30 Mart 2018 Cuma

JAMES WAN DEDİKODULARI



Son yıllarda korku filmi denilince, oooo yönetmen bizim James ise film izlenir, lafını çok duymaya başladım. E- adam da yetenekli kardeşim. Klişe korkutma yöntemlerini bir kenara bırakıp, yeni jenerasyonun kalbini fetheden korku filmi yönetmenlerinden biri haline geldi. Aslında James Wan'nin başarısının sırrının ardındaki şey de bir ekip çalışması olması. Filmlerin senaristlerine, oyuncularına ve yönetmenlerine bakıldığında genelde aynı isimleri yer değiştirmiş bir şekilde görebiliyoruz. Ama en çok öne çıkan James abimiz oldu.


Gelelim konuya. Son zamanlarda kulağıma gelen dedikodulardan biri de James Wan'ın belli olmamakla birlikte bir korku dizisini yöneteceği oldu. Çok fazla karşılaştığım bu haber ne kadar doğru bilemiyorum ama hatta dizinin konusu bile ortaya çıkmış. Eğer dizinin yönetmeni olursa, Maidenhead isimli dizinin konusu şöyle...

Bir bilimadamı, Connecticut adında şehir dışındaki ufak bir semte çağırılır. Çağırılmasının sebebi genç bir kızda beliren ve kasabayı yavaş yavaş etkisi altına alan şeytani bir virüsü araştırmak ve bu virüsün tam olarak nasıl bir virüs olduğunu keşfetmektir. Bilimadamı ve çevresindeki ekibi ise kasabaya geldikten sonra birçok sırrı ve toplumun dokusu içerisindeki gömülü yalanları ortaya çıkarmaya uğraşır.

İlk kez bir televizyon dizisi projesinde yer alacak olan Wan, bakalım beyaz perdede ki başarısını televizyonda da devam ettirebilecek mi. Bu konudaki fikirlerinizi yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

ESTRANGED (2015)

ESTRANGED (2015)


Kendini korku filmi sanan Estranged beni pek etkilemeyi başaramadı aslında. Filmi bir sitede buldum ve yorumları okuduğumda, işte bu beeee, dedim. Bu gece bu filmi izlemeliyim. Demek ki aynı tarzdan hoşlanan bir çok kişi bir araya gelmiş ve film hakkında tek bir kötü eleştiride bulunmamıştı. Aslında eleştirilere pek aldırmayan ben bu kez, lan heriflerin hepsi beğenmiş belki ben de beğenirim diyerekten sazan aksu gibi atladım filme. Neyse, her zaman demişimdir. Herkesin damak tadı farklıdır diye. Sanırım benim damağıma hitap etmedi bu film. Yemekteyiz programı gibi konuştum di mi? :) 


İngiltere yapımı ve puanı da günümüze göre kabul edilebilinir bir yükseklikte ama ben ne gerilim hissettim ne de korku. Bana daha çok entrikalı bir kaç olaya hafif sinir bozucu durumu saplamışlar ve önümüze sunmuşlar gibi. Bir de filmi izlerken pat diye elektrik kesildi. Elektrik gelmez diyerekten en iyisi yatıp uyuyayım dedim ve laptopu kapadım. 10 dakika sonra elektrik gelince de biraz uyuz oldum ama filmi ertesi güne bıraktım. Anlayacağın film biraz piç oldu ve bölündü. Tat alamamamın nedenlerinden biri bu olsa gerek. Kocaman ve ürkütücü bir evi bu filmde görmek oldu. İçinde dönen sapıkça şeyler de biraz sinirimi bozmadı değil. Hiyoooo diye Latin müzikleriyle başlayan film, bir anda gri ve puslu bir havaya nasıl büründü hemen anlatayım.


Birbirini seven bir çift, motosikletlerine atlamış Latin müzikleri eşliğinde eğlenerek haldura huldura yollarında giderlerken bir kazaya başlarına gelir. Çiftimizden dişi olanı ağır yaralanıp sakat kalır ama iyileşebilecek durumdadır ki en kötüsü hafızasını yitirmiş olmasıdır. Kız, sevgilisiyle bir şekilde yıllar sonra evine gelir ve ailesi onu en iyi şekilde karşılar. Fakat kızımız gerçekten de gerçek ailesinin yanında mıdır? Hafızası cortladığı için arada kalır ve bir süre sonra evde tuhaf olaylar kızımızın yolunu çizmesine yardımcı olacaktır. Walla bu filmi nasıl analatacam, ben bi bok anlamadım ki falan diyordum ama walla bana bravo. Yine anlattım ya la. E-iyi o zaman bu durumda herkese iyi seyirler. Filmi buradan İZLEYEBİLİRSİN.


Yönetmen:Adam Levins
Senaryo:Simon Fantauzzo, William Borthwick
Ülke:İngiltere İngiltere
Tür: Korku, Gerilim
IMDb:5.5
Dil:İngilizce
Müzik:Brian Crosby
Web Sitesi:Resmi site

Çekim Yeri:County Durham, İngiltere, Birleşik Krallık



29 Mart 2018 Perşembe

INSTAGRAM HESABIMA BEKLİYORUM



Pışşşşt takipçiler orada mıyız? Beni instagram hesabımdan takip etmeyenler peki siz burada mısınız? O zaman güncel paylaşımlarımı da takip etmek istiyorsanız hepinizi @korkukollikk hesabıma bekliyorum. Dikkat edin ama iki " L" ve iki "K" var. Neden iki L ve İki K var hemen açıklayayım. Bir önceki hesabım olan @korkukolik kapatılınca, binbir dertle açtığım yeni hesabımdan dolayı bu şekilde değişti. Sanırım otuzbinden fazla takipçim vardı ve bir çok takipçimi de bu nedenle kaybetmiş oldum. Yalnız bir çok takipçim de ne yapıp edip beni bir şekilde buldular ve şimdi onlarla çok mutluyuz. Beni bulma zahmetine katlanan tüm takipçilerime ve beni yeni keşfedip takibe alan tüm takipçilerime çok çoooook teşekkür ederim.

Peki sayfam neden kapatıldı? Diğer hesabımdayken o kadar çok tehdit alıyordum ki geneli korku filmi kültürüne sahip olamayan ve film kesitleri paylaşımlarımdan dolayı beni bir çeşit sapık sanan bir çok kişi oldu. Hatta beni sokakta görüp öldürecek boyuta gelen tehditler bile oldu ki asıl sapığın kim olduğuna şimdi siz  karar verin. Ha bir de benim reklamımı yaparmısıncılar... Kendileriyle muhatap olmayınca basıyorlar bana spamı. Herkes,n reklamını yapmak zorunda değilim ki. Bir de "abbbiii bee, sevgilimle oturup film izliciz, abi kankilerle bir araya geldik film bakınıyoruz bize film tavsiye eder misinciler, avuçlarını yalayınca basıyorlardı spamı. Spam ne diyenler olursa, şikayet ediyorlardı diyeyim fazla uzatmadan. Ya arkadaşım her hafta bir ton film izleyip yazıyorum. Ayrıca kaç senedir Korkukolik Blog yayında. Neden bloğa girip film yorumlarıma göz gezdirmiyorsun. Yok olur mu, milletcek okuma özürlüsü olduğumuz için her şeyi hazıra bekliyoruz. Ha bu durumlarda kişiye özel film önermedim mi, tabii ki önerdim ama boku çıktı diyebilirim. Örnek aşağıda...

Takipçi: Abi bana çok eski olmayan bir film tavsiye eder misin?
Korkukolik: Olur ederim. Ne tür seversin? (Allaaah, tabii karşı taraf bu soruyu duyunca coşuyor da coşuyor)
Takipçi: Abi zombili olsun.
Korkukolik: Falanca film .
Takipçi: Yok abi onu izledim
Korkukolik: Filanca film
Korkukolik: bu film?
Takipçi:  Onu da izledim başka?
Sonra artık pes edip susunca da küfürü yiyorum. Yanai anlıyorum ki konuşmak olsun diye benimle konuşuyorlar. Amaç film falan sormak değil, Korkukolik'i delirtmek.

Bu yazımda biraz instagram hesabımdan bahsedeyim istedim. Çılgın film kesitleri ve fotoğraflarla dolu olan sayfama hepinizi bekliyorum. Ha bu arada şu üst fotoğrafta gördüğünüz keltoş da benim efenim. Merak edenlere duyurulur. :) Hadi instagram hesabımda görüşürüz.

28 Mart 2018 Çarşamba

APARTMENT 212 (2017)

APARTMENT 212 (2017)


Sanırım bu tarz filmler gelmeye devam edecek. Aylar önce de benzeri konuda bir film izlemiş ve The Babadook tarzı filmlerin hızla geleceğini yazmıştım. E- dediğim de olmuyor değil. Benzeri filmlerden biri, de bu maalesef. Maalesef diyorum çünkü, The Babadook tadında olmuyor ne yazık ki. Genelde izleyicinin kafası filmin sonuna doğru göt olmaya başlıyor. Ne oluyor lan, iyi gidiyordu film, boktan bir sonla bitti falan demeniz mümkün. Aslında her şey filmin psikolojik tarafının da olmasından kaynaklanıyor, izleyicinin de kafası biraz karışıyor. Bu tarz filmleri yapmak ta ustalık isteyen bir senaryo ve ustalık isteyen bir yönetmenlikten geçiyor. Gerisi zart zurt... 
 
Apartman ve kadın filmleri deyince akla gelen isimlerden biri kuşkusuz Roman Polanski tabii ki. Üstadın bu konudaki tarzı tartışılmaz tabii. Yine karşımızda Bergen tadında acılı kadın hikayesi var. Hayattan yediği darbe ayrı, sevgilisinden yediği dayak ayrı konu derken psikolojisi cortlayan bir kadın figürü karşımızda. Şimdi gelelim korktuk mu sorusuna. Korktuk mu? Yoooo hayır. Ben filmde korkulacak bir durum göremedim ama kadının daireye taşındığı geceden itibaren hep bir beklentim oldu. Ha hafaya sıçrayacam, ha sıçradım diyerekten ama bi numarayla karşılaşmadım. Filmin sonlarına doğru da kadının psikolojisiyle ilgili olarak ortaya çıkan uyduruk uçarca. Aslında korkuların nedeni olan ve beynin yarattığı o garip şeyi görmeseydik daha iyi olurdu düşüncesindeyim. Hadi konuya...


Jennifer kızımız hayattan ve sevgilisinden darbeyi yemiş, sevgilisinin evinden ayrılarak kendine tek başına yaşayacağı bir daire tutar ve yeni bir hayata başlar. Yeni bir hayata başlamanın da kuralı taktir edersiniz ki yeni bir iş bulmaktır. Daha çok para kazanması gerektiği için gittiği mülakatlarda biraz yalana baş vurur ve kötü sonuçlanır. Bu süreç içinde yeni taşındığı dairede geceleri garip sesler duymaya başlar ve her gece vucudunda dayanılmaz kaşıntılarla karşılaşır. Götü başı hatır hutur kaşınan kızımız, bir süre sonra dayanamayıp doktora gider ama olay doktorluğun çok dışındadır. Çünkü içten içe onu yiyen bir canavarla karşı karşıyadır. Filmi buradan İZLEDİM.



Ülke:İspanya İspanya, ABD ABD
Tür: Korku
IMDb:5.2

Dil:İngilizce

BİZİ BEKLEYEN FİLMLER 3.

BİZİ BEKLEYEN FİLMLER 3.


SAFE PLACE (2018)



6 öğrenci arkadaş, bir arkadaşlarının sanat gösterilerine giderler. Bu esnada gittiklerin evin sahibinin geçmişinde yaşadığı bazı travmatik olayların canlanması sonucu olaylar gelişir. Uyduruk ingilizcemle, ingilizceden çevirebildiğim bu. 






Yönetmen:Nicholas Hunt
Senaryo:Preston Fassel, Nicholas Hunt, Andrew J. Robinson
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku
Dil:İngilizce

Müzik:Geoff Black, Lucas Quinn









SLENDER MAN (2018)




İnternette gerek şehir efsanelerine konu olmasıyla gerekse de tuhaf video oyunlarında insanları korkutan bir figüre dönüşmesiyle kısa sürede fenomen olan Slender Man en sonunda sinemaya da uyarlandı. Slender Man'ın tasarımı 2009 yılında yapılan bir Photoshop yarışmasında birinci olan Eric Knudsen'e ait.  


Bu tasarım daha sonra farklı internet forumlarında hem şehir efsaneleriyle ilişkilendirildi hem de birbirinden ilginç kurgusal korku hikayelerine konu oldu ancak tüm dünya Slender Man'i 2014 yılında yaşanan inanılmaz bir cinayetle tanıdı. ABD'nin Wisconsin bölgesinde yaşayan 12 yaşındaki iki kız çocuğu, arkadaşlarını Slender Man'le tanıştırma vaadiyle kandırarak ormana götürmüş ve tam 19 kez bıçaklayarak öldürmüştü! Kan donduran cinayet ertesi iki küçük katil suçu Slender Man'e atmışlardı. 




Yönetmen:Sylvain White
Senaryo:David Birke, Victor Surge
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku
Vizyon Tarihi:18 Mayıs 2018 (Türkiye)
GünSaatDakSan
Dil:İngilizce

Müzik:Brandon Campbell, Ramin Djawadi








TELL ME YOUR NAME (2018)

Ashley, sorunlu bir çocukluktan sonra onunla uğraşan bir iblisin kendisi,ne biraz daha yaklaşmasını sağlayacak bir kapı açacaktır.







THEY REMAIN (2016)





They Remain, Keith ve Jessica adında iki bilim insanının yavaş yavaş gelişen ilişkisini inceliyor. Büyük bir şirket tarafından görevlendirilen iki bilim insanı, gizemli bir tarikatın ücra kamp yerinde yaşanan akıl almaz dehşeti araştırıyor. Çevreleriyle tamamen çelişen, son model, teknoloji harikası bir yerde yaşayan ve çalışan ikili, günlerini fiziksel kanıt toplayarak, onları analiz ederek ve bulgularını raporlayarak geçiriyorlar.



Yönetmen:Philip Gelatt
Senaryo:Laird Barron, Philip Gelatt
Ülke:ABD ABD
Tür: Gerilim
IMDb:6.3
Dil:İngilizce

Nam-ı Diğer: 30









TRUTH OR DARE (2018)



Bir grup arkadaş "Doğruluk mu, cesaret mi?" oyunu oynamak için toplanır. Ancak oyunun ortasında, oyuna bir lanetin dadandığını fark ederler. İçlerinden biri doğruluk seçeneğinde yalan söyler veya cesaret seçeneğinde istenilen şeyi yapmayı reddederse hepsi ölecektir.







Yönetmen:Jeff Wadlow
Senaryo:Jillian Jacobs, Michael Reisz, Christopher Roach
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku, Gerilim
Dil:İngilizce

Müzik:Matthew Margeson







27 Mart 2018 Salı

THE OPEN HOUSE / AÇIK EV (2018)

THE OPEN HOUSE / AÇIK EV (2018)



Filmin başından sonuna kadar sevimli Logan'ın beyaz çoraplarına merhaba deyiiiiiiiin. Bu beyaz çoraplar neden bu kadar ilgimi çekti bilmiyorum ama yavaştan ayak fetişine doğru kayma mı vardır ben de nedir. Iyyyy hiç de sevmem ayak! Hele o İnstagram'da, yaz geldiğinde denize doğru uzatılıp çekilen ayak fotoğrafları yok mu... Peh peh peh öğğğğ. İnsan vicüüüüdunun en sevimsiz yeri. Allahım bana günah yazma diyerekten. Neyse beyaz çoraplardan gelelim filme.


Imdb puanı 3.5 olan filme ben bakkal hesabı yapıp 4.0 olarak değiştiriyorum. En azından sevdiğim dublaj sanatçıları seslendirmişti. :) Şaka bir yana demek istiyorum ama şaka gibi bir filmle de karşı karşıyayız. Ha izlenmeyecek gibi olduğunu düşünmüyorum ama şööööle; gecenin bir vakti ve sevgiliniz de yanınızda yok, elektrikler kesilmiş ve bilgisayarınızda yüklü Open House filmi size bakıyor, siz filme bakıyorsunuz ve pil bitene kadar en azından izleyeyim dersiniz ya, hah işte öyle bir durumda bu ilmi izleyebilrsiniz. Peki, ben böyle bir durumda mı izledim? Yooo hayır. Götüm kaşındığı için izledim. :) Ne diyordum ben ya? Ha evet, film sana çok fazla bir şey vaat etmeyecek onu baştan söyleyeyim. Ama ben izledikten sonra çok boktan bir film değerlendirmesi yapmadım açıkçası. Çok boş bir senaryo öncelikle. Sırf gerilim filmi yapalım diye yapılmış bir film gibi görünüyor. Bazı sahnelerde geriyor mu evet geriyor ama senaryonun vasat altı olması sürekli bir şeyleri eksik kılıyor gibi. Amaçsızca birilerinin peşine düşen bir psikopat, neden o eve yönlendirildiğine anlam veremediğimiz bir durum, karakterlerin anlamsızlığı ve süper sıkıcı, tatmin etmeyen bir son ve Logan'ın beyaz çorağları film boyunca bizimle. :) 


Logan, annesiyle birlikte, babasının ölümünün ardından, annesinin bir arkadaşının evine kafa dağıtmaya giderler. Güzel manzaralar eşliğinde yol devam eder ve koooocaman ve güzel bir orman evine gelmiş olurlar. İlk gecenin yorgunluğu ile osura osura uyuyan ana-oğul sabah kalktıklarında evde garip şeylerle uyanırlar. Ev satılıktır ve her gün eve gelen müşteriler evi dolaşmaktadır ama ev yol geçen hanı gibi kullanılır. Eve giren çıkanın haddi hesabı yoktur. Bu duruma kısa bir süre sonra alışırlar ama onları evde bir sürpriz beklemektedir. Filmi izleyebileceğini BAĞLANTI İŞTE BURDA.





Yönetmen:Matt Angel, Suzanne Coote
Senaryo:Matt Angel, Suzanne Coote
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku, Gerilim
IMDb:3.3
Dil:İngilizce

Müzik:Joe Shirley

26 Mart 2018 Pazartesi

İSTANBUL FİLM FESTİVALİNDE HANGİ FİLMLER KORKUTACAK?

Ahhh ah film festivalleri. Sadece korku filmleri üzerine bir film festivali yapılsa da biz de muradımıza ersek. Neyse ki Bağımsız Film Festivali ve İstanbul Film Festivali falan var da arada farklı korku filmlerini izleme şansımız olabiliyor. Sırf festival tadında korku filmi izlemek adına Beyoğlu Atlas sinemasında gece yarısı filme girip, gece 2'de yada 3'lerde eve gelmelerimi unutamıyorum. Sevgili korkukolik takipçilerim, festival gibisiniz size katılmak istiyorum diyor, hemen filmlere geçiyorum. Gözümden kaçırdığım filmler olursa yorumlar kısmında bana yazarsanız çok sevinirim. Ha bu arada filmleri izlemediğim için, film özetlerini film festivalinin sitesinden direk kopyalarak bloğuma alıyorum. Filmlerin tarih ve bilet bilgileri için http://film.iksv.org/tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

SOFRA SIRLARI (2018)



Sofra Sırları filmini izlemeyi çok istememe rağmen ne yazık ki vizyonda yakalayamadım ve izleyemedim. Bu nedenle filmi tam anlamıyla kendi yorumumla eğlenceli bir şekilde anlatamıcam. Yoksa benden nasibini alacak filmlerden biriydi Sofra Sırları. Sadece germeyen, aynı zamanda da güldüren  ve acıktıran bir film olan Sofra Sırları Ümit Ünal'ın yönetmenliğinde bir film. İstanbul Film Festivalinde de yer alan filmin başrol oyuncusu Demet Evgar.

İstanbul Film Festivali sitesindeki özete göre:

Buyurun Neslihan’la tanışın!

Mükemmel bir ev hanımı, mükemmel bir aşçı... Ve bir seri katil... Neslihan hayatını kocasına ve evine adamıştır. Yıllardır çok sakin, hiç olağanüstü olay olmayan uzak bir taşra şehrinde yaşamaktadırlar. Neslihan utangaç, sevimli bir kadındır. Çok da iyi bir aşçıdır. Neslihan’ın çevresindekilerin esrarengiz ölümü tüm gözleri ona çevirir. Şehre yeni atanmış, çok zeki, Amerika’da eğitim görmüş, hırslı ve genç bir komiser, Neslihan’ın bir şeyler çevirdiğini ve peş peşe cinayetlerde parmağı olduğunu anlar ama bir türlü somut bir kanıt bulup Neslihan’ı ele geçiremez. Neslihan, her cinayetten tereyağından kıl çeker gibi, son derece masum, hafif çatlak görünerek sıyrılmayı başarır.



Yönetmen:Ümit Ünal
Senaryo:Ümit Ünal
Ülke:Türkiye Türkiye
Tür: Dram
IMDb:7.2
Vizyon Tarihi:16 Şubat 2018 (Türkiye)
Dil:Türkçe
Müzik:Erdem Helvacioglu









SAFHA 4 / PHASE IV (1974)


Unutulmaz afiş ve açılış jeneriklerine imza atmış, 20. Yüzyılın ikonik grafik tasarımcılarından Saul Bass... Kısa filmi ile Oscar kazandıktan hemen sonra, ilk uzun metrajını çekmek için kollarını sıvadığında saygı hak ettiğini düşünebilirsiniz. Ama 1974’te stüdyo yöneticileri için öyle değildi: Bass, karıncalar üzerinden zeki ve stilize bir bilimkurgu yapmak isterken Paramount filmi klişe bir gişe canavarına çevirmek istiyordu. Bass’in kurgusu onay almadan değiştirildi, montaj sekansından oluşan final kesildi ve film gişede başarısız olunca da kısa sürede halının altına süpürüldü. Neredeyse 40 yıl sonra, kayıp finalin 35mm makarası bulununca restore edilen film, nihayet hak ettiği kıymeti hızla geri kazandı. Bass’in çektiği tek film olan Safha 4, benzersiz düşsel atmosferiyle perdede görülmesi gereken bir şölen.




Yönetmen:Saul Bass
Senaryo:Mayo Simon
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku, Bilim-Kurgu, Gerilim
IMDb:6.6
Dil:İngilizce
Müzik:Brian Gascoigne
Çekim Yeri:Rift Valley, Kenya











KARANLIKLAR VADİSİ / SKYGGENESDAL (2017)





İlk gösterimini Toronto Film Festivali’nde yapan Karanlıklar Vadisi, İskandinav masallarından esinlenen yeni nesil gotik bir film. Filmin küçük kahramanı Aslak, yalnız annesiyle hayatını sürdürmeye çalışan bir çocuktur. Civardan bazı hayvanların öldürüldüğü haberleri gelir. Bu katliamı gerçekte neyin yaptığını öğrenmek isteyen Aslak, bir gün kaybolan köpeğinin peşinden ormanın derinliklerine dalar. Çekimlerini 35mm filmle yaptığı ilk filminde yönetmen Jonas Matzow Gulbrandsen, Nordik efsanelerini anımsatan nefes kesici görüntüleri Krzysztof Kieslowski’nin vazgeçemediği Zbigniew Preisner’in film için bestelediği müzikle birleştiriyor ve çocukluk korkularının gizemli tedirginliğini perdeye taşıyor.



Yönetmen:Jonas Matzow Gulbrandsen
Senaryo:Jonas Matzow Gulbrandsen, Clement Tuffreau
Ülke:Norveç Norveç
Tür: Dram, Gizem
IMDb:6.3
Dil:Norveççe
Müzik:Zbigniew Preisner






















SAPLANTI / UNSANE (2018)




Steven Soderbergh’in dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan son filmi Saplantı, tamamen iPhone ile çekildi. Başrolünde Breathe / Nefes filminin yıldızı Claire Foy’un yer aldığı Saplantı, geçmişte peşine takılan eski sevgilisinin onu izlediği hissinden kurtulmak için psikolojik destek almaya giden, ancak arzusu dışında hastanede tutulan bir kadını izliyor. İzleyiciyi sıkça ters köşeye yatıran bu psikolojik gerilim, hem Soderbergh’den geldiği için hem de teknik özellikleriyle çok ilginç.



Yönetmen:Steven Soderbergh
Senaryo:Jonathan Bernstein, James Greer
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku, Gerilim
IMDb:6.8
Vizyon Tarihi:01 Haziran 2018 (Türkiye)











ÖLDÜRÜCÜ / ARMOMURHAAJA (2017)




Hayvanları delicesine seven, asosyal, hatta düpedüz psikopat Veijo, Finlandiya’da rengi solmuş, tatsız bir orman köyünde, sahiplerinin talebiyle hasta ya da yaşlı ev hayvanlarını öldürmektedir. Hayvanlara duyduğu sevgi insanlara sevgisini aşıp, bir de güzel bir hemşireyle tanışınca Veijo çizgiyi aşar. Ruh hali ve estetik yaklaşımıyla ilham bulduğu John Carpenter ile Kirli Harry filmleri arasında bir yerde duran Öldürücü, B-filmlerinden ödünç sivri kara mizahıyla hem rahatsız ediyor hem de güldürüyor. Çocukluğu bir domuz çiftliğinde VHS kasetler arasında geçen alaylı yönetmen Teemu Nikki’nin bu üçüncü uzun metrajlı filmi, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı.


Yönetmen:Teemu Nikki
Senaryo:Teemu Nikki
Ülke:Finlandiya Finlandiya
Tür: Gerilim
Rating:7.3Dil:Fince
Çekim Yeri:Lohja, Finlandiya
Nam-ı Diğer: Euthanizer


FLATLINERS / ÇİZGİ ÖTESİ

FLATLINERS (2017)





Neymiş, yeni versiyonu beğenmedikmiş miş. Popomu yiyin siz benim. :) Valla ben oldukça beğendim filmi. 1990 yapımı Flatliners filmine diyecek söz yok. Gayet başarılı bir bilimkurgu-gerilimdi. Bakın ne diyorum: Bilimkurgu-gerilim. Oysaki 2017 yapımı Flatliners ise tam bir korku filmi. Filmi evinizde izlerken ya iyi bir sinema sistemiyle, yada kulaklıklarınızı takarak izlemenizi tavsiye ederim. Filmin bir çok sahnesinde aklımı kaçıracak boyutta yerimden sıçrayıp altıma sıçtığım konusunda yemin edebilirim. Yani o koku oradan geliyordu. :)


İlk çekilen filme göre tam anlamıyla bir korku filmine dönüşen Flatlıners'in yeni versiyonunun hafif gerilim sevenler tarafından sevilmemesi normal olabilir. Ben filmi korku açısından başarılı bulurken, görsel efekt anlamında da yetersiz bulduğumu da ekliyeyim aha şuracığa. Filmde en sevdiğim görsel durum, deney esnasında kişinin ruhunun uçarak şehrin üzerinde tur atmasıydı. Bilgisayar oyununun içinde hissettiriyor izleyiciyi. Filmin en korkunç sahnesi sana göre hangisi bilmiyorum ama morg sahnesinde ben de öte tarafa bi gittim bi geldim. Şimdi gelelim diğer filmle birebir miydi sorusuna. Bana göre aralarında tabii ki farklılıklar vardı ki olmalı da düşüncesindeyim. İlk filmle birebir aynısı yapıldığında daha sıkıcı olacağını ve heyecanını biraz daha yitireceğini düşünüyorum. Tıpkı Evil Dead filminde yapıldığı gibi. İlk filmin kadrosu paha biçilmezdi belki ama yeni versiyonda da korku seviyesini katlaması paha biçilmezdi. Şimdi geçelim konuya.


Şimdi efenim, götü kaşınan bir grup tıp okuyan genç, neymiş efendim öldükten sonra neler oluyormuş sorusuna yanıt ararlar. Aslında içlerinden biri bu soruya yanıt arar fakat diğer kankaları da ona katılır ki biz buna tıpta toplu göt kaşıntısı sendromu diyoruz. :) Kızlardan biri bu konuda ısrar eder ve kendini geçici olarak öldürür ve diğer arkadaşları tarafından hayata geri getirilir. Azda olsa deneyimlerini diğer arkadaşlarıyla paylaşır ve diğer gençlerde heveslenip bu gerzek durumun tadına bakmak isterler. Her şey iyidir hoştur. Gençler sırayla arafın tadına bakarlar ve eğlenceli bir sarhoşluğun içine kapılırlar. Her şey iyi giderken aniden korkunç olaylarla karşılaşmaya ve bu olayları çözmeye çalışırlar ama iş işten geçmiş, diğer taraftan gelirken yanlarında da korkularıyla ve vicdan azaplarıyla geri dönerler. Link aşağıda.


FİLMİ BURADAN İZLEDİM



Yönetmen:Niels Arden Oplev
Senaryo:Peter Filardi, Ben Ripley
Ülke:ABD ABD, Kanada Kanada
Tür: Dram, Bilim-Kurgu, Gerilim
IMDb:5.2

Müzik:Nathan Barr

24 Mart 2018 Cumartesi

DISMESSED (2017)

DISMISSED (2017)




Şööle karşıdan bakarsan; beyefendi, yakışıklı, dersinde, işinde gücünde bir çocukcağız. Fakat o kadar karanlık bir dünyası var ki birden canavara dönüşebiliyor. Onu kızdırmak için biraz kıskandırmak ve notlarını düşük vermek yeterli. Anasının emdiği süytü burnundan getiriyor. Şimdi bunlar bazılarınız için ipucu gibi görünse de filmin konusu o kadar klasik ki kısa bir süre sonra anlayabiliyorsunuz zaten. Bu yüzden bana kızmayın be! 


Bir çok filimde; takıntı, tutku, işte ne biliiiim saplantı falan diye isimlerle karşımıza bir çok kez çıkan, kızın saplantılı bir şekilde bir adama aşık olup ona ve ailesine zarar verme durumunun yada tam tersinin değişik bir versiyonunu bu filmde izliyoruz. Film sıkıcı değil. Gayet iyi ilerliyor. Ha çok mu korkutuyor? İşte orada dur! Biraz geriyor desem yeri var. Ben bir yerinde mantık hatasıyla da karşılaştım. Şimdi söylersem sahnenin bir değeri kalmayacak ve küfrü yiyecem. O yüzden susuyorum. TIP! Gelelim oyunculuklara... Ben gayet beğendim. Tabii Oscarlık bir performans yok ama fena değildi. Başrol çocuğumuzun cool ve psikopat karışımı tavırları falan çok hoşuma gitti. Ha bir de yine o bebek olayını kullanmışlar. Ah Allah cezanızı versin. Yine içimiz hop oturdu hop kalktı. Söz konuzu olan şey bebişler, yaşlılar ve hayvanlar olunca ben de kayış kopuyor n'aaaaaapiiiiim.

Derslerine karşı aciiiiip takık, başarmak ve kazanmak üzerine programlanmış, çevresi tarafından da beğenilen ve ödüllere doymayan ki pofff bunları yazarken ben bile yoruldum, Lucas adındaki çocuğumuz okula yeni gelen bir öğrenci. Yani kısaca,  kendisi götü kalkmaya ve kaldırılmaya müsait bir çocuktur Lucas. Bu götü kalkıklığı bir çok kez hırsa, ama tehlikeli bir hırsa da dönüşebilmektedir. Bu götü kalkık arkadaş, yeni geldiği okulda, idealist bir İngilizce öğretmeni tarafından iyiye yakın bir not alır ve sen misin bu notu veren, ben hep en iyilerine layığımdır gibisinden bu öğretmene kafayı takar. Öğretmen de biraz dişli çıkınca aralarında bir gerilim 
oluşacaktır. Filmi izleyebileceğiniz link hemen aşağıda.

FİLMİ BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ

 Yönetmen:Benjamin Arfmann
Senaryo:Brian McAuley
Ülke:ABD ABD
Tür: Korku, Gerilim
IMDb:5.9
Dil:İngilizce
Çekim Yeri:Lynwood, California, ABD




23 Mart 2018 Cuma

I REMEMBER YOU (2017)

I REMEMBER YOU (2017)


Oooo evet o bir İzlanda yapımı gizem-korku filmiiiiiii. Filmimizi sahneye davet ederken baya bi şahlandırıp da taktim ettim ama bazılarını sıkabilir mi bilmiyorum. Film oldukça yavaş ilerlemesine rağmen beni de sıkar falan dedim ama güzel ilerledi. Yavaş aksak ilerlemesine rağmen su gibi akıp gitti. Hatta gizemli olması da buna büyük etken. Gizemini hiç yitirmeyen bir film. Gizem filmleri genelde gerimle desteklenir ama bu filmde gerilim dozu biraz daha artarak korkuya doğru gidiyor. Ööööle Amerikan yapımı şaşalı bir hayalet filmi beklemeyin bence.


İlk başlarda iki ayrı hikâye varmış gibi hissettirse de ilerleyen dakikalarda taşlar yerine cuk diye oturuyor. Ha bir de filmi izlerken öööle mööööö gibi izlemeyin heee. Film soru sorduran cinsten. Acaba neden bu böyle, niye bu bunu dedi falan şeklinde düşünün yani anacım. Yani ööle hönk hönk filmi izlemeyin. Şimdi diceeeniz ki çok övdün bari bu filmi izleyek. Hee izleyek de, öööle aman aman bir bekletiniz de olmasın yani. Beni sardı, belkide sizi sarmaz. Bilemiciiiim şekerim kararı size bırakıyorum. Filmin sahneleri baştan sona kasvetli ve insanı boğuyor.
Sanki biri sizi sikiyor o derece... Ay pardon aaazımdan küfür çıktı! Ha bu arada manzaraların tadını çıkartın. Tabii manzara derken mahzendeki cesetten bahsetmiyorum. :) İyi hadi ben filmin konusunu anlatmaya başlıyorum yavrular.


Yakılıklı ve sakallı psikoloğumuz üç sene önce minik çocuğunu kaybetmiş, aramış taramış fekat bir türlü bulamayınca da ümidini yitirmiş, hayatına kaldığı yerden devam etmektedir ama hep aklında bir gün çocuğunu bulma ümidi aklına geldikçe de uzaklara bakar ve hüzünlenir. Tanıştığı bir polis memuru kadın, yakışıklı doktorumuza yazarken, bir yandan da kafa kafaya verip son zamanlarda intihar eden yaşlılar hakkında araştırma yapmaya başlarlar. Bu araştırmalar esnasında doktorumuz, çocuğunun kayboluşuyla bir ilgi kurmaya başlayacaktır. Hadi iyi seyirler sana. Bu arada, filme ulaşabileceğiniz link hemen aşağıda.
FİLME BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ



Yönetmen:Óskar Thór Axelsson
Senaryo:Óskar Thór Axelsson, Ottó Geir Borg, Yrsa Sigurðardóttir
Ülke:Iceland Iceland
Tür: Dram, Korku, Gizem
IMDb:6.3

Dil:Icelandic