29 Mart 2014 Cumartesi

ÜÇ FİLM BİR ARADA

Sörvayvırın yakışıklı ve kaslı heriflerinden,seksi ve güzel vuculu kızlarından arada bir benim bloğa da vakit ayırın da iki film izleyin,iki hikaye okuyun.Walla bir haftalık yoğun iş temposunun ardından bok suratlı patronuma yeterince para kazandırıp,kendi evime ise iki kuruşla döndükten hemen sonra size tavsiye edebileceğim filmler var elbette;hadi bunlardan ilki,tam da seçim arefesindeyken,bir seçim filmi diyebileceğimi;,Hükümet Kadın 2 olsun.

Hükümet Kadın 2,en az birincisi kadar başaralı ve çok eğlenceli olmuş.Fakat bu bölümde,ilk filmde yaşananların öncesine gidiyoruz ve Xate'nin seçimlere katılıyor ve

Faruk'a karşı yapmadığı seçim çalışması kalmıyor.Cem Yılmaz esprilerini andırsada,Sermiyan Midyat esprileri de bir ara düşünüp,"ne dedi lan bu şimdi"dedirten türden diyebilirim.

Filmde,günümüzde de bolca kullanılan seçim çalışmaları ve insanları kendi saflarına çekmek için çalışan iyi ve köt kalpli siyasetçilerin nasıl komik duruma düştüklerini izliyoruz.Hükümüt Kadın 2, en az ilk filmde olduğu gibi gayet komik ve başarılı.Tanrı Demet Akbağ'ı kutsasın. :)

Bu kez anlatacağım bir çok film olduğuna göre hemen kısa kesip,bir diğer filme yatay geçiş yapıp,filmin üstüne yatıyorum.Hüloooooğğğ :)

İkinci filmimiz ise Kuzey Çatı Katı;bir gerilim filmi.Filmin afişine bakıp bir Rus filmi sanmayın;film,2013 ABD yapımı.Bu afişi bulabildiğim için bunu kullandım sadece.


Filmde,Michelle Monaghan'ı,gözlerini savaş muhabirliği yaparken kaybetmiş ve yaşamına New York'ta bir göktelenin taaaa ebesinin amında yaşamaya devam eden cici bir hatun olarak buluyoruz karşımızda.Ya evladım;kör bir kızssın sen ne bok işin var göktelenin taaa en tepesinde.

Kızımız,sevgilisiyle birlikte yaşamaktadır ve haytatlarından da gayet mutludurlar fekaaaaat kör ve güzel kızceğizimiz evine bir gün geldiğinde sevgilisini ölü bulur ve bulunduğu katta ölmüş sevgilisi ve kendisinin dışında biri daha vardır.İzlerken kıskançlıktan çatır çatır çatladığım o göktelen dairesinde sıcak saatler başlar.

Çok iddialı olmasada bu güne kadar izlediğim en iyi final sahneyi izledim ve bunu üstüne basarak yazıyorum bak;ŞİMDİYE KADAR İZLEDİĞİM EN İYİ FİNAL SAHNELERDEN BİRİYDİ.Filmin sonunda bahsettiğim final sahne,gayet sessiz ve sakin;fakat içerisinde çok şey barındıran bir sahne.Hadi verdim sana yine gazı;ozaman sana iyi seyirler. :)

Dur bakiiiim başka ne izledim ben yiiiaaa?Ha günün entel-dantel filmine gelecek olursak ki arada bu tarz filmler de izleyip,durumu dengelemek lazım diye düşünüyorum;ingilizce ismiyle;Vic+Flo Saw a Bear ,Orjinal adıyla;Vic+Flo On Vu Un Ours,türkçe adıyla ise;Vic+Flo Bir Ayı Gördü.Ya vallahi yazana kadar yorudum hee.




Filmde,Vic ve Flo hapiste aynı koğuşta yaşamış ve dışardaki yaşantılarını birlikte geçirmeye karar vermiş iki lezbiyen çifttir.Vic,bir ormanda,küçük bir kulübede,Flo ile yaşamaya karar verir.Yaşı bir hayli ilerleyen Vic için yalnız kalma korkusu ön plana çıkmıştır ve Flo'nun kendisini terkedeceği düşüncesiyle,O ne isterse yapmaya hazırdır.Flo ise Vic'i seviyor;fakat kendisine daha fazla özgürlük tanıyacak bir hayat isytemektedir.Vic kendisini Flo ile özgür hissederken,Vic cephesinde durum hiç de onun istediği gibi değildir ve kendilerini hapisteki gibi bir hayatın içerisinde bulurlar.



Filmdeki diyalogları çok sevdim ki bunlardan biri;"Bir seçeneğim olsaydı,rüzgar olurdum."2013,Kanada yapımı,sessiz bir orman kadar sıkıcı ama bir okadar da,bir orman ve gölün içiçe geçmiş hali kadar güzel bu filmi tavsiye ediyor,bir sonraki filmlerde görüşmek üzere esen kalın şeklindeki TRT spikeri dandiklindeki baybayımı size fırlatıp,siktirolup gidiyorum.Hadin görüşürüz şekerim. ;)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder