarında kıçın korkudan tavan yapması şeklinde formüle edilmiş filmi  tüm korku severlere tavsiye ederim. :)Bilim kurgu,korku,paranormal olaylar hepsi bir arada,daha n'olsun.


IMDb Puanı:5.0



2013 - ABD
Bilim KurguGerilimKorku
86 Dak.


 -

27 Nisan 2014 Pazar

TOPU SİZE ATAN FİLM;Tesis sobre un homicidio/CİNAYET TEZİ

Bir film hakkında araştırma yaparken,bir çok sitede,sıkılsam da film hakkında yorumları okumaya çalışırım.Halkımızın görüşleri önemli değil mi? :) Gerçi pek çoğunu zikime bile takmam;ama bu film hakkında ortak bir görüş var ki o da;"film çok sıkıcı ve sonu çok belirsiz bitti",olmuş.


Ozaman,filmi eğlenceli kılacak bir fikir vereyim size;eğer filmi kalabalık bir arkadaş grubu ile izlerseniz ki bence elinizde imkan varsa öööle yapın ve katilin kim olduğunu siz bulmaya çalışın.Ben filmi yalnız başıma izledim ve film amacına ulaştı;yani bir anda beni sarıp sarmalayıp,cinayeti benim çözmem için iş başına geçti.

Bence bu film,senaryosu yazılırken  tamamiyle bu düşünceyle yola çıkılmış;yani bu senaryoda dedektif sizsiniz.Filme dikkat ederseniz bir polisiye tadında ilerliyor;fakat ortada bir dedektif falan yok;onun yerine eski bir ceza avukatı olan profesörümüz iş başında ve siz.

Film de,cinayetin işlendiği mekana polislerin gelmesiyle,eğitim verilen binanın penceresinden tüm öğrencilerin dışarıya,cinayetin işlendiği sokak kenarına bakarken,profesör ve eski öğrencisinin birbilerine bakış sahnesi hemen dikkatimi çekmişti ve bir izleyici olarak ilk kıllanmayı yaşadım;acaba her ikisi de birbirlerinden mi şüphelendiler,yada her ikisi de bu cinayetin bir parçası mıydı?

Konuya biraz geleyim;Roberto Bermudez,eski bir ceza avukatı ve aynı zamanda bir hukuk fakültesinde profesörlük yapmaktadır.Bir gün ders verdiği fakültenin önünde bir cinayet işlenir ve bizzat kendisi cinayetin işlendiği yere gelerek inceleme yapar.Cinayete dair bulduğu ip uçlarından da faydalanarak katilin peşine düşer.Düşündüğü bir numaralı şüpheli kişi ise öğrencisi Gonzalo'dur.


Yalnız Gonzalo'da ööle hani yabana atılacak bir herif değildir ha.Gayet zeki ve işini bilen,her konuda vik vik öten bir avukattır.Profesör ise sanki onu biraz kıskanır gibi bir duygu yaratır;ama o da bir okadar zeki bir avukattır.Profesörümüz esprik bir adamdır da aynı zamanda.Kitabının tanıtım kokteylinde bir kadın ona arkadan "profesör afedersiniz"şeklinde seslenince kendisi de ağır çekim,cool bir vaziyette kafasını çevirerek"bilmem,eder miyim acaba"şeklinde espriler yapmayı da ihmal etmez. :) Konu yine kaynadı;ne diyordum? :)

Katil,Roberto'ya bazı ip uçları bırakır ve O'nun da bu oyunun içerisinde yer almasını istemektedir.Roberto'nun ise,başka bir cinayet işlenmeden katili bulması için fazla vakti kalmamıştır.


Roberto,psikolog bir arkadaşından katil üzerine inceleme yapıp,onun psikolojik açıdan analizini yapmasını ister.Filmde izlediğimiz psikolog her nekadar az görünse de filmin gidişatı için çok önemli bir karakterdir aslında.Çünkü Roberto bir kişi üzerine yoğunlaşmış ve kafasından geçen tüm senaryoları o kişi üzerinden oluşturmaya başlar ve bizim de sadece o kişi üzerine yoğunlaşmamızı ister.Bu arada psikoloğumuz devreye girer ve tam tersi şeyleri ortaya atar,hem Roberto'nun kafasının karışmasına neden olur,hem de cinayeti çözecek olan bizler için ikinci bir fikir altarnatifi oluşturur.

Genel anlamda yavaş ilerleyen film,yer yer heyecanlı bir hale gelse de genel yapısı ağır bir gidişat içeriyor ve bizi de cinayeti çözerken sindire sindire çözmemizi sağlıyor.Film de kafa karıştırıcı,fakat düşündükçe çok zevkli ip uçları var.

Haaaaadi bakiiiiiiim çalıştırın saksıları,ceset öööle kalmasın ortada.Bu cool filmi herkese tavsiye ediyorum.İzlemeden bu gün yatağa girilmesin,bozuşmayalım ;)


İMDb Puanı:6.3
Kokrukolik Puanı:Bol bol düşündürücü yönüyle sizi dedektif haline sokacak bir film.Gayet başarılı.Her şey detaylarda gizlidir.


GerilimGizemSuç
106 Dak.


Patricio Vega

Thesis on a Homicide

23 Nisan 2014 Çarşamba

ERİĞE DEĞİL DE ÇİĞ ETE AŞEREN HAMİLE KADININ HİKAYESİ;DEVIL'S DUE/ŞEYTANIN GÜNÜ

Bu Amerikan sinemasının başına ne gelecekse,bu amatör kamera yöntemiyle çekilmiş filmler yüzünden gelecek arkadaş.Bir dönem biz de seks filmleri furyasının başlamasıyla sinemalar nasıl boşalmaya başladıysa,Amerika'da da el kamersı furyası yüzünden salonlar boşalmaya başlıcak.Öf yeter!

Gelelim filme;Zach ve Samantha çifti gayet mutludurlar;çünkü henüz yeni evlenmiş ve balayına çıkmıştırlar.Balayını gayet güzel geçiren çift,son günlerinde kafadan çatlak bir taksi şöförünün ısrarını kıramayarak bir gece kulübüne götürülürler.Külüpte,alkolün de etkisiyse kafayı bulan çıtır çiftimiz kendilerinden geçerler ve ertesi gün gözlerini otel odalarında açarlar ve film de başlamış olur.


Sam ve Zach balayı dönüşü bir sürprizle daha karşılaşır ve Sam'in hamile olduğu ortaya çıkar fakat hamile kızımız normal bir hamile kadın gibi eriğe falan aşereceğine civarda bulunan geyikleri keser yer yada marketteki et reyonundaki etleri aşırarak,daha eve bile gelmeden oracıkta miğdeye indirir ve psikopata bağlar.

Bu arada el kamerasıyla sürekli çekim yapma gibi bir hobisi olan Zach ise an be an tüm görüntüleri kaydeder ve benim de tepemi attırır ki şu amtör kamera yöntemi ile çekilen filmlerden illallah ettim diyebilirim.Evet;belki biraz daha doğal havası veriyor fakat bu yöntem artık sıkmaya başladı bence.


Ha ne diyordum;Sam öyle normal hamile kadınlar gibi değildir,bir şeyler ters gitmektedir,karanlık düşüncelere kapılıp,çevresindekileri de endişelendirmeye başlar.Oysa ki o gariban doktorlar ise her hamilelikte olan şeylerin Sam'de de olduğunu ileri sürerek izleyicinin tepesini attırır.Bebeğin doğumuna yakın,hepten ipler kopar ve ürkütücü sahneler ardı ardına gelir ve hamile kızımızın nelere gebe olduğu da bu noktan sonra ortaya çıkar.

Filmin sonuna doğru görsel efektler ve hareketlilik açısından film biraz daha iyiye gidiyor.IMBd puanı hayli düşük olan filmi,bu türü sevenlere önerebilirim.Daha önce çekilen,1968 yapımı Rosemary'nin bebeği,bu filmin atası diyebilir miyiz,eh diyelim hadi;benzer tarfları bulunuyor çünkü.Hamilelik süreci içerisindeki ablalara filmi tavsiye etmiyorum.Hani derler ya bizde;hamileyken neye bakarsan bebeğin de ona benzer diye.Aman mazallah kısss. :))


IMBd Puanı:3.9

Korkukolik Puanı:Şu saçma el kamerası da olmasaymış iyidi.Sona doğru karanlık sahnelerin gidişatı da filmi izlenir kılıyor.İzlenmiyecek gibi değil;ona şans tanıyın.


apımı :
2014 - ABD
Korku
89 Dak.


Lindsay Devlin

22 Nisan 2014 Salı

HAYALET SEN DE OYNAYALIM MI? RULE#1:THERE ARE NO GHOSTS/BİR NUMARALI KURAL

Bu dünyada üzüntülerinin boyutunda hapis olan ruhlar var....

Filmler de "hayalet"kelimesi bana basit ve komik gelmiştir.O da,küçüklüğümden beri izlediğim Hayalet Casper'den olsa gerek.Ben de pek fazla dehşete neden olan bir kelime değil yani.

Bir Numaralı Kural,da unutmamamız gereken tek şey varsa o da hayalet diye bir şeyin olmaması.Trafik polisiyken bir cinayete tanık olan bir polis memuru aynı zamanda doğa dışı,tuhaf bir olaya da tanıklık eder ve gözlerini bir hastane odasında açar.

Bu kötü olaydan sonra açıklanmayan olaylar bölümüne tayin edilir.Bu bölümde şefinin ona söylediği tek şey vardır;"bir numaralı kuralı asla unutrma;hayalet diye bir şey yoktur."Fakat film baştan sona azılı bir hayalet katilin insanların içine girip çıkmasıyla devam eder.

Filmin yarım saatinde n'oluyoruz be,diye paniklemeyin.Evet;film bu dakikalarda biraz arap kızının göt kıllarına dönüyor ve karmaşık bir hal alıyor.Yüzme havuzunda ölen kızlar mı dersiniz,kendi kendini asan genç kız mı,yoksa kafasını küçük bir akvaryumun içine sokarak intihar eden minik kız mı dersiniz.Bütün bunları izlerken önce anlam veremiyorsunuz ama ben size bir ip ucu vereyim;katil hayaletimiz bir kişinin bedenini kullanarak vucut değiştiriyor ve o kişi kime dokunsa ya katile dönüşüyor,yada kendini öldürüyor.Bizim zamanımızda elim sen de diye bir oyun vardı ya;hah işte bu da elim sendenin Singapur versiyonu;hayalet sen de. :)

Durumu çakozlayan polis memurları bu katil hayaletin peşine düşerler ve onu etkisiz hale getirmeye çalışırlar;ama işleri hiçte kolay olmayacaktır.Film de ilginç ve akılda kalıcı sahnelerden biri de;liseli genç kızların,saçlarından birbirlerini bağlayıp bir zincir oluşturduktan sonra,okulun tepesinden kendilerini aşşağığa zincirleme atlamalarıydı.Ve sonuç:Et yığını.

Filmin sonlarına doğru bu hayaletin neden insanların içine girip-çıkışını,bilhassa neden genç kızların öldürüldüğüne dair sorular cevaplanıyor.2008 yapımı,Singapur-Hong Kong yapımı bu korku filmi ilginizi çektiyse şimdiden size iyi seyirler. ;) 


IMDb Puanı:6.4

Korkukolik Puanı:Merak uyandırıcı,bir kaç yerde hoplatıcı,azıcık da karmaşık.






2008 Singapur-Hong Kong


20 Nisan 2014 Pazar

Películas para no dormir: La habitación del niño/BEBEK ODASI

Bebek Odası,2006 yapımı,sanıyorum İspanya yapımı,fantastik bir korku filmi.Film de,uzuca kendilerine kakalanmış hayaletli bir eve sevimli bebekleriyle taşınan genç bir çiftimizin hayaletli evle dramını izliyoruz.


Bilirsiniz ki hayaletli ev filmlerinde genelde bir süre sonra garip sesler duyan ev halkı,bir kaç sahne sonra bu seslerin daha da sertleşmesiyle yusuf yusuf yaparlar;ama bu filmimiz de öööle yavaştan sesler falan gelmez,direkt,bodoslama görüntüler gözükmeye başlar.



Yeni bebekli çiftimiz bebeklerini düşündükleri için,bebeğin odasına önce bir bebek telsizi koyarlar fakat içleri rahat etmeyince bir bebek kamerası alıp,odaya yerleştirirler ve o geceyi monitörden bebeklerini izleyip,huzur içerisinde geçirecekleri yerde,bebeğin başucunda tanımadıkları bir adamı görünce ZONK diye yerlerinden fırlarlar ve film de işte bu ürpertici sahneden sonra başlar.






Film de kuantum göndermeleri de yer almakta.Paralel bir zaman diliminde yer alan gizemli olayların daha önce evde yaşandığına inanmaya başlayan Juan,bu konu hakkında uzman bir kişiden de bilgi alır ve bu bilgiler ışığında eve tekrar geri döner ve gizemli olayları çözmeye çalışır.


 
 Filmin,televizyon için yapıldığını,fakat sinema filmi kadar özenli bir çalışma olduğunu da belirtelim.Haydi ozaman hepinize iyi tırsmalar.



IMDb Puanı:7.0

Korkukolik Puanı:Korkutma açısından gayet başarılı ve heyecan dolu.Tavsiye ederim.







17 Nisan 2014 Perşembe

CHILLING VISIONS:5 SENSES OF FEAR/DONDURAN GÖRÜNTÜLER:KORKUNUN 5 DUYUSU

Hemen madilemeye başlıyayım. :)Valla karrrdeşim;afiş başarılı,film tırt.Ama n'apiiim;doğruya doğru.Evet;filmin afişi gayet başarılı ve ilgi çekici;ben de bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine hemen Sazan Aksu gibi atlıyıverdim filmin üstüne.

Filmin 6 adet yönetmeni var ve bu film için n'aaapmışlar acaba çok merak merak ediyorum.Sanırım ellerine megafonu alıp;"motööööör"diye bağırmışlar sadece.Yahu bu altı yönetmen bir araya gelip çocuk okutsalarmış daha hayırlı bir iş yaparlarmış.Yada ne biliyim,en azından Voltran gibi güçlerini bir araya getirip,bütün bir film ortraya çıkartabilirlermiş.Eh neyse olan olmuş artık.Benim acımasız yorumumdan kaçış yok. :)

Gelelim filme;film,baştada belirttiğim gibi 6 yönetmenin bir araya gelip,duyularımızı konu alarak fantastik bir korku filmi ortaya çıakrtmışlar.Benim en çok hoşuma giden "tat alma"temalı olan filmdi.En azından diğer 4 tanesinden şaşırtıcı bir sonu vardı.Geri kalanı ise sıkıcılıktan öteye gidemeyen kısa filmlerdi.


İlk bölümde,hayatına giren parfüm satıcısı bir kadından parfüm alan genç adamın, parfümle dramını izliyoruz.Dram dediysem öööle ağlamkalı falan değil,biraz miğde bulandırı.Sen misin parfümü alan diyerekten filmimiz başlar ve parfümün etkili kokusundan dolayı genç adamın her işi muhteşem gider,hayatta çok başarılı olur kırmadığı fndık,fıstık ceviz kalmaz;ama herşeyin de bir bedeli vardır ve bu bedel yakında ortaya çıkacaktır.Sonunu söylemiyorum;KUDURUN! :)



İkinci bölümde" görme"teması işlenir ve kafayı yemiş bir göz doktorunun,her hastasının gözünden aldığı özlerleri kendi gözüne damlatarak o hastanın geçmişe dair görüntülerini görür ve bu özleri şişeler;ama neden böyle bir çılgınlık yapmaktadır.Yine çatlayın söylemiyorum. :)

Üçüncü bölümde ise "dokunma"Anadolu'daki adıyla;DOKANMA temalı kısa film yer alıyor.Bu bölümde ise kör bir çocuk ailesi ile araba kazası yapıyor ve bir orman kenarındaki yolda zor durumda kalıyorlar.Annesi ve babası kötü durumda olan çocuk da ormanın içine girip yardım bulmaya giderken girdiği kulubede anne ve babasından daha beter bir durumla karşılaşıyor.Söööööölemem :))

Gelelim benim en beğendiğim bölüme "tat alma".Bu bölümde ise genç ve yakışıklı bir adam iş için garip bir şirkete gelir ve ne iş yapacağından da hiç haberi yoktur.Onu özel arabayla bu şirkete getiren kişiler,onun seçilmiş kişi olduğunu ve bu iş için çok uygun olduğunu söylerler okadar.Sekreter kız bile ser verir sır vermez ve işle ilgili açıklamayı yapacak müdüre bir süre sonra gelir ve genç adamı odasına çağırır.İşte merak edilen işin ne olduğu bu odanın içerisinde ortaya çıkar.NAH SÖYLERİM! :)

Hah nihayet son bölüm;"duymak"İşte iplerin koptuğu son kısa film.Bu bölümde ise bir kaç müzik adamı insanları öldüren bir bestenin üzerine çalışırlar ve bu besteyi piyanoda çalması için bağzı denekleri işe alırlar ve olanlar olur.

 Durum bundan ibaret.Film ilginizi çektiyse indirigandi yöntemini tavsiye ederim.İzlemeden önce tüm duyularınızı kontrolden geçirip sonra izlemeye koyulun ve şu an masanızın üzerinde duran parfüme bir kez daha bakın.Hadi iyi seyirler.



2013 ABD yapımı
IMDb Puanı:5.0
Korkukolik Puanı:5 kısa filmden biri hariç diğerleri tırt.




Miko HughesJack Daniel StanleyEric EnglandNick EverhartEmily HaginsJesse HollandAndy Mitton